Selda Onur'un kadınları

Sanatçı Selda Onur, Ankara Ressamlar Derneği üyesi. Sanatın birçok dalıyla da uğraşan sanatçı Selda Onur, resim eğitimini Ressam Sabri Akça'dan alırken, çalışmalarını da kendi atölyesinde sürdürüyor.

Selda Onur'un kadınlarıAli BaşSanatçı Selda Onur, ikinci kişisel sergisini pazartesi günü Devlet Güzel Sanatlar Galerisi'nde açtı. 24 Aralık tarihine kadar açık kalacak olan sergide sanatçının ilk dönem yapıtları ile son dönem yapıtları birlikte yer alıyor.Yaklaşık 50 yapıtın yer aldığı sergide Selda Onur'un "Yüzü olmayan kadınların" yer aldığı soyut çalışmaları büyük beğeni topladı. Natürmort ve Nü çalışmaların da yer aldığı sergide sanatçı ürünlerini "Doğayı böyle algılıyorum" diyerek tanımlıyor.Devlet Güzel Sanatlar Galerisi'nde Selda Onur'un, 'Omuz omuza' duran yapıtları arasında dolaşan insanlar Onur'un ilk yapıtlarını görünce, koyu bir renk ve karamsar bir hava sezse de, son dönem yapıtları, bir neşeyi, bir coşkuyu, kadınların üretkenliğini anlatmaya yetiyor. Selda Onur'un sergisinde yer alan son dönem çalışmalardaki kadınlar sergiyi izleyenlerden yüzünü saklasa da sergideki yüzler üreten kadınların yüzüydü. Sergiyi gezenleri karşılayan ilk yapıtta, yüzünü sergiye dönen kadın, serginin içerisine sımsıcak bir ezgi ile boşaltıyor. Resmin içerisinden 'fırlayıp' da izleyenleri 'büyüleyen' sureti belli olmayan kadının salona yansıttığı ezgilerden kulaklara, bir üretim marşı katılıyor. Müzik aletinin sadece bir eğlence aracı değil de bir üretim aracı olduğunu hatırladığımızda, üreten kadının kaşı, gözü, burnunun da fazla bir önemi kalmıyor. Müzik aletini tutan ellerin yaşamı var eden eller olduğunu anlıyoruz.Ezgileri kucaklayan insanlar hemen az ötede duran çiçekçi kadının yüzünü kolaylıkla tanıyabilir. 'Yeşilçam filminin dondurulmuş bir karesi gibi', bir yanı 'aydınlık' bir yanı 'hüzün' dolu olan çiçekçi kadın da yüzünü göstermeye gerek duymayan kadınların arasında yerini alıveriyor. Çiçekler öylece, tüm canlılığıyla sergiye gezenlere sunuluyor. Bir demet lale toplamak için dağları dolaşmaya gerek yok. Uzatın elinizi, sergiden bir demet çiçek koparın. Çünkü Yeşilçam filmlerinde çiçekçi kadınlar 'kötü' rolleri oynamazlar. Çiçekçi kadınları hep sokakta kalmış bir kadın gibi düşünürüz. Çiçekçi kadınların yüzü bu nedenle pek görünmez. Onlar,yüzlerinden çok çiçeklerinin görünmesini ister. Çiçekçi kadınların bu nedenle yüzlerinin bir yanı soluk, bir yanı aydınlıktır. Oysa, her kadın çiçek gibidir. Bu yüzdendir, Selda Onur'un lalesindeki kırmızıların tüm tablolara yansıması. Yüzleri yüzlerimize yansıyan kadınlara da rastlıyoruz, Selda Onur'un yapıtları arasında. Üşüyüp de, yüzünü şalı ile örtmeye çalışan kadının görünen yüzünde uzun yılların verdiği bir yorgunluk çıkıyor karşımıza. Sureti belli olan özgür kız bir pencerenin önünden çiçekçi kadın ile müzisyen kadını hayranıkla izler gibi bakıyor. Yapıtın ismi 'Özgür Kız' olsa da, üretken olmayışı onun özgürlüğüne gölge düşürüyor. Bu nedenledir sureti görünmeyen kadınların üretken olması...Kadınların sureti görünmese de onlar yüzlerini yüzümüze döner...
www.evrensel.net