İşkence küreselleşiyor

İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi'nin İnsan Hakları Haftası etkinlikleri başladı.

İşkence küreselleşiyorİnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi'nin İnsan Hakları Haftası etkinlikleri başladı. Diyarbakır Büyükşehir Tiyatro Salonu'nda önceki gün yapılan "İnsan Hakları Sempozyumu" kapsamında gerçekleştirilen iki oturumda konuşmacılar, kendileri için belirlenen konu başlıkları altında görüşlerini belirterek, çözüm önerileri sundular. Yaklaşık 5 buçuk saat süren sempozyuma, 350 kişi katıldı. TİHV Diyarbakır Temsilcisi Sezgin Tanrıkulu, sempozyumda yaptığı konuşmada, işkencenin küreselleştiğini söyledi.Sempozyumun açılış konuşmasını yapan İHD Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şube Başkanı Osman Baydemir, Kürt öğencilerinin Kürtçenin seçmeli ders olarak okutulması talebiyle başlattıkları anadilde eğitim kampanyasına dikkat çekti. Türkiye'nin yapısal sorunlarının başından Kürt sorununun olduğuna işaret eden Baydemir, "Dicle Üniversitesi'nde öğrenciler topladıkları dilekçeleri rektörlüğe vermek istediler. Ancak bütün mekanizmalar kepenk indirdiler. Ne postane kabul etti. Ne de noter" dedi.Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mithat Sancar, TİHV Genel Başkanı Yavuz Önen, TİHV Diyarbakır Temsilcisi Sezgin Tanrıkulu, Prof. Dr. Semih Gemalmaz,Miletvekili Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu, Diyarbakır Baro Başkanı Mustafa Özer ve Pof. Dr. Mehmet Altan katıldığı sempozyumun 1. oturumunda, "Türkiye'de insan hakları alanında yapısal sorunlar ve çözüm önerileri, işkence ve önleme mekanizmaları, ağırlaşan insan hakları alanı, Türkiye'de cezaevleri, ölüm cezası, ekonomik politikalar ve kalkınma sorunu" başlıkları tartışıldı.Yavuz Önen, Türkiye'de yasaların ve hukukun işlevini yerine getiremediğini kaydederek, "Antidemokratik yasalar toplum üzerinde Demokles'in kılıcı gibi tutuluyor" dedi. Mithat Sancar, "Devletin yapısal sorununun kökü korkudur. Devlet farklı seslerden farklı yüzlerden, farklı taleplerden korkar hale geldi. Bu korku devletin içine nüfuz etmiş. Korktuğu için de saldırmak zorundadır" derken, Sezgin Tanrıkulu, örnekler vererek, işkencenin sistematik bir devlet politikası olduğuna işaret etti.Tanrıkulu, Anayasa değişikliğinin pratikte hiçbir etkisi olmadığını söyleyerek, işkencenin giderek küreselleştiğini ifade etti. Semih Gemalmaz ise, Türkiye'de yapılan her türlü kamusal ve Anayasal düzenlemenin tamamen bir aldatmaca olduğunu vurguladı. TBMM'nin kuruluşundan 1990 yılına kadar idama mahkûm olanların arttığını belirten Gemalmaz, 1920'den günümüze kadar 717 mahkûmun idam edildiğini anlattı. Mehmet Altan, Türkiye'nin yapısal sorunu için "Fiili güç dengesi meşrulaştırılmalıdır" şeklinde tespitte bulunurken, Türkiye'deki sorunların ortadan kaldırılması için "Türkiye'nin ekonomik yapısıdeğişmelidir. Köylülük, kırsallık bitirilmelidir. Yığınların kültür bilincinin gelişmesi gerekir" önerisi getirdi. Altan'ın "Herkes yeni çağın bilgi unsuru Bill Gates gibi olmalı. O nedenle özgürlüklerin fay hattı Avrupa Birliği'dir" sözleri ise, çoğunluğunu dernek, sendika ve kitle örgütü temilcilerinin oluşturduğu katılımcıların coşkulu alkışlarına neden oldu. Dünya üzerinde insan hak ve özgürlüklerinin genişletildiğini savunan Altan, oturumunun soru bölümünde, "Gündemde olan olası bir savaşın bölge ve ülke emekçilerine getireceği sonuçlar ve giderek büyüyen Kürt sorununa ilişkin" sorulan sorulara geçiştirici yanıtlar verdi.

'Komite işkenceci'Mehmet Bekaroğlu da, Anayasa değişikliğinin iyileştirici bir yönünün olmadığı gibi, uyum yasalarının da benzer durumdan farklı olmadığını vurguladı. Bekaroğlu, cezaevi koşulları için oluşturulan komitelerinin işkenceci memurlardan oluştuğuna dikkat çekti.Sendikacı Ali Öncü'nün yönettiği 2. oturumda, "Şiddet kültürü ve kamusal şiddetin ortaya çıkış nedenleri" üzerine konuşan İHD İstanbul Şube Başkanı Eren Keskin, devletin kendi varlığını devam ettirmek için sürekli kamusal şiddet kullandığını söyledi. Gazeteci Yazar Ragıp Duran "Savaş, manipülasyon ve medya" , Yrd. Doç. Dr. Gökçen Alpkaya "Uluslararası ceza yargılamaları", İHD Genel Başkanı Hüsnü Öndül "Barış hakkı", Savaş Karşıtları Derneği'nden Coşkun Üsterci "Vicdani ret" üzerine konuştu.
www.evrensel.net