Tengiz petrolünde

Tengiz petrolünde 'mutlu' son

Kazakistan kıyılarındaki Tengiz petrol yatağının ilk ürünleri, Novorossisk limanından tankerlere yüklenmeye başlandı.

Tengiz petrolünde 'mutlu' sonKazakistan petrolünü Batı piyasalarına taşıyacak olan ilk boru hattı, 4 aylık bir gecikmeyle, 27 Kasım'da tamamlandı. Rusya'nın Novorossisk limanında düzenlenen törende, 1500 kilometre uzunluğundaki boru hattı, "uluslararası işbirliğinin simgesi" olarak niteleniyor. Hattın 2.6 milyar dolarlık maliyetinin büyük bölümü, Rusya Federasyonu ile Amerikalı ve Rus petrol şirketleri tarafından karşılanmıştı. Boru hattının 40 yıllık ömrü boyunca, Rusya'ya 20 milyar dolar getirmesi bekleniyor.Ancak hattın tek getirisi Rusya'ya değil. 11 üyeli Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu (CPC) tarafından inşa edilen boru hattı, Kazakistan'ın, 15 yıl boyunca dünya piyasalarına günde 3 milyon varil petrol ihraç ederek, dünyanın en büyük üç petrol ihracatçısı arasına girme hedefinde önemli bir aşamayı simgeliyor. Kazanan bir diğer taraf ise, 1993'te projeye yatırım yapan Amerikalı petrol tekeli Chevron oldu.

Dünyanın altıncı yatağıTengiz-Novorossisk boru hattı, dünyanın altıncı büyük petrol yatağı olan Hazar'ın Tengiz yataklarından başlayarak, Kafkas dağlarının kuzeyinden geçiyor ve Rus liman şehri Novorossisk'te sona eriyor. Boru hattı, henüz tam kapasiteyle faaliyete geçmiş değil. Bunun için 1.4 milyar dolarlık harcamanın daha gerektiği kaydediliyor. Bu aşama da tamamlandığında, Tengiz-Novorossisk hattı, günde 1.3 milyon varil petrol nakledebilecek.Kazakistan'a ait olan Tengiz petrol sahasının, halen günde 270 bin varil petrol sağladığı, bu miktarın 2010'da 700 bin varile çıkacağı kaydediliyor. Bu durum, Batılı şirketler açısından, boru hattının maliyetinin bir an önce kurtarılması için, "başka sahaların petrollerini de taşıması" gerekliliğini doğurdu. Ancak şirketler diğer sahalar için bastırdıkça, bölgedeki hassas ilişkiler iyice gerildi ve hattın açılması, 4 aylık bir gecikmeye uğradı. Bu süreç, Hazar kaynaklarına egemen olma mücadelesinin, ne kadar kaygan bir zeminde sürdüğünü de gösterdi. Bu zemin, "uluslararası işbirliği" görüntüsü altındaki çekişmenin ne kadar şiddetli olduğunu da kanıtlıyor.

Rusya'nın devreye girişiABD'li Chevron, SSCB'nin dağılmasının ardından Tengiz'in işletim hakkını elde etmeyi başarmıştı. Şirket, Tengiz yatakları için ve Karadeniz'e uzanan bir boru hattı kurmak amacıyla, iki adet konsorsiyum oluşturdu. Bunlardan ilki olan Tengizchevroil, ilk birkaç yıl boyunca tökezlemedi. Chevron, bu konsorsiyumda yüzde 50 paya sahipti. Petrol yatağındaki üretim günde 25 bin varilden başlayarak istikrarlı bir biçimde yükseldi. Ancak konsorsiyum üzerindeki Rus baskısı, Rusya'nın "toparlanma süreci"ne paralel bir biçimde, giderek arttı. Rus hükümeti ve ona bağlı boru hattı tekeli Transneft, Chevron'un Rusya içinden bir boru hattı geçirerek Karadeniz'e ulaşmasına izin vermiyordu. En sonunda ABD, "uzlaşma"yı kabul etti ve 1996'da, iki Rus devi olan Lukoil ve Rosneft, konsorsiyuma sokuldu. Rus devleti de, yüzde 24'lük bir pay aldı. Ardından boru hattının inşası başladı ve üç yıldan az bir süre içinde tamamlandı.

