AGSP'ye engel de,

   destek de ABD'ye yaradı

AGSP'ye engel de,
    destek de ABD'ye yaradıTürkiye'nin, Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası (AGSP)'nın devreye sokulması karşısında veto yetkisini kullanmaktan vazgeçmesinin ardında, bu alanda da ABD'nin stratejik hedeflerine bağlanması yatıyor. Hem AB, hem de ABD kaynakları, Türkiye'nin daha uzlaşmacı bir çizgiye çekilmesinden duydukları memnuniyeti dile getirirken, Yunanistan'ın Avrupa Birliği (AB) içindeki girişimleriyle Ankara hükümeti tarafından "beklentilerin karşılanması" olarak tarif edilen "güvenlik garantilerini" daha da sınırlandırması söz konusu.

ABD memnunAvrupa Ordusu'nun önceli olarak da nitlendirilen AGSP'nin önündeki en önemli pürüz olan Türkiye muhalefetinin sona ermesi, ABD'yi memnun etti. ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Avrupa ve Avrasya Bürosu Sözcüsü Kate Byrnes, bu memnuniyeti "Türk hükümetinin, Avrupa güvenlik ve savunma imkânlarının NATO ile yakın işbirliği çerçevesinde geliştirilmesi sürecine destek vereceği açıklamasını memnuniyetle karşılıyoruz" sözleriyle açıkladı. ABD'nin, "NATO ile AB arasında yakın ve etkili bir ilişkinin sağlanabilmesi için bütün müttefikleri ve AB üyeleriyle birlikte çalışmaya devam edeceğini" söyleyen Byrnes, AGSP konusundaki Amerikan politikasını da tekrar etti: "ABD, NATO ile uygun şekilde entegre edilmesi ve Avrupa'nın askeri imkânlarını gerçek anlamda ilerletmesi koşuluyla AGSP'yi destekliyor. AB ile Türkiye arasındaki bir anlaşma, bu politikanın gerçekleşmesine katkı sağlayacak." Byrnes'ın de vurgu yaptığı "NATO ile entegrasyon koşulu", AB'nin özerk bir askeri güç oluşturma kararı aldığı 1999 Helsinki zirvesinden beri ABD'nin üzerine titrediği noktayı oluşturuyor. Avrupa ülkelerinin, Amerikan ağırlığı altındaki NATO'dan özerk bir askeri güç oluşturmasından tedirginlik duyan ABD, buradan hareketle Türkiye'yi AGSP'nin NATO'nun olanaklarını kullanmasına karşı veto yetkisini kullanması yolunda cesaretlendirdi. İki yıl boyunca, Türkiye'nin veto tehdidi AGSP'nin önündeki en büyük engel olageldi. Bu süre zarfında, ABD ve AB yetkilileri arasındaki sayısız görüşmeler sonucunda, AGSP'nin "NATO'nun Avrupa'daki varlığına alternatif oluşturmayacağı" konusunda -en azından görüntüde- bir uzlaşmaya varıldı. ABD ile uzlaşmanın ardından, AB ülkeleri Türkiye karşısında daha ısrarcı olmaya başladı ve 14-15 Aralık'ta Belçika'nın Laeken kentinde toplanacak AB zirvesinde, "Türkiye'nin tavrı ne olursa olsun" AGSP'nin yürürlüğe sokulacağı ilan edildi.

