Hepsi Allah'a emanet!

Yapılan kurumun niteliği öne sürülerek cami inşaatları için hiçbir yasal ve teknik zorunluluk önemsenmiyor. Sonuç, rüzgarla devrilen onlarca minareler ve yüzlerce hasarlı cami...

Hepsi Allah'a emanet!Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, yurt genelinde yapımı devam eden camilerin yüzde 81'inin ruhsatsız olduğunu, yüzde 55'nin de mimari projesinin bulunmadığını söyledi. Bazı camilerin minarelerinin çıkan fırtınalarda yıkılması ve can kaybına neden olması üzerine, bu yapıların inşaat kurallarına uygun inşa edilip edilmediği tartışılırken Yılmaz, "Özel ve tüzel kişilerce yaptırılan camiler, başta imar mevzuatı olmak üzere tüm işlemlerden muaf olduklarını zannettiklerini ve inşaat yapım ruhsatı alma gereğini bile duymadıklarını" söyledi. Yılmaz, Diyanet'in yaptığı bir araştırmaya göre, yurt genelinde yapımı devam eden camilerin yüzde 81'inin ruhsatsız olduğunu, son yıllarda yapılanların yüzde 55'inin mimari projesinin bulunmadığını, yüzde 64.4'ünün ise betonarme projesinin olmadığını belirterek, "Afet bölgelerinde camilerin yüzde 82.2'si de yönetmeliğe uygun inşa edilmiyor" dedi.

Özensiz ve yanlış"Minarelerin Yapımında Uygulanacak Esaslar" ve "Yapımı Devam Eden Cami İnşaatlarında Alınması Gereken Tedbirler" konusunda daha önce bir genelge yayınladığını hatırlatan Yılmaz, şunları kaydetti: "Camileri yaptıran gerçek ve tüzel kişiler, projeleri hayır işi kapsamında ücretsiz veya çok cüzi ücretle yaptırmakta olduğundan, projelere, hazırlayanlar tarafından gerekli özen gösterilmiyor. Ayrıca, başka bir yerde uygulanmış herhangi bir projeyi caminin yapılacağı arsaya uyarlamak suretiyle çok basit veya yanlış bir proje ile inşaata başlanıyor, bu şekilde de bitiriliyor. Gerçek ve tüzel kişiler, inşa ettikleri yapının cami olması nedeniyle başta imar mevzuatı olmak üzere hukuki tüm işlemlerden muaf olduklarını zannetmekte, yapım ruhsatı alma gereği bile duymamaktadırlar. Bu konuda belediyelere ve birçok kuruma görev düşmektedir. Ancak, belediyeler ve kurumlar görevini yerine getirmemektedir".

Yaşamı tehdit ediyorYılmaz, minarelerin genelde herhangi bir hesabı ve projesi olmadan inşa edildiği, yapım sırasında fen ve sanat kurallarına uyulmadığı, rüzgar, fırtına ve deprem karşısında yapı güvenliğinin bulunmadığını, bu yüzden de can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürdüğünü kaydetti. Yılmaz, "Minarelerin rüzgar, fırtına ve depreme karşı mukavim olabilmesini temin bakımından projelendirilmesi ve inşaası esnasında diğer yapılardan daha çok özen gösterilmesi gerekir" dedi.Ankara, İzmir, Kayseri, Antalya, Muğla ve Karaman'da çıkan fırtınada yıkılan toplam 13 caminin inşaat ruhsatlarının bulunmadığını bildiren Yılmaz, 17 Ağustos Marmara, 12 Kasım Düzce, Çankırı-Ankara, ve Afyon-Konya depremlerinde 1304 caminin hasar gördüğünü, 881 minarenin de yıkıldığını söyledi. Diyanet'in, cami yaptırmak isteyen dernek, şahıs ve belediyelere, projeleri ücretsiz verdiğini belirten Yılmaz, bundan böyle camilere açılış izni verilmeden önce caminin iskan müsaadesinin alınıp alınmadığının belgelendirilmesinin isteneceğini söyledi.

Bilim ve teknikİnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Mehmet Karcı da "minarelerin, Allah'a emanet edildiğini" söyledi. Karcı, "İnşaat biliminin geldiği bu noktada, insanların her şeyi Allah'a havale etmek yerine, bilimin ve tekniğin gerekliliğini yerine getirmeleri lazım" dedi.Cami yapımında teknik ve bilimsel olanaklar gözardı edilerek, işi "Allah'a emanet etmenin" hiçbir geçerli mantığı olamayacağını ifade eden Karcı, "Allah'ın evini Allah korur, mantığının yanlış olduğu apaçık ortada. Üstelik, Ramazan ayı gibi özel bir zamanda yaşanan bu sıkıntıların devam etmemesi için gerekli önlemlerin alınması lazım" diye konuştu.
www.evrensel.net