Yağmur sel oldu, yoksulu vurdu

Yağmur sel oldu, yoksulu vurdu

Mersin'de sular altında kalan mahallelerden yükselen feryadı yetkililer günlerdir duymuyor. Hâlâ sularla boğuşan insanlar sorumlunun siyasiler olduğunu vurguluyorlar.

Yağmur sel oldu, yoksulu vurduHülya KavukMersin'de sel felaketi nedeniyle mağdur olan halk, siyasileri sorumlu tutuyor. Yetkililere ulaşamayan Mersinliler, zararlarını nasıl karşılayacaklarını düşünüyorlar. Pozcu'da evleri su altında kalanlardan Mustafa Telsiz, yetkililerin vurdumduymaz olduğunu, hiçbir yardım gelmediğini ve belediye başkanının rant peşinde olduğunu belirtti. Bölgede altyapı diye bir şey bulunmadığını vurgulayan Telsiz, "Bütün bunların sorumluları en tepedekilerden en alttakilere kadar siyasilerdir" dedi.

'Bize kim bakar!'Pozcu'da sular altında kalan Alanya Fırını sahibi Vahit Çelmiş ise yaklaşık 50 milyar lira zararı olduğunu belirterek, "Burası 20 kişinin ekmek kapısı, fırın su içinde kaldı, hiçbir şey çıkaramadık. Suyu çektirecek bir yetkili bulamadım, hiçbir yetkili yardım etmedi. Bu devletten yardım gelmez, lanet olsun bu yöneticilere" diyerek tepki gösterdi. Ayrıca su çektirme parası olarak su motoruna 100 milyon para verdiğini belirten Çelmiş, sivil savunma ekiplerine de 70 milyon liraya hortum almak zorunda kaldıklarını belirtti. Pozcu'da bir apartmanın zemin katında oturan ve kapıcılık yapan Muharrem Eroğlu'nun ise bütün evi sular altında kalmış. Altyapının yetersiz olduğunu Vurgulayan Eroğlu, "Ben 90 milyon lira maaş alıyorum, bir de çocuğum var. Sabahtan beri evdeki suyu çekecek bir makine arıyorum ama yok. Devlet yardımı zenginlere yapacak herhalde, bize kim bakar, zaten şimdiye kadar kim fakire yardım etmiş?" diye konuştu.

Ekmek sıkıntısıÇay mahallesi Muhtarı Mustafa Doğan da yolların tamamen su ile dolduğunu ve birçok evde su baskınları yaşandığını söyledi. Yaklaşık 400 evin su içinde olduğunu ifade eden Doğan, iki gündür yetkili aradığını ancak ulaşamadığını, belediye başkanlarının halka hizmet için seçildiklerini fakat rant peşinde koştuklarını kaydetti. Mahallenin altyapısı olmadığını, üç gündür elektriklerin kesik olduğunu ve yardım yapılmadığını anlatan Doğan, yaklaşık 18 bin nüfuslu mahallelerinde ekmek sıkıntısı yaşandığını bildirdi. Mezitli ilçesinde ise insanlar, selin sürüklediği ve deniz kenarına biriken odunları toplayarak evlerine götürüyor. Yakacak odunları olmadığını belirten bu insanlar, "Açlıktan, yoksulluktan nasibimizi aldık bir de selle uğraşıyoruz" dediler. Ayrıca marul ve soğan tarlalarını sel basan İrfan Kuş ve Zahide Kaplan, 2 milyar liradan fazla zararları olduğunu belirterek hiçbir yardım almadıklarını söyledi. 80 yaşındaki Zahide Kaplan, "2-3 yıl önce de sel bastı tarlamı. 750 milyon liralık hasar tespiti yaptılar. 45 milyon lira para verdiler" dedi. Samet Yılmaz ise, zararlarının çok olduğunu ama para gelse bile yoksullara verilmeyeceğini ifade ederek, "Ankara'dakiler gelen yardımı yiyorlar" dedi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Cezaevi kurulları güven vermiyorManisa'dan sonra İzmir'de de Tutukevleri İzleme Kurulu şaibeli isimlerden oluşturuldu. Kurula İzmir Barosu'nun önerdiği avukatlar değil, 1995 yılında Buca Cezaevi'nde 3 tutuklunun öldürülmesi ile sonuçlanan olaylar sırasında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı yapan bir kişi getirildi. Kurullara getirilen isimlerin, F tipi cezaevlerinde "sivil denetimi" nasıl yapacağı ve kurulların bu yapısıyla neye hizmet edeceği merak uyandırıyor.

Özkan: Kınıyoruzİzmir Barosu Başkanı Noyan Özkan, cezaevleri sorununun Türkiye'nin kanayan yaralarından biri olduğunu kaydetti. İlgili yasaların, kitle örgütleri ve ilgili meslek odalarının önerileri dikkate alınmadan hazırlandığını belirten Noyan Özkan, aynı anlayışın Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları'nın oluşmasında da devam ettiğini vurguladı. Özkan, şu görüşleri dile getirdi: "Baromuz, kurula 5 meslektaşımızı önermiştir. Önerdiklerimize, İzmir Adli Yargı Adalet Komisyonu tarafından görev verilmemesi büyük üzüntü yaratmıştır. Meslektaşlarımızdan hiçbirine izleme kurulunda görev verilmeyip, 1995'te Buca Cezaevi'nde 3 tutuklunun öldürülmesi ile sonuçlanan olaylar sırasında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı yapan bir kişiyi görevlendiren idarenin toplum denetimine açılma konusundaki samimiyetinden şüphe duyuyor, bu uygulamayı kınıyoruz." 5 kişilik kurula, eski Yargıtay Üyesi Hulusi Öğütçü, Prof. Dr. Timur Demirbaş, Emekli Hakim-Avukat Ziya Gökçe, Emekli Başsavcı Melih Tarı ve Ertuğrul Seyhan'ın seçildiği öğrenildi.

Manisa'da da aynı hesapKısa bir süre önce oluşturulan Manisa Cezaevi İzleme Kurulu'na da Manisa davasında yargılanan işkenceci polislerin avuktaları Emin Uz ve Halit Moralıoğlu seçilmişti. Kurulun başkanlığında ise aynı davaya bakan ve sürekli polisler lehine karar veren Hakim Mehmet Yılmaz getirilmişti. Kurul oluşturulurken Manisa Barosu'nun önerdiği isimler dikkate alınmamış, İzmir Tabip Odası'nın ise görüşü bile sorulmamıştı. Aynı kurul için "doktor üye" tercihi de bir kardiyolog olan Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ)'nden Öğretim Üyesi Doç. Dr. Talat Tavlı'dan yana kullanılmıştı. Kurula ayrıca, aynı üniversitenin tarih bölümünde profesör olan Mehmet Çelik ile Ticaret Odası Genel Sekreteri Ahmet Kurşun seçilmişti.
www.evrensel.net