Avukat döven polislere dava

Avukat döven polislere dava

Polislerce tartaklanan avukatlardan Ali Talipoğlu, polisin yoğun olarak şiddete başvurduğunu, yüzlerinde kask olduğu için tespit edilmelerinin zor olduğunu kaydetti.

Avukat döven polislere davaHacer YücelF tipi cezaevleri ve avukatların üstünün aranmasını düzenleyen Üçlü Protokol'e karşı basın açıklaması yapan avukatları döven polislere dava açıldı. Bu avukatlardan Ali Talipoğlu, basın açıklamalarında polisin yoğun olarak şiddete başvurduğunu çünkü kaskları nedeniyle tespit edilmelerinin zor olduğunu kaydetti. ÇHD üyesi 30 avukat 16 Eylül 2000'de Beyoğlu'nda bulunan Galatasaray Postanesi önüne giderek F tipi cezaevleri ve avukatların üstünün aranmasını düzenleyen Üçlü Protokol'e karşı basın açıklaması yapmak istediler. Avukatlar basın açıklaması yaparken polis tarafından tartaklanarak gözaltına alındı. Beyoğlu Emniyet Amirliği'ne götürülen ve burada birkaç saat tutulan avukatlar daha sonra Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı'na ifadeleri alınmak üzere çıkarıldı. Avukatlara Adli Tıp Kurumu'ndan bir ila beş gün arasında değişen iş göremez raporu verildi. Olaydan iki gün sonra avukatlar Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı'na giderek, İstanbul Valisi Erol Çakır, emniyet müdürleri ve polisler hakkında suç duyurusunda bulundu. Ancak müdahale emri verenler ve uygulayanlar hakkında soruşturma başlatılacağı yerde avukatlar hakkında dava açıldı.

Çakır: Müdahaleler rutinPolisleri mahkemeye çıkaran, emir verenleri ise aklayan olaylar zinciri bundan sonra başladı. Çünkü avukatları suçlamak amacıyla dava dosyasına ilginç dokümanlar konuldu. Bu dökümanlarda avukatlar örgüt üyesi olmakla ve adam öldürmekle suçlanıyordu. Avukatlar 28 Mart 2001'de beraat etti. Bu davanın ardından avukatların suç duyurusunu işleme koyan Beyoğlu Cumhuriyet Savcısı İçişleri Bakanlığı'na Vali Çakır ve emniyet müdürleri hakkında idari işlem yapılması için fezleke gönderdi. Bakanlık konuyu araştırmak üzere iki mülki amir görevlendirdi. Mülki amirler Çakır'dan konu ile ilgili yazılı beyan istedi. Çakır, beyanında basın açıklaması gerçekleştirenlerin genelde terör örgütü üyeleri olduğunu sivil toplum örgütlerinin bunlara destek verdiğini ileri sürdü. Bu olayın da böyle bir şey olduğunu söyleyen Çakır, rutin müdahale yapıldığını, kendisinin de müdahale talimatı vermediğini iddia etti. Soruşturma kapsamında tartaklanan 30 avukattan 5'inin de ifadesine de başvuruldu. Saldırıyı gerçekleştiren polisler televizyon görüntülerinden tespit edildi. Ancak mülki amirlerin İstanbul Valisi ve emniyet müdürleri hakkındaki soruşturmasından sonuç çıkmadı. Valilik ise tespit edilen 6 polis hakkında soruşturma açılmasına izin vermedi. Bunun üzerine avukatlar İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'ne başvurarak kararın iptalini istedi. Mahkeme 17 Nisan'da valiliğin kararını iptal etti ve dosyayı Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı'na gönderdi. Savcılık araştırmasını tamamladıktan sonra Beyoğlu 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açtı. Dava 11 Aralık'ta başlayacak.

Çakır'a AİHM'de davaKonu hakkında görüştüğümüz Avukat Ali Talipoğlu, İstanbul Valisi Erol Çakır ve emniyet müdürleri hakkında dava açılmaması ile ilgili olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)'ne başvuracağını belirtti. Soruşturmanın nasıl yürüdüğü hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadıklarını belirten Talipoğlu AİHM'nin kötü muamele fiilinin üstlerinden habersiz olarak gerçekleştirilemeyeceği, dolayısıyla polisin üstlerinin de sorumlu oldukları yönünde kararları bulunduğunu hatırlatan Talipoğlu, Türkiye'de işkence dahil bütün kötü muamele fiillerinde üstlerin cezalandırılmadığını, sorumluluklarının görmezden gelindiğini ifade etti.Talipoğlu, basın açıklamalarında polisin şiddet kullanmasına dava açılmamasını ise kötü muamele filini gerçekleştirenin tespit edilmesinin zor olmasına bağlıyor. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Saldırı mağduru öğrenciler tutuklandıGaziantep Üniversitesi'nde MHP'lilerin saldırısına uğrayan ve Terörle Mücadele Şubesi (TMŞ) ekiplerince gözaltına alınan öğrencilerden 13'ü tutuklanarak cezaevine gönderildi. Emniyetteki sorgulamalarının ardından 32 öğrenci önceki gün savcılığa çıkartılmış, 21 öğrenci tutuklama istemiyle nöbetçi mahkemeye sevk edilmişti. Nöbetçi mahkemeye sevk edilen 21 öğrenciden 8'i tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken, 13 öğrenci tutuklandı. Avukat Cuma Kuş, yarın tutuklamalara itiraz edeceklerini söyledi.Olayı öğrenmelerinin ardından Gaziantep'e gelen aileler, çocukları ile görüştürülmediler. Halen Gaziantep E-Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutulan 13 öğrencinin isimleri şöyle: Şahin Bakır, Metin Oruç, Erol Kanar, Özgür Vicdan, Vural Tarla, Server Şeker, Recep Tel, Davut Aksu, Nurullah Canbay, Haydar Ankıçkan, Murat Aktaş, A. Gökhan Kutbeyoğlu ve Ali Sönmez.

Rektörden 'Mağdur yok' iddiasıÖte yandan Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Filiz, üniversitedeki provokasyonlarla ilgili yayımlanan haberlerin gerçekleri yansıtmadığını iddia etti. Filiz, yaptığı yazılı açıklamada, yayımlanan haberlerde, yönetimin olaylara seyirci kaldığı, üniversitede gerginliğin devam ettiği, güven ve huzur ortamının ortadan kalktığı yönündeki haberlerin "gerçek dışı" olduğunu öne sürdü. Rektör, üniversitede "herhangi bir gerginliğin söz konusu olmadığını, eğitim-öğretimin kesintisiz, huzur ve güven ortamı içerisinde sürdürüldüğünü" ve öğrencilerden hiçbirinin mağdur edilmediğini ileri sürdü.
www.evrensel.net