Artık eylem zamanı

Artık eylem zamanı

Emek Platformu tarafından düzenlenen bölge toplantılarının üçüncüsü İzmir'de yapıldı.

Artık eylem zamanıEmek Platformu tarafından düzenlenen bölge toplantılarından üçüncüsü önceki gün İzmir'de gerçekleştirildi. Atatürk Spor Kompleksi Konferans Salonu'nda yapılan ve 500'ü aşkın emekçinin katıldığı toplantıda, bütçe ve hükümetin politikaları konusunda söylenecek olan her şeyin söylendiği, emek örgütlerinin artık kitleleri harekete geçirerek sonuç alıcı eylemlere yönelmesi gerektiği vurgulandı. IMFprogramına karşı Emek Programı'nın geliştirilerek iktidara taşınması gerektiği ifade edilen toplantıda sık sık slogan atan emekçiler, genel greve gidilmesini istediler."2002 Bütçesi ve Emek Platformu Alternatif Programı"nın tartışıldığı toplantı salonuna "İşçi, memur el ele, genel greve", "Genel grev, genel direniş", "Yaşasın sınıf dayanışması", "Aktif işçisi yalnız değildir" sloganları ile giren direnişteki TÜMTİS üyesi Aktif Dağıtım işçileri, emekçiler tarafından alkış ve sloganlarla karşılandılar.

1 Aralık çağrısıEmek Platformu Dönem Sözcüsü ve TTB Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Vatansever'in toplantıyı açış konuşmasının ardından kürsüye gelen Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Aziz Konukman, 2002 bütçesinde devletin topladığı vergilerle borç faizini karşılayamadığına dikkat çekerek, bunun ise "Vatandaş senden vergi alırım ama sana geri döndürmem" demekle eşanlamlı olduğunu vurguladı. Konukman'ın ardından kürsüye gelen Türk Tabipleri Birliği 2. Başkanı ve Emek Platformu Dönem Sözcüsü Metin Bakkalcı, ülkede ne olup bittiğinin artık herkes tarafından çok iyi bilindiğini belirterek, son 20 yıldır uygulanan politikalarla her türlü eşitsizliğin artarak maddi ve manevi değerlerin yok edildiğini söyledi. Bu tablonun sadece Türkiye'de değil dünyanın her yerinde yaşandığına dikkat çeken Bakkalcı, "Bu böyle gidemez. 1999 yılında bir araya gelen emek örgütleri hayatın bu dayatması sonucu bir araya geldiler. Artık yeter diyorsak, bu tabloyu değiştirmek için herhangi bir eylemden çok öte bir şeyler yapmalıyız. Artık ortaya çıkardığımız Emek Programı'nı iktidara taşıyıp taşımayacağımıza karar vermeliyiz" diye konuştu. 1 Aralık'ta bu programın yaşama geçmesi için çoluk çocuk, genç yaşlı demeden kitlesel bir şekilde miting alanının doldurulması gerektiğine işaret eden Bakkalcı, "1 ve 2 Aralık'ta yapacaklarımız bu programı nasıl iktidara taşıyacağımızın göstergesi olacak" dedi.

Söz bittiTürk-İş Teşkilatlandırma Sekreteri Çetin Altun ise ülkenin ürettiğinden çok tüketen bir toplum haline getirildiğini belirterek, ülkeyi yönetenlerin çizdiği tüm pembe tablolara rağmen ülkenin uluslararası sermayenin açık pazarı haline getirildiğinin artık net bir şekilde görülebildiğini söyledi. Köy Hizmetleri ve diğer kapatılması düşünülen kamu kuruluşlarının kapatılmalarının kaosa yol açacağını aktaran Çetin, işçi ve emekçiler olarak safları sıklaştırarak faturanın emekçi halka kesilmesine izin verilmeyeceğinin altını çizdi. Konuşmasına "Söz yalama olmuştur. Bundan sonra yapılacak şey eylemdir" diye başlayan Hak-İş Genel Sekreteri Hüseyin Tanrıverdi, 1 Aralık'ların ve peşinden gelecek eylemlerin içinin doldurulması durumunda başarılı olunabileceğine dikkat çekti. Tanrıverdi'nin ardından söz alan DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, yaşanan sorunların 24 Ocak kararlarıyla başlayıp 12 Eylül darbesiyle devam eden sorunların bir devamı olduğunu kaydetti. Toplumun öncüsü iddiasında olan emek örgütleri olarak toplumsal muhalefeti yönetmek ve ülkenin önünü açmak sorumluluğuyla karşı karşıya olduklarının altını çizen Çelebi, "Bizi eyleme davet ediyorlar. Davetleri kabulümüzdür. 1 Aralık'a da 2 Aralık'a da genel grev ve direnişe de hazırız" diye konuştu. "İşçi, memur el ele, genel greve" sloganıyla kürsüye gelen KESK Genel Başkanı Sami Evren, Diyarbakır'da yapılan toplantıda Emek Platformu'nda eksikliği hissedilen demokratik açılımların bir boyutunun Kürt emekçileriyle paylaşıldığını belirterek, "Bu salonlar 1 Aralık ve ondan sonraki mücadelenin yönteminin tartışıldığı yerler oluyor. Örgütsüz kesimleri de programla bütünleştirmeliyiz. Onların da sesi olmalıyız. Yoksulların yaşadığı varoşlarda 1.5 milyon işsizle buluşmalıyız. Her türlü eylem bunların yaptıklarına karşı meşrudur" dedi. TMMOB Genel Başkanı Kaya Güvenç ise Emek Programı'nın Kürt sorunu, OHAL'in kaldırılması,çiftçi ve esnafın sorunlarını kapsayan bir hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Güvenç, sorunun iktidar sorunu olduğunu kaydetti.mekçileri 1 Aralık eylemine çağırdı.
www.evrensel.net