'Artan yoksulluk ihlalleri de artırıyor'

TODAİE tarafından düzenlenen "Yoksulluk, Şiddet ve İnsan Hakları" başlıklı sempozyum başladı. Sempozyumun açılış bildirisinde, yoksulluğun şiddeti körüklediği, insan haklarında kayıplara yol açtığı ifade edildi.

'Artan yoksulluk ihlalleri de artırıyor'Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) İnsan Hakları Araştırma ve Derleme Merkezi tarafından düzenlenen "Yoksulluk, Şiddet ve İnsan Hakları Sempozyumu" dün başladı. Sempozyumda, yoksulluğun, küreselleşme, şiddet ve kadınlar, insan hakları, demokrasi gibi çok yönlü etkileri ele alınarak, yoksulluktan çıkış için yapılması gerekenler de masaya yatırıldı. TODAİE'de dün başlayan sempozyumda 51 bildiri sunulacak, toplam 10 oturum gerçekleştirilecek.Sempozyumun açılış bildirisini sunan, TODAİE İnsan Hakları Araştırma ve Derleme Merkezi Müdürü Doç. Dr. Yasemin Özdek açılış bildirisinde, Türkiye'de IMF dayatmaları karşısında giderek artan yoksulluğun üzerine bir de savaş ortamı eklenince yoksulluk ve buna bağlı olarak da insan hakları ihlallerinin arttığını ifade etti. Özdek, yoksulluk ve şiddetin derinleşmesinin insan hakları koşulunu ortadan kaldırdığını söyleyerek, yoksulluğun hem Türkiye gibi ülkelerde hem de gelişmiş ülkelerde arttığını kaydetti. 20 yıldır uygulanan neoliberal politikaların bir sonucu olarak bugünlerin yaşandığını belirten Özdek, gelişmemiş ülkelerde uygulanan IMF ve Dünya Bankası programlarının eşitsizlikleri artırdığını ve sömürgeleşmenin yeniden yapılanma sürecine girdiğini ifade etti. Özdek, 11 Eylül'ün ardından başlayan savaşın hazırlıklarının 10 yıl öncesine dayandığını vurgulayarak, silahlanma, askeri müdahalelerin çerçevesini genişletmek için imzalanan anlaşmaların hep bu yöne hizmet etmek için yürütüldüğünü kaydeden Özdek, "Bunların nedeni dünyanın doğal kaynakları zengin olan bölgelerin yeniden paylaşılması. Ancak hegemonya mücadelesi emperyalist ülkeler arasında da çatışmaya yol açabilir" dedi.

Yapay mücadeleYoksulluğun uygulanan neoliberal politikalar sayesinde giderek artmasının ve buna karşı muhalefetin de yükselmesinin DB'yi de harekete geçirdiğini söyleyen Özdek, DB'nin günlük kazancı 1 dolar ve altında olan kesimleri yoksul olarak belirlediğini bildirdi. 1 dolar kıstasının bile dünyada yoksulları azınlık olarak göstermeye hizmet ettiğini dile getiren Özdek, DB'nin yoksulluğu azaltmak için daha fazla küreselleşme, serbest ticaret önermekte olduğunu vurguladı. DB'nin gelişmemiş ülkelerde yoksulluğu gidermek için hazırladığı programına kalkınma adını verdiğini belirten Özdek, ülkelerden "Ulusal yoksulluğu azaltma belgesi" hazırlamasını istediğini bildirdi. Özdek, IMF ve DB'nin bu belgeler hoşuna gittiği takdirde para verdiğini kaydederek, oysa bu belgelerin de dayattıkları programlar olduğunu dile getirdi. DB'nin bu programlarının yoksulluğu azaltma önlemi olarak gösterilmesine rağmen ücret düzenini kölelik düzenine çektiğine dikkat çeken Özdek, şiddeti doğuran sebebin de artan yoksulluk olduğunu söyledi. Yoksulluğun şiddeti beslediğini, devletin de güç aygıtlarını giderek geliştirdiğini belirten Özdek, Türkiye'de kamu yatırımlarından artış gösteren tek sektörün cezalandırma olduğunu kaydetti. Özdek, günümüzde de sömürgeleşme, köleleştirme, manda önerileri getirildiğini kaydederek, "Küreselleşme yeni bir kölelik dönemini açma potansiyeline sahip" dedi. İnsan haklarının gerilediğini, özel mülkiyet hakkının geliştirildiğini dile getiren Özdek, "İnsan hakları mülkiyet hakkının yanında aksesuar olmuştur" diye konuştu. Özdek, 11 Eylül sonrasında ABD'nin hegemonyasını şiddete dayalı yöntemlerle sürdürmeye çalışmasının küresel sıkı yönetimin, ABD ve İngiltere'de hazırlanan antiterör yasalarının yargısız infazlar ve kayıplar sürecinin, işkencenin kapılarını araladığını söyleyerek, "Yeni bir barbarlık döneminin başlamaması için, insanlık onuru için mücadele aciliyet kazanmıştır" dedi.
www.evrensel.net