Primlerin gaspına tepki

Primlerin gaspına tepki

Hükümetin ayçiçeği, zeytinyağı ve pamukta teşvik primini kaldırması üreticilerin tepkisine neden oldu.

Primlerin gaspına tepkiSinan AramanHükümetin ayçiçeği, zeytinyağı ve pamukta teşvik primini kaldırması üreticilerin tepkisine neden oldu. Bakanlar Kurulu'nun ayçiçeği, zeytinyağı ve pamuğa yönelik primleri kaldırmasını "Yabancı sermayeye tam teslimiyet" olarak değerlendiren üreticiler, hükümetin IMF, DB, ABD ve Avrupa'nın çıkarları için değil Türkiye tarımı için karar almasını istediler. Cumhurbaşkanın veto ettiği Tütün Yasası'nın hiç değiştirilmeden Meclis'te görüşülmesini "üzücü bir gelişme" olarak değerlendiren Adana Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Ayhan Barut pamuk, zeytinyağı ve ayçiçeğine yönelik teşvik pirimlerinin kaldırılmasının ise "başlı başına bir facia" olarak tanımladı. "Türkiye'nin yağ ihtiyacı var diyorlar. Bu ne perhiz ne lahana turşusu! Pamuk, ayçiçeği ve zeytinyağı üreticisi ne yapacak? Özellikle pamuk hem tekstil hem de konfeksiyon sektörünün hammaddesi. Pamuk üretiminin düşmesi bu sektörleride vuracak. Üstelik pamuğun çiğidinden de yağ elde ediliyor. Aslında devlet verdiği teşvik primlerinin karşılığı fazlasıyla alıyordu. Çiftçi teşvik primi karşılığı spotaj ve vergi ödüyordu. Yani üretimi kayıt içine alınıyordu" diyen Barut hükümetin bu kararıyla birlikte üretimin büyük oranda düşeceğini ifade etti. "Çiftçinin hali her geçen yıl daha kötüye gidiyor. Bu uygulamalara karşı ortaya konan tepkiler yetersiz. Herkes açıklama yapıyor. Bunlarla yetinilmemeli" şeklinde konuşmasını sürdüren Barut, tarım kesiminin ortak bir platform etrafında eyleme geçmesi ve sokağa çıkması gerektiğini söyledi.

Çiftçinin zebanisi! "Bababalarımız, dedelerimiz 250-300 kilo pamuk üretimiyle evini yapardı, oğlunu evlendirirdi, traktörü yenilerdi, herşey düzene binerdi. Şimdi babalarından bu işi devralan üneticilerimiz verim arttırarak 600 kiloya çıkardılar. Üretimi üst seviye taşıdılar. Ama 1 yılı zor geçiriyorlar" diyerek çiftçinin geldiği durumu özetleyen Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Şahin Tekin, pamukta dünya çiftçisinden verim bakımından önde olunmasına ve en iyi randımanın alınmasına rağmen hükümetin tarıma yönelik politikaları nedeni ile çiftçinin zor günler geçirdiğini kaydetti. Tekin, "Yunanistan'da pamuğa 25 cent prim veriliyor. Bizim sanayicilerimiz serbest bölge Çerkezköy aracılığıyla vergisiz bir şekilde oradan alıyorlar. Amerika Senatosu pamuk, mısır, soyaya destek için bütçesine 26 milyar dolar koyuyor. Avrupa'da da üreticiler aynı şekilde destekleniyor. Avrupa kendi çiftçisine bütün kapıları açarken, bizim hükümet ise Avrupa, IMF istedi diye "Sübvansiyon yok" diyor. Bunun neticesinde bugünkü hükümet Türkiye'deki çiftçinin zebanisi olurken, dışardaki çiftçinin de yardımcısı oluyor" şeklinde konuşmasını sürdürdü.

