Kamudaki işçilerden

   kurtulmak istiyorlar

Kamudaki işçilerden
    kurtulmak istiyorlarSultan ÖzerHükümetin, "reform" olarak sunduğu, çalışanların ise "mezarda emeklilik" olarak karşı çıktığı Sosyal Güvenlik Yasası sorun olmaya devam ediyor. Yasanın emeklilikte kademeli geçişi düzenleyen maddelerinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi, iptalin de altı ay sonra geçerli olacak olması, binlerce işçide "Ne olacak şimdi, ne zaman emekli olacağız, emeklilik hakkımız ölecek mi" soru ve kaygılarına yol açtı.SSK eski Genel Müdürü Kemal Kılıçdaroğlu, merakla beklenen, kafa karıştıran bu soruların yanıtını verirken, hükümetin taşeronlaştırma oyununa da dikkat çekti. Diğerlerine göre daha yüksek ücret alan, sendikalı, toplu iş sözleşmesi yapan, sigortalı işçilerin resen emekli edilerek, kamu işlerinin artık taşeronlar eliyle gördürülme amacına vurgu yapan Kılıçdaroğlu, geçiş süreci, iptal edilen hükümler ve bundan sonra nasıl bir düzenleme yapılması gerektiğine ilişkin sorularımızı yanıtladı.Anayasa Mahkemesi'nin geçiş süreçlerini düzenleyen maddeleri iptal gerekçesi ne idi?Emeklilik yaşı kadınlarda 58, erkeklerde 60 yaş olarak belirlendi ve 4447 sayılı yasa yürürlüğe girdi. Konu Anayasa Mahkemesi'ne götürüldü. Anayasa Mahkemesi de pek çok maddeyi onaylarken, emeklilikle ilgili geçiş sürecini düzenleyen beş maddeyi iptal etti. Geçiş süresine bakıldığında şöyle bir tablo görüyoruz: Emekliliğine iki yıl ve daha az kalanlar eski yasaya tabi olacaklar. Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve SSK emeklileri için bir farklılık yoktu. Emekliliğine iki yıl ve daha az kalan kadın ve erkekler, eski yasa hükümlerine tabi olacaklardı. Yeni yasaya tabi olanlar için ise bir geçiş süreci getirildi. Örneğin emekliliğine 3 yıl, 5 yıl kalanlar için, gerek prim ödeme gün sayısı gerekse emeklilik yaşı biraz daha ileriye atıldı.Düzenleme, Anayasa'nın 10'ncu maddesindeki, 'insanlar arasında din, dil, ırk ayrımı yapılamaz, herkes yasalar önünde eşittir' ilkesine aykırı bulunarak Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi. Anayasa Mahkemesi geçiş hükümlerinde, yurttaşlar arasında eşitlik sağlanmadığı için maddenin iptaline karar verdi. Ama iptal kararı, Resmi Gazete'de yayımlandıktan (23 Kasım 2001) altı ay sonra yürürlüğe girecek. Böyle olunca da şu anda sistemden yararlananların, emekliliği, diyelim ki altı ay içinde dolacak olan vatandaşlar, iptal edilen yasa hükmü yürürlükte olduğu için normal emekliliklerini sürdürebilecekler. Anayasa Mahkemesi diptal kararını daha önce açıklamıştı, ancak iptal gerekçesi bilinmediği için bakanlık bir hazırlık yapamıyordu. Şimdi gerekçe yayınlandı. Dolayısıyla, geçiş hükümleriyle ilgili olarak, Anayasa'nın 10'uncu maddesine uygun bir şekilde yeni bir tasarının hazırlanarak, parlamentoya sunulması gerekiyor. 6 aylık süre içerisinde yeni yasa çıkmadığı takdirde otomatikman 58-60 yaş hükmü yürürlükte olacak. Emekliliğine bir gün kalanlar için de mi?Bir gün de kalsa kişiler 58 ve 60 yaşında ancak emekli olabilecekler. Çünkü geçiş hükümlerini düzenleyen bir yasa maddesi olmayacak. Ama bu gibi durumlarda yurttaşlar, yurttaşlık haklarını kullanarak, geçiş sürecini Anayasa'ya uygun olarak düzenlemeyen bakanlığı dava edebilirler. Örneğin, 'Emekliliğime bir gün kaldı, Anayasa Mahkemesi geçmiş geçiş süreci hükümlerini, yurttaşlar arasında farklılık yaratıldığı için iptal etti, bu farklılığı giderecek şekilde hükümete altı aylık da süre verdi. Bu süre içinde de gerekli düzenleme yapılmadı. Emekliliğime bir gün kalan, beş gün veya bir hafta kalan bir kişi olarak 58 veya 60 yaşında emekli olma gibi bir tablo ile karşılaşıyorum. Dolayısıyla tazminat davası açıyorum ve bu davanın karşılanmasını