Ali Cengiz oyunlarıBu süre boyunca, varılan uzlaşmaya rağmen gerilimler hep sürdü. Gümrük sorunları yüzünden, petrolün Rusya-Kazakistan sınırından akışı iki kez durduruldu. Rus hükümeti, uzlaşmanın kendi aleyhine olduğunu görüyordu, çünkü Tengiz-Novorossisk hattı kurulmadan önce, petrol zaten tamamen Rusya içinden ve demiryoluyla gerçekleştiriliyor, bütün nakliye gelirleri Rusya'ya kalıyordu. Buna karşılık yüzde 24'lük bir pay, hiç de iyi bir pazarlık sayılmazdı.Konsorsiyum üyeleri, bu yıl çok şiddetli bir biçimde karşı karşıya geldiler ve Rusya ile Kazakistan liderlerinin de katılacağı 6 Ağustos açılış töreni, ertelendi.

İstenmeyen karışımBu kez ABD'nin karşısındaki sorun, Rusya'nın petrolün niteliği ile "oynaması" idi. Tengiz'den çıkarılan petrol, varili uluslararası standart olan Brent'ten bir dolar daha fazla olan, kaliteli "tatlı ham petrol" idi. Ancak Rusya, boru hattı boyunca, bu petrolü daha az kaliteli Rus ham petrolüyle karıştırarak, "Ural karışımı" yapıyordu. Bu karışımın varili ise, Brent'ten bir dolar daha düşük bir bedelle satılıyordu. Kısacası Rusya, kendi ham petrolünü de ücretsiz olarak bu hattan taşıma hakkına sahip olduğunu ileri sürüyordu. Yıllarca süren tartışmaların ardından, Chevron, Rusya'yı "ikna etmeyi" başardı.

Bir de liman vergisiDaha sonraki Rus hamleleri, boru hattının son durağı olan Novorossisk üzerinden yürüdü. Kentin liman yönetimi, yargı yetkisini, boru hattının sona erdiği uzak bir sahile kadar genişletti. Böylece, hattan yüklü bir liman vergisi talep etme olanağı doğdu. Uzun pazarlıklar sonunda, "düşük" sayılabilecek bir vergi, Chevron'a kabul ettirildi.

Benzer tartışmalarla, ilk tankerin yüklenmesi 13 Ekim'e kadar ertelendi. Bu tarihte, yüklü beş tanker, Akdeniz üzerinden Avrupa rafinerilerine ulaşmak üzere, İstanbul Boğazı'na doğru yola çıktı. Geçen haftaki tören sırasında altıncı tanker yükleniyordu.Bütün bu sürecin sonunda; ABD de, Rusya da, kendilerini "galip" olarak görüyorlar. Törende Rusya ve ABD, bakan yardımcısı düzeyinde temsil edildi. Dünyanın dördüncü büyük petrol tekeli olan Chevron-Texaco adına ise, Genel Başkanı David O'Reilly bulunuyordu.Her iki taraf kendisini galip görse de, en büyük çıkarı Chevron'un sağladığı görülüyor. Petrol yatağı ve boru hattı, eski SSCB topraklarındaki en büyük yabancı yatırım niteliğinde.

Türkiye kaybetti"ABD'nin mi, Rusya'nın mı kazandığı" sorusu tartışmaya açık olsa da, "kimin kaybettiği" sorusunun yanıtını bulmak için fazla çaba harcamak gerekmiyor. Tengiz-Novorossisk hattı Bakü-Ceyhan'a alternatif değil, ama yine de petrol akışını "kuzeye" çekecek bir merkez olabilir. Türkiye ayrıca, boğazlardan geçecek petrol tankeri sayısının giderek artmasıyla baş etmek durumunda kalacak. Bu da, özellikle İstanbullular için kötü haber.
www.evrensel.net