Geleneksel OHAL sürgünü

Kamu emekçilerinin sendikal çalışmalarına OHAL sürgünle yanıt veriyor. 2001 yılı içerisinde 8'i Eğitim-Sen yöneticisi olmak üzere toplam 13 kamu emekçisi sürgün edildi.

Geleneksel OHAL sürgünüŞerif KarataşTunceli'de sendikal mücadele sürgünlerle durdurulmak isteniyor. Eğitim-Sen Tunceli Şube Başkanı Murat Polat, son Anayasa değişikliğiyle birlikte bölgede yaşanan hak ihlallerinin bir nebzede olsa gerileyeceğinin umulduğunu ancak, 11 Eylül sonrasında esen savaş rüzgârlarının bu beklentiyi boşa çıkardığını söyledi. Polat, 2001 yılı içerisinde 8'i Eğitim-Sen yöneticisi olmak üzere toplam 13 eğitim emekçisinin değişik illere sürgün edildiklerini belirtti. Sürgünlerin gerekçesinin OHAL'de yapılan sendikal çalışmalar olduğunu dile getiren Murat Polat, "Sürgün edilen üyelerimiz, daha iyi, daha kaliteli bir eğitim ve ülkenin demokratikleşmesini isteyen üyelerimizdi" dedi. OHAL'in kesinlikle kaldırılmasını istediklerini belirten Polat, yapılan her basın açıklamasından sonra sendika yöneticileri haklarında soruşturmalar başlatıldığını söyledi. Polat, geçen yıl 1 Aralık'ta yapılan iş bırakma eyleminden dolayı birçok üyelerine yönelik soruşturmalar açıldığını; bu yüzden Nazmiye ve Mazgirt ilçelelerinde birçok emekçinin yargılandığını belirtti. Tunceli Valisi'nin tutumunu da eleştiren Polat, sendikaları ve demokratik kitle örgütlerini "yasadışı örgütler" olarak gösterdiğini ifade etti.

Yıldırma politikasıSürgünlerin sağlık emekçileri üzerinde olumsuz etkiler yarattığını belirten SES Tunceli Şube Başkanı Hasan Toprak ise, sendikalarına üye bir sağlık emekçisinin sürgün edildiğini açıkladı. Toprak yaşanan sürgüne OHAL'in gerekçe gösterildiğini belirterek, sürgünlerin sistemli bir yıldırma politikası olduğunu söyledi. Tunceli'de sendikal örgütlenmeden rahatsızlık duyulduğu belirten Toprak, örgütlenmenin sürgünlerle durdurulmak istendiğini de belirtti.

Sürgüne karşı mücadeleTarım Orkam-Sen Tunceli Şube Başkanı Hıdır Demir, siyasi iktidarın örgütlü toplumdan korktuğu için sürgün politikalarının uygulandığını kaydetti. Hak ve demokrasi mücadelesinde sürgünlerin ve baskıların yaşanabileceğini bildiren Demir, baskı ve sürgünlere karşı sendikaların, meslek örgütlerin ve emekten yana siyasi partilerin mücadelelerini birleştirmek zorunda olduklarını belirtti. Demir, sürgünlerin çağdışı bir uygulama olduğunu ifade etti.Tüm Bel-Sen Tunceli Şube Başkanı Mazlum Doğan, geçen yıl 1 Aralık'a kitlesel olarak katıldıkları için 26 üyelerine yönelik soruşturma açıldığını kaydetti. Kendisiyle birlikte 6 sendika yöneticisine soruşturma açıldığını ve 3 kişinin sürgün edildiğini bildirdi.

Genel merkeze eleştiriKESK Tunceli Şubeler Platformu olarak, sürgünler karşısında, OHAL ve keyfi uygulamalar karşısında; kitlesel eylemler yaptıklarını, coplu, köpekli, panzerli saldırılara maruz kaldıklarını söyledi. KESK'in sürgünler karşısında emekçilerin tepkilerini alanlarda birleştirmediğini kaydeden Doğan, "Bölgede ve kısmen diğer illerde yaşanan sürgünler karşısında, konfederasyonumuz yaşanan sürgünleri kanıksamış bir havada.
www.evrensel.net