istiyorum' diyebilir. Bu, hukuki olarak ne ölçüde tutar bilmiyoruz, ama normalde Anayasa'nın iptal gerekçesini dikkate alan bir hükümetin yeni bir geçiş hükmü göndermesi ve bunu yasalaştırması gerekiyor. Ben hükümetin altı aylık süre içinde bunu gerçekleştirmeme gibi bir rehavet içinde olacağını sanmıyorum. Çünkü politik olarak çok ciddi bir risk getirir bu. Pek çok yurttaşın emeklilik haklarının uzamasına, geri atılmasına, ertelenmesine yol açar. Bu riski de Çalışma Bakanlığı veya hükümetin üstleneceği kanısında değilim.Anayasa Mahkemesi'nin gerekçesine baktığımızda yeni düzenlemenin nasıl olması gerekiyor?Yeni düzenlemenin, geçiş kapsamında olan yurttaşlar arasında bir farklılık yaratmaması lazım. Örneğin emekliliğine bir yıl kalan eski hükümlere, iki yıl kalan farklı hükümlere tabi olacaktır dememesi lazım. Ya doğrudan doğruya, yasanın çıktığı tarih itibariyle 'Herkes 58-60 yaşında emekli olacak' denebilir. Yurttaşlar arasında bir farklılık olmamış olur. Ya da geçiş hükümleri konacaksa, eşit sürelerde hizmeti olanların eşit yararlanmalarına olanak sağlanmalı. Örneğin, emekliliğine bir yıl kalan bir yıl, iki yıl kalan iki yıl uzar, üç yıl kalan üç yıl uzar gibi emekli olacak sigortalılar arasında eşitliği öngören bir düzenlemenin yapılması lazım. Sanıyorum Çalışma Bakanlığı'nın bu konuda bir çalışması var. Emekliliğine üç ve daha yukarı kalanlar ne kadar etkilenebilir. Yeni düzenlemenin kazanılmış hakları kaybettirmemesi için nasıl olması gerekir?Emekliliğine 3 veya 5 yıl kalan bir sigortalı için yeni bir geçiş süreci getirmeyecek. Öncelikle mevcut, iptal edilen geçiş hükümleri çerçevesinde bakılacak. Bunların daha geç emekli olmalarına yol açacak mekanizmayı sanıyorum bakanlık da istemeyecektir. Geçiş hükümleri arasında olanlar açısından farklılıkları giderici, eşit hukuk normları oluşturan bir düzenleme yapacak. SSK, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur emeklilerini kapsayacak bu çalışma yapılırken, Anayasa Mahkemesi'nin iptal gerekçesine bakılacak. Çalışmanın iptal gerekçesine ne derece uyduğuna bakılması ve yeniden iptal edilmemesi için bu önlemlerin dikkate alınması, göz önünde bulundurulması gerekiyor. Kişisel olarak, yeni düzenlemenin daha aleyhte sonuç doğuracağına inanmıyorum. Olsa olsa kişilerin lehine bir düzenleme yapılacaktır. Hükümet çalışanların emekliliklerinde 58-60 yaş sınırı getirdi. Ancak, şimdi de kamuda resen emeklilik dayatıyor. 50 yaşın üzerindekiler emekli edilecek. Bunlar çelişmiyor mu?Çelişiyor elbette. Resen emeklilik uygulaması aslında hükümetin, toplu iş sözleşmesine dayalı olarak çalışan kamu işçilerinin aldıkları yüksek maliyetten kurtulmak için başvurduğu bir yöntem. Bu açıdan bakıyor hükümet. Diyor ki, 'Bunlar TİS'li, sendikalı, yüksek maaş alıyorlar. O halde emeklilik süreleri dolanları resen emekli edelim. Yerine yeni işçi almayalım. Böylece tasarruf yapmış oluruz.' Tasarruf miktarı ne kadar, çalışan kişinin aldığı aylıkla, emekli olduğu tarih arasında aldığı aylık arasındaki fark kamunun tasarrufu olacak. Örneğin, diyelim ki ayda 800 milyon lira aylık alan bir kişi, emekli olduğunda diyelim 400 milyon alacak. Kamu 400 milyon lira eksik para ödemiş olacak sigortalıya. Bunun yerine yeni kişi alınmayacak ama devlet kamuda çalışacak işçileri taşeron yoluyla istihdam etme gibi bir politika izliyor.Taşeron yoluyla istihdamın özelliği ne, sendikasız olması, aşağı yukarı tümünün asgari ücret düzeyinde çalıştırılıyor olması. Aslında bu, dava konusu yapılabilir, ILO'nun bu konuyla ilgili sözleşmeleri, hukuk normları var. Bunların üzerine gidildiği takdirde sanıyorum taşeron uygulamasının da önüne geçmek mümkün. Asgari ücretle, sendikasız çalıştırma bu şekilde önlenebilir.
www.evrensel.net