Duvarın altındalar!

Yeni dünya düzeninin miladı sayılan Berlin Duvarı'nın yıkılışı Doğulu çocuklar için "kötü günler"in başlangıcı oldu. Ailesince terk edilen çocukların sayısı artıyor, eğitim oranı büyük ölçüde düşüyor.

Duvarın altındalar!Doğu Avrupa'da ve eski Sovyet cumhuriyetlerinde, yaşayan yoksul çocuk sayısı Berlin Duvarı yıkıldıktan sonra arttı. UNICEF'in yayınladığı 192 sayfalık rapor, çöküşün ilk 10 yılında yaşanan dramın rakamlardaki karşılığını sergiliyor.18 milyona çocuk, Dünya Bankası'nın belirlediği yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Çok sayıda çocuğun, yoksullaşan aileleri tarafından sokaklara terk edildiği ya da evlatlık verildiği de belirtiliyor. Bu ülkelerde yaşanan "kapitalizme geçiş"in 10 yıllık faturasının, yoksulluğun ani biçimde artması olduğu da ifade ediliyor. Ancak, öncesi için bir "yoksulluk" kaydı olmaması, somut bir karşılaştırmayı imkânsız kılıyor.

Büyük eşitsizlik Yoksul çocukların, çok büyük bir çoğunluğu eski Sovyet cumhuriyetlerinde yaşıyor. İki milyon yoksul çocuk da Doğu Avrupa'da... Moldova, Ermenistan, Kırgızistan ve Tacikistan'da çocukların büyük çoğunluğu yoksul. Rapora dahil edilen 27 ülkede, çocukların durumunda büyük bir eşitsizlik yaşandığı da belirtiliyor. Raporda yer alan tek olumlu veri ise, çocuk ölümlerinde yaşanan kısmi düşüş. Ancak, UNICEF Görevlisi Carol Belamy, milyonlarca insanın yoksulluk ve hastalıkların pençesinde yaşamaya devam ettiğini de ekliyor.

Aile de etkilendiRaporda, söz konusu ülkelerde 108 milyon olan çocuk sayısında yüzde 13 düşme yaşandığı da ifade ediliyor. Bu, doğum sayısında ve evliliklerde yaşanan azalmaya bağlanıyor. İlgili bir başka veri de, evlilik dışı çocukların sayısının ikiye katlanması.Raporda, çocuklarını evlatlık veren ailelerin sayısının sürekli arttığı da ifade ediliyor: "Belarus'ta evlatlık verilen çocuk sayısı 1989-1999 yılları arasında yüzde 160 arttı. Çocukevlerine bırakılan küçük yaşta çocukların sayısında da yüzde 170 artış yaşandı."Raporda, söz konusu 27 ülkenin sağlık sistemlerinde de 10 yılda büyük bir boşluk oluştuğu vurgulanarak, eğitim standardının da düştüğü, 15-18 yaş arası çocukların yarısının bile ortaöğrenimini sürdüremediği dile getirildi. Ortaöğrenime devam edenlerin oranı 1991 öncesi üçte iki oranındaydı.
www.evrensel.net