Ne efendisi!.. Başbakan Ecevit'in bütün bunların üstüne çıkıp "Köylü milletin efendisi" demesine öfkelenen Tekin, "Ne efendisi! Köylü kaderi ile başbaşa bırakılmış durumda. Reel sektör diye tutturmuşlar. Emekli yaşayamaz halde, memurun ve işçinin hali ortada. Esnaf perişan. Çiftçi çekilmiş piyasadan. Herkes isyanda. Bu üç arkadaş sarılmış biribirine alternatifimiz yok diye orayı terketmiyorlar" dedi. Pamuğunu, fındığını, tütünü kullanamayan Türkiye'nin yabancı sigara cennetine dönüşmesine, şeker ithal edilirken, yerli şeker üretimine desteği yasaklanmasına anlam vermekte güçlük çektiklerini dile getiren Tekin, "Aklıbaşında uygulamalar değil bunlar. Biz kendi ülkemizde esir yaşıyoruz. Bayrağmız dalgalınıyor ama ekonomik yönden IMF teslim olmuş durumdayız. Ziraat Bankası ve hükümet her ay IMF'ye rapor veriyor" dedi. Bakanlar Kurulu'nun aldığı karalarlarla ilgili öncelikle oda başkanları ile toplanıp bir basın açıklaması yapacaklarını bildiren Tekin, Ramazan'dan sonra Akdeniz Bölgesinde 8 vilayetin oda başkanları ile toplantı yapıp durumu değerlendireceklerine ve ne yapacaklarına karar vereceklerini söyledi.

'Beklentimiz kalmadı'"Bu hükümetten artık hiç bir beklentimiz yok. Çiftçiyi köyüne hapsettiler. Derviş, ABD tarafından bunun için gönderildi. ABD elindeki tarım stoklarını eritmek için Türkiye bu uygulamaları dayatıyor" diyerek tepkisini dile getiren Ceyhan Ziraat Odası Başkanı Mehmet Doğan, hükümetin bu kararlarla çiftçiye "Allah rahmet etsin" demek istediğini söyledi. Hükümetin yabancı sermayeye hizmet ettiğini vurgulayan Doğan, bu hükümetin çiftçiyi tamemen bitirdiğini sözlerine ekledi.

Ekim alanları daralırAdana Ticaret Borsası Başkanı Fethi Coşkuntuncel, pamuğun geçen yıl da, bu yıl da maliyetinin altında satıldığını ve çiftçinin primle ayakta durmaya çalıştığını belirterek, "Bunun kaldırılması ekim alanlarını daraltır" dedi. Coşkuntuncel, pamuğun ekim ve hasadının iki yılı kapsadığını, Mart`ta ekilen ürünün Eylül`de toplandığını ve hasadın Şubat sonuna kadar devam ettiğini belirterek, "Bu nedenle 2002 yılında da prim uygulaması devam etmelidir" dedi. Coşkuntuncel, alınan kararın yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi. Coşkuntuncel, şöyle devam etti: "Mevcut haliyle üretimimiz ihtiyacı karşılamazken tasarruf tedbirleri gerekçe gösterilerek alınan karar üreticiye (pamuk ekme) demekten başka birşey değildir. Ayrıca, daha önce alınmış karar nedeniyle devlet ciddiyetine de gölge düşer."

Gözden geçirilmeliMerkez Seyhan İlçesi Ziraat Odası Başkanı Süleyman Girmen ise alınan kararla Türkiye`nin pamukta tamamen dışa bağımlı hale getirileceğini belirtti. Girmen, pamuğun sadece tekstil sektörünün değil, gıdadan, yem sanayiine kadar birçok sektörün hammaddesi olduğuna dikkati çekerek, primin kaldırılmasının, üreticiyi pamuk ekiminden tamamen uzaklaştıracağını söyledi. Pamuğun yarattığı istihdam açısından da önemli ve stratejik bir ürün olduğunu, alınan kararın ise Yunanistan üreticisini sevindireceğini ifade eden Girmen, şöyle konuştu: "Türkiye, pamukta tamamen dışa bağımlı hale getiriliyor. Son yıllarda üretici zaten pamuktan kaçıyordu. Üretime devam edenlerin tek gerekçesi ise prim ödemesiydi. Bu yıl pamuğu maliyetinin altında satan üreticinin umudu da yine primdi."Girmen, tekstil sektörünün dışa bağımlı olarak bu işi vyürütemeyeceğini, maliyet artışlarının üretime, dolayısıyla da tüketiciye yansıyacağını ifade ederek, alınan kararın geç kalınmadan yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini kaydetti.
www.evrensel.net