Fotoğraf: Evrensel

Sendikalardan

   uluslararası dayanışma çağrısı

Sendikalardan
    uluslararası dayanışma çağrısıSermayeye Karşı Uluslararası Sendikal Dayanışma Konferansı'nın üçüncüsü 1-2 Haziran 2002 tarihlerinde Yunanistan'ın başkenti Atina'da toplanacak. Konferans Koordinasyon Komitesi, "Militan sendikal hareket için ortak bir mücadele perspektifi belirlemek, hep birlikte ve açık, geniş katılımlı, demokratik tartışmalar yürütmek ve kararlar almak için" konferansa katılım çağrısında bulundu. Fransa, Türkiye, Italya, Yunanistan, Rusya, Belçika, Almanya ve Ingiltere'den sendikacıların yer aldığı Konferans Koordinasyon Komitesi tarafından yayınlanan çağrı metninde, Uluslararası Sendikal Dayanışma Konferansı'nın ilkinin 1999'da Ören (Türkiye)'de yapıldığı belirtilerek, bunun "sendikal hareket içerisinde bulunan mücadeleci güçlerin çabalarının koordinasyonu bakımından bir ilk adım" olduğu ifade edildi. Bu çabanın 2000 yılının Eylül ayında Annecy (Fransa)'de 200 kadar sendikacının katılımıyla yapılan ikinci konferansla devam ettiği kaydedilen çağrıda, "Annecy'de, uluslararası sermayenin saldırıları karşısında işçi sendikal hareketin sorunları tartışıldı ve sendikalar içerisinde çalışan mücadeleci güçler olarak kararlar aldık. Tartıştık ve sınıf sendikacılıgını ilerletmek için, yani işçi sınıfının birliği için, emekçilerin istisnasız tümünün ortak çıkarlarının savunusu için yükümlülükler aldık" denildi.

Emperyalist savaşa karşı Şimdi ise 3. Uluslararası Sendikacılar Konferansı'nın hazırlıklarının sürdürüldüğü belirtilen çağrı metninde, içinden geçilen dönemin özellikleri şöyle özetlendi: "Emperyalist savaş tarafından etkilenen bir dönemden geçiyoruz. Uluslararası terörizmle mücadele adı altında başlatılmış olan bu savaş, gerçekte, emperyalistlere petrol ve doğal gaz yollarını denetleme imkânı sağlamayı, sendikal ve demokratik özgürlükleri kısıtlamayı, işçi sınıfının ve yoksul ülkelerin sırtına yeni yükler bindirmeyi, din, ırk ve ulus ayırımlarını kışkırtmayı hedeflemektedir. Terörizmi geliştirip teşvik edenler, ona karşı mücadele edemezler. ABD, Avrupa Birliği ve işbirlikçi hükümetler, işçi sınıfının teşhir etmek ve durdurmak zorunda olduğu emperyalist bir savaş yürütüyorlar.Avrupa hükümetleri patronlarla beraber, kapitalist krizi, sermayenin kârlarını artırarak aşmayı hedefliyorlar ve halkların haklarını gasp etmek üzere işçi ve halk düşmanı önlemlere başvuruyorlar. Işsizlik, yoksulluk, özelleştirmeler, sosyal sigortaların tasfiyesi, eğitimin özelleştirilmesi ve çevrenin yağmalanması vb. gibi adımlar, emekçilerin ve halkın yaşamını daha da zorlaştırıyor."

İki çizgi mücadelesi Sendikal harekette ise boyun eğici, uzlaşmacı, 'sosyal diyalog yanlısı' çizginin karşısında işçi sınıfının, yoksul köylülerin, gençliğin ve ilerici aydınların yakın ve uzun vadeli taleplerini savunan direniş ve mücadele çizgisinin bulunduğu vurgulanan metinde, "Bu militan, canlı ve berrak çizgi, emekçileri ortak eyleme çektiği gibi, sendikaları da canlandırıp uzlaşmacı bürokrat yönetimleri köşeye sıkıştırabilir" denildi. Aynı kaygıları duyan ve benzer şekilde düşenen tüm sendikacılara Üçüncü Sendikal Dayanışma Konferansı'na katılım çağrısı yapıldı.

Gündemler Konferansın gündemleri ise şöyle belirlendi: "Sendikal hareketin durumu ve sınıf sendikacılarının görevleri. Emekçilerin başlıca mücadele alanları. Terörizme karşı mücadele adı altında yürütülen emperyalist savaşa ve saldırganlığa karşı mücadele."
www.evrensel.net