Fırtına biçiyorlar!

Fırtına biçiyorlar!

Yoğunlaşan "kapkaç" olayları konusunda alınması düşünülen tek önlem, ceza ve polisiye önlemlerin artırılması: "Şüpheli" gözaltılar, artan polis kontrolleri, sivil polislerin pusuları...

Fırtına biçiyorlar!Jülide Kalıçİşsizlik ve yoksulluğu artıran ekonomik kriz, suç oranlarında da ciddi bir artışa yol açtı. Devlet yetkililerinin buna karşı aldığı tek önlem ise, polis devriyelerini artırmak ve "şüpheli"leri gözaltına almak.İstanbul Emniyet Müdürü Hasan Özdemir'in "kapkaç olaylarına karışabilecek kişilerin barınması muhtemel bölgelerde, polisin çoğaltılacağını, sivil polislerin pusu atacağını ve şüphelilerin gözaltına alınacağını" söylediği açıklaması, sadece bir örnek. Kapkaçın gasp kapsamına alınarak, verilen cezanın artırılması da sıkça tartışma gündemine taşınıyor.Ekonomik kriz ile birlikte artan kapkaç olaylarını değerlendiren sosyolog Nejat Akalın ise, suça ve suçluya sadece polisiye tedbirler ile yaklaşmanın doğru olmadığı görüşünde. Akalın, "Sadece yapılan suç karşısında yargılayıcı ve cezalandırıcı olmak, suçluyu baskı yöntemleriyle kişiliksizleştirerek ehlileştirmek mantığı yerine, suçun bilimsel sosyal tanımına dayanarak, suça itilmiş bireyin yeniden toplumsallaşmasını sağlayacak eğitim ve örgütlenmeleri sağlamak gerekir" dedi. Temeline insanı alan bir bakış açısı ile katılımcı kişilik gelişimlerini oluşturacak planlamalar ve düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Akalın, köklü bir çözümün ise ancak suç ve benzeri toplumsal bozuklukların yeşermesini ve gelişmesini sağlayan ortamı yaratan alt üst oluşa, insana ait değerlerin yaratılacağı karşı bir alt üst oluşla yanıt verilmesi ile sağlanabileceğinin altını çizdi.

Çoğunluğu gençAkalın, son günlerde yaşanan "kapkaç" olaylarını gerçekleştirenlere dikkat edildiğinde ortaya genç suçluların çıktığına da dikkat çekti. "Genç suçluların böylesi bir suç kariyeri ve deneyimine sahip olmaları ise bu insanların çocukluk dönemlerinde başlayan suça itilmişliklerini ortaya koymaktadır" diyen Akalın, tüm bunların Türkiye'deki çocuk suçluluğu konusundaki umarsızlığın en açık göstergesi olarak değerlendirdi. Akalın, "Var olan hiç bir alanda toplumsal olandan yana herhangi bir planı olmayan anlayış, suça itilmiş çocuklar konusunda da plansızlık ve sonucu olarak polisiye tedbir ve cezalandırma dışında hiç bir alternatif üretmemektedir. Bu üretimsizliğin yarattığı sosyal kaosun da belirleyiciliği altında, rüzgar ekerek fırtınalar biçmeye mahkum olmuştur" dedi.

Toplumsal etkenlerSuç ve suçluluk kavramları ile ilgili olarak, bireyin suç ile ilişkilenmesini açıklayan bir çok araştırma ve tanım ortaya konduğunu belirten Akalın, bireyin suça itilmesinin nedenleri arasında en etkin olan faktörlerin sosyal çevre ve toplumsal etkenler olduğunu söyledi. Akalın, "Toplumun bir bütün olarak suç yaratan davranışları yaratmaya elverişli olması, örneğin sosyal eşitsizlikler, etik değerlerin önemini yitirmesi, insan ilişkilerinin tüketici mantığı ile faydacı temeller üzerine oturtulması, tüketimin kutsanması, sınıfsal çelişkilerin derinleşmesi, hukuk dışılığın prim görmesi, toplumsal çelişkilere karşı mücadele kanallarının kapatılması, suçun ortaya çıkmasına zemin hazırlayan etkenlerdir" dedi.

Kriz kökleştiriyor Türkiye'nin toplumsal özelliklerine bakıldığında suç için risk yaratan özelliklerin hemen tümünün varolduğunun görüldüğünü belirten Akalın, bu toplumsal özelliklerin yanı sıra ekonomik krizlerin de olumsuzluğun kökleşmesine yol açtığını ifade etti. "Son zamanlarda yaşanan kapkaç olaylarına bakıldığında, suç kariyeri diyebileceğimiz birden çok suç işlemiş ve bu alanda oldukça uzmanlaşmış bireyler tarafından oldukça planlı, organize olmuş, işbölümüne dayanan, bilinçli şiddetin uygulandığı olaylarla karşılaşmaktayız. Bu özellikler, suç geçmişini ve sorunun bugünün değil, geçmişin sorunu olduğunu ortaya koymaktadır" diyen Akalın, özellikle mala yönelik suçlardaki artışının ekonomik kriz ile birlikte yaşandığının söylenebileceğini belirtti.
www.evrensel.net