AGSP'nin truva atlarıTürkiye'nin AGSP'den tümüyle dışlanması ihtimali, ABD'nin izin vermeyeceği başka bir gelişmeydi. Yine Byrnes'ın "AB ile Türkiye arasındaki anlaşmanın Amerikan politikasının gerçekleşmesine katkı sağlayacağı" ifadelerinden de anlaşıldığı gibi Türkiye'ye biçilen rol, AGSP içinde NATO'nun, böylece ABD'nin çıkarlarının korunması. Bu yüzden Türkiye AGSP konusunda uzlaşmacılığa zorlandı. Türkiye, ABD ve halihazırda AB ve AGSP içinde ABD'nin "truva atı" gibi hareket eden İngiltere'nin AB adına yer aldığı üçlü görüşmeler sonucu varıldığı söylenen anlaşmanın maddeleri de bu doğrultuyla uyumlu. AB'nin, NATO'nun planlama dışındaki olanaklarından otomatik olarak yararlanması yerine NATO Konseyi'nden onay almaya zorunlu kılınması, aslında Türkiye'den daha çok ABD'nin çıkarlarıyla örtüşüyor. Böylece AGSP'nin NATO'ya alternatif oluşturması önüne güçlü bir engel getiriliyor. "Türkiye'nin kazanımı" olarak sunulan, "AGSP'nin iki NATO müttefiki arasındaki sorunlara karışmaması" maddesi de bu çerçevede yorumlanabilir; ancak bu maddenin zaten NATO hukukuyla garanti altına alınmış olan bir olgunun tekrar edilmesinden başka bir şey ifade etmediği de gözden kaçırılmamalı. Dahası, bu "sözlü güvence"nin henüz yasal bir bağlayıcılığı bulunmuyor. AB adına İngiltere'nin verdiği bu sözün, diğer AB ülkeleri, özellikle de Yunanistan ve Fransa tarafından kabul edilmemesi olasılık dahilinde. Türkiye'nin AGSP'ye katılım konusunda ileri sürdüğü talepleri ise kabul görmedi. Türkiye, "ulusal güvenlik" gerekçesini öne sürerek, AB'nin düzenleyeceği operasyonlara katılım talebinde bulunabilecek. AB ise, kirizin Türkiye'nin ulusal güvenliğini ilgilendirip ilgilendirmediğine karar verecek ve buna göre Türkiye'ye davet çıkaracak. Operasyona davet edilse bile, Türkiye karar mekanizmasında yer alamayacak.

Kritik zirvelerABD, Türkiye ve İngiltere arasında, sonuncusu 26 Kasım günü yapılan görüşmelerde varıldığı söylenen uzlaşmanın hangi oranda hayata geçirileceği, yarın başlayacak NATO Konseyi ve 14-15 Aralık günlerinde yapılacak AB zirvesinde netleşecek. AB Dönem Başkanı Belçika, zirve öncesi umutlu. Paris'te gerçekleştirilen Avrupa Güvenlik ve Savunma Asamblesi toplantısında konuşan Belçika Savunma Bakanı Andre Flahaut, AB'nin NATO güçlerini kullanması konusunda Türkiye engelinin kalkmasının önemli bir gelişme olduğunu belirterek, AGSP'nin resmi anlaşması konusunda önemli bir kapının açıldığını söyledi. Öte yandan Flahaut, "AGSP'ye katılacak bütün ülkelerin endişelerinin giderilmesine çalışılacağını" da ekleyerek, üçlü görüşmelerde sağlanan mutabakatın AB içinde kabul görmesi konusunda sorunlar yaşanabileceğinin işaretini verdi. Nitekim, İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi David Logan, önceki akşam Başbakan Bülent Ecevit'e veda ziyareti sırasında, İngiltere ve ABD arasında varılan uzlaşmaya Yunanistan'ın olumlu yaklaşmadığı uyarısını yaptı. Varılan uzlaşmanın bu haliyle resmileşmesi veya AB (özellikle Yunanistan) ile NATO (Türkiye) taraflarından birinin veto yetkisini kullanması seçenekleri mevcut. Her iki durumda da, Türkiye'nin AGSP aracılığıyla hem NATO'yla olduğuna benzer bir "askeri bağımlılık" sürecine çekildiği, hem de AGSP ile NATO arasındaki çekişmenin diplomatik araçlarından biri haline getirildiği açıkça ortada.
www.evrensel.net