Yılmaz, Laeken'den umutlu

Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, Brüksel'de düzenlenen bir sempozyumda yaptığı konuşmada Türkiye-AB ilişkilerini değerlendirdi.

Yılmaz, Laeken'den umutluBaşbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, Brüksel'de düzenlenen bir sempozyumda yaptığı konuşmada Türkiye-AB ilişkilerini değerlendirdi. AB Komisyonu'nun raporunda, Türkiye hariç tüm aday ülkelerin siyasi kriterleri yerine getirdiğinin, ekonomik kriterlere ise Türkiye, Romanya ve Bulgaristan'ın henüz ulaşmadığının belirtildiğini hatırlatan Yılmaz, hükümetin siyasi ve ekonomik reformlara önem verdiğini iddia ederek, bu reformlara ilişkin ayrıntılı bilgiler verdi. Ekonomik krizlere değinen ve Ankara'nın ekonomik programının hassasiyetle uygulandığını ifade eden Yılmaz, Kıbrıs konusunda Türkiye'nin görüşlerini ve AB'ye yönelik uyarılarını da tekrarladı. Mesut Yılmaz, konuşmasının sonunda, Türkiye'nin AB perspektifi konusunda Laeken zirvesinden net sinyaller beklendiğini ifade ederek, 2002'nin Türkiye-AB ilişkilerinde "kritik bir dönem" olacağını, tam üyelik hedefinin dönüşü olmadığını, aksi halde çıkmaza girilebileceğini, Ankara'nın tercihinin tam üyelik olduğunu söyledi. Yılmaz, daha sonra İspanya'ya gitmek üzere Brüksel'den ayrıldı.Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası (AGSP) alanında AB ile varılan uzlaşma, Türkiye'de gerçekleştirilen reformlar ve Kıbrıs konusundaki gelişmelerin etkileri üzerinde duran Yılmaz, "Art arda yaşanan bu gelişmeler, yakın zamana kadar oldukça belirsiz olan Türkiye-AB ilişkilerini olumlu yönde etkileyecek niteliktedir. AB Komisyonu'nda da bu konuda çok olumlu bir yaklaşımın mevcudiyetini gözlemledim" dedi.

'Kıbrıs'ta uzlaşılmalı'Yılmaz, Ulusal Program'ın değişmez bir metin olmadığını, zaman içinde tekrar gözden geçirilebileceğini de belirtti. Yılmaz, mali konulara ilişkin bir soruyu yanıtlarken, "AB, 2006 sonrasına ilişkin yeni mali politikarını 2003 yılı içerisinde kesinleştirmeyi hedefliyor. Biz de, 2006'dan itibaren, Türkiye'nin ekonomik açıdan tam üyelik hedefini destekleyecek mali tedbirlerin, yeni düzenlemede ağırlıklı olarak yer alması gereğini belirtiyoruz" şeklinde konuştu. Yılmaz, AGSP konusunda AB ile varılan uzlaşmanın gerçekçi bir nokta olduğunu söyledi. Yılmaz, AB tarafından hazırlanacak olan "terörist örgütler" listesine Türkiye'yi tehdit eden örgütlerin de sokulmasında ısrarcı olunduğunu belirtti. Yılmaz, Kıbrıs'a ilişkin de şu değerlendirmeyi yaptı: "Kıbrıs sorununun, Türkiye-AB ilişkilerinde, AB açısından en önemli engellerden birisi olarak görüldüğü malum. Dolayısıyla Denktaş tarafından bir inisiyatifin başlatılması ve taraflar arasında önkoşulsuz yeni bir süreci başlatacak olması AB tarafından son derece olumlu karşılanmıştır. Ben de kendilerinden, taraflara karşı eşitliğe dayalı bir çözüme katkı sağlamalarını beklediğimizi söyledim. Aksi takdirde AB'nin konuya ilgisi çözümü kolaylaştırmaz, güçleştirir. Eğer Rum tarafı, bu süreçte AB'nin arkasında olduğu izlenimine kapılırsa, iki tarafın da kabul edeceği bir çözüme ulaşmak zorlaşır. Verheugen'in, bunun bilincinde olduğunu gördüm."
www.evrensel.net