Yabancı şirketlere kâr yolları açıldı

TMMOB'un düzenlediği "Enerji Sempozyumu'nun ikinci gününde, ulaşım politikaları ve planlama tartışıldı. Katılımcılar, yabancı tekellere yanlış ulaşım politikaları ile büyük kazançlar sağlandığını belirttiler.

Yabancı şirketlere kâr yolları açıldıTMMOB tarafından düzenlenen ve Türkiye'de enerji sektörünün masaya yatırıldığı 3. Enerji Sempozyumu devam ediyor. Sempozyumun "Enerji Sektöründe Planlama ve Verimlilik" konulu paneline katılan konuşmacılar, Türkiye'ye yanlış ulaşım politikaları dayatılarak, bitmeyen projelere milyarlarca lira harcatıldığının altını çizdiler.Panelde "Ankara-İstanbul Arası Ulaşım Sorunları ve Çözüm Önerileri" başlıklı tebliği sunan Atılım Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. İlyas Yılmazer, Türkiye'ye dayatılan yanlış ulaşım politikaları ile Türkiye'nin milyarlarca lira zarara uğratıldığını belirtti. Yılmazer, karayolları için harcanan enerji ve paranın demiryollarında kullanılandan 20 kat daha fazla olduğunu vurgulayarak, planlı ve programlı olarak bir demiryolu düşmanlığının insanlara empoze edilmeye çalışıldığını söyledi. Ankara İstanbul arasını 2.5 saate düşürecek olan Hızlı Tren Projesi için 1970'lerde imzalar atıldığını kaydeden Yılmazer, "toprak işlerinin ve tünellerin yüzde 40'ı tamamlanmıştır, yapılanların hepsi bir avuç yerel çıkar grubunun isteği üzerine yıkılmaya terk edilmiştir. Hızlı tren hayata geçirildiğinde, hiç kimse otobüs, uçak gibi diğer ulaşım yollarını seçmeyecektir. Bu gerçek herkes tarafından bilinmektedir" diye konuştu. Yılmazer, şehirlerarası yolcu taşımacılığında raylı taşımacılığın dünyada artan ivmeyle ilerlerken Türkiye'de bilinçli olarak gerilemesinin sağlandığının altını çizdi.

Bitmeyen projelerUlaşım politikalarının birkaç uluslararası şirketin çıkarları doğrultusunda belirlendiğine dikkat çeken Yılmazer, "Ankara-İstanbul otoyolunun 250 kilometresi Kuzey Anadolu fay hattı üzerinden geçirilmiştir. Yasak olmasına rağmen ovalar üzerine otoyalları geçirilmiştir. Ankara'nın 4 ana içme suyu barajı üzerinden otoyolu geçirilmiştir. Ulaşım yolu ile yapılan uluslararası sömürü ve yolunu yoldan bulmalar son 50 yıldır özendirilerek sürdürülmüştür. İstanbul-Zonguldak-Sinop-Samsun-Trabzon-Sarp hızlı tren projesi, Karadeniz-Çukurova hızlı tren projesi gibi birçok proje bilinçli olarak gündem dışı tutulmuştur" dedi. Ulaşım sisteminde ulusal çıkarların gözetilmediğinin altını çizen Yılmazer, Türkiye'de ulaşım politikalarında yaşanan sorunlara çözüm önerilerini şöyle sıraladı: "Bolu dağı geçişi için bundan sonra tek kuruş bile harcanmamalı, Ankara-İstanbul hızlı tren yolu projesi hayata geçirilmelidir, ovalarda sanayileşme ve yapılaşmaya izin verilmemeli, yerleşim alanları kurulmamalıdır, pervasızca otoyollara para akıtılmamalıdır."Panelde Türkiye'de "Türkiye'de Ulaşım ve Enerji Sorunu ve Çözüm Önerileri" başlıklı bildiriyi sunan TCDD'de uzman İhsan Kocabıyık da, 1959'dan bu yana uygulanan ulaşım politikaları ile Türkiye'nin Avrupa'da demiryollarında en geri ülkesi konumuna getirildiğini söyledi. Türkiye'de demiryollarının yolcu taşımacılığındaki payının sadece yüzde 4 olduğunu belirten Kocabıyık, Avrupa ülkelerinin özellikle demiryolları işletmeciliğine önem verdiğinin altını çizdi. Kocabıyık, demiryollarının enerjide ekonomi sağladığını, diğer ulaşım yollarına göre daha süratli olduğunu, trafik kazaları bakımından en az riske sahip olduğunu dile getirdi. Kocabıyık, Türkiye'de demiryolları yatırımlarının ulaştırma sektörü içindeki payının yüzde 15'lerde seyrederken, karayollarının payının yüzde 70'lerden aşağı inmediğini ifade etti.
www.evrensel.net