Siyanüre bakan desteği

Siyanüre bakan desteği

Bergamalı köylülerin 10 yılı aşkın süredir devam eden mücadelesine, mahkemelerin aleyhinde verdiği kararlara rağmen, siyanürcü şirket hâlâ Bergama topraklarında.

Siyanüre bakan desteğiRojda İldanMahkeme kararlarına rağmen, eski adı Eurogold olan Normandy'nin '1 yıllık deneme üretimi' adı altında Bergama'da siyanürle altın çıkarmaya başlamasının ardındaki ilişkiler ortaya çıkıyor. Ege Üniversitesi, Türk Tabipler Birliği ve onlarca bilim insanının eksik olduğunu söylediği, TMMOB' nin da 'Başbakanlık güdümlü' olarak nitelediği TÜBİTAK raporunun hazırlanmasının ardından, Avustralyalı bakanlar, Türkiye'deki meslektaşlarına 'rica' mektupları yolladılar. 2000 yılının Ocak ve Şubat aylarında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer, Dışişleri Bakanı İsmail Cem ve Çevre Bakanı Fevzi Aytekin'e gönderilen bu mektuplarda Avustralyalı bakanlar, "Mahkeme kararından sonra ısmarlanmış olan TÜBİTAK raporu"nun ışığında Bergama'da altın çıkarılabileceğini belirtiyor ve "Eurogold'un izin belgelerinin en kısa zamanda verilmesi için yardımınızı esirgemeyeceğinize güveniyorum" ifadelerini kullanıyorlar. Bakanların mektuplarından kısa bir süre önce Avustralya Başbakanı Türkiye'ye gelerek Ecevit ile Eurogold'un geleceği üzerine 'sohbet' etmiş, 5 Nisan 2000'de de Başbakanlık, kamu kuruluşlarına siyanürle altın çıkarılabileceği yönünde bir yazı yollamıştı. O zamana kadar Eurogold adını kullanan Normandy, hükümetin mahkeme kararlarına rağmen yürüttüğü bu hızlı çalışmalar sayesinde, Mayıs 2001'de, tam da Avustralya Dışişleri Bakanı Alexander Downer'ın İsmail Cem'den istediği gibi "1 yıllık deneme üretimi"ne başlamıştı.

Nedeni mektuplarmışDanıştay 6. Dairesi'nin 1998 yılı sonlarında Eurogold aleyhine karar vermesinden, 2001 Mayısı'nda şirketin mahkeme kararlarına rağmen siyanürlü altın üretimine başlamasına kadar geçen zaman içinde olup bitenler yavaş yavaş gün ışığına çıkıyor. Hükümetin yargı kararlarına rağmen Eurogold için çalışmasının nedeni, Avustralyalı bakanların ricalarıymış. 1998'de mahkemenin şirket aleyhine son kararı vermesinin ardından Eurogold bir türlü bölgeyi terk etmedi. 1999 Ekimi'nin ortalarında Madencilikten Sorumlu Devlet Bakanı Edip Safter Gaydalı bir açıklama yaparak, mahkeme kararını değiştirmek için TÜBİTAK'a yeni bir rapor hazırlattıklarını söyledi. TÜBİTAK Raporu hazırlandı. Başbakanlık da TÜBİTAK ve Çevre Bakanlığı'nın raporlarına dayanarak, 5 Nisan'da kamu kuruluşlarına bir yazı yolladı ve Bergama'da siyanürle altın çıkarılabileceğini belirtti. Bu kararın ardındaki nedenin, Avustralyalı bakanların ricaları olduğu bu mektuplarla ortaya çıkıyor. Mektuplar Türkiye'nin Avustralya tarafından 'altın' için bombardımana tutulduğunu gösteriyor. Avustralya Başbakanı'nın Türkiye'yi ziyaret ederek, Ecevit'ten "Eurogold'a çözüm bulmasını" istemesinin ardından yollanan mektuplarda, Türkiyeli bakanların Avustralyalı meslektaşlarınca topa tutulduğu görülüyor. Avustralya, Endüstri, Bilim ve Tabii Kaynaklar Bakanı Nick Manchin 21 Ocak 2000'de Başbakan Yardımcısı ve Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer'e, Avustralya Çevre Bakanı Robert Hill 21 Şubat 2000'de Çevre Bakanı Fevzi Aytekin'e, Avustralya Dışişleri Bakanı Alexander Downer da 17 Şubat 2000'de Dışişleri Bakanı İsmail Cem'e birer mektup yolladılar.

İlgiyle izliyorlar!Nick Manchin'in Ersümer'e yolladığı mektupta, Avustralyalı bir şirket olan Normandy Madencilik'in Bergama'daki altın madenini işletme izninin geri verilmesi için hükümetle temas içinde olduğu belirtiliyor ve "iznin, en kısa zamanda verilmesi için" Ersümer'in desteği isteniyor.Mektubunda, "Mahkeme kararından sonra, ısmarlanmış olan TÜBİTAK raporu madenin işletilebileceği yönündeydi. Türk hükümetinin madene yeniden izin belgesi verebileceğini anlıyoruz. Bunun bir an önce yapılması için desteğinizi rica ediyorum" diyerek yargı kararlarının hiçe sayılmasını isteyen Nick Manchin, mektubunun sonunda toprakların verimsizleşmesine, insanların ölmesine neden olan siyanürle çıkarılacak olan altının Türkiye'ye sağlayacağı 'kazançları' anlatıyor ve şu imalı ifadeyi kullanıyor: "Bu fırsatla ülkenizin iki trajik depreme rağmen gelişme yönünde ilerlemelerini ilgiyle izlediğimi belirtmeliyim."

'Önde gelen altın üreticisi'Bakanlara yollanan diğer mektupların içerikleri de yukarıdakine benziyor. Avustralya Çevre Bakanı Robert Hill, Fevzi Aytekin'e yolladığı mektupta ek bilgi veriyor ve "Madenin işlemesi bundan sonra İzmir mahkemesinin altın üretiminde kullanılan 'Sodium siyanür' konusunu sorgulayan bir kararı nedeniyle durdurulmuş. Altın madenciliğinde siyanür kullanımı bütün dünyada yaygındır" diyerek Aytekin'i aydınlatıyor! Normandy'nin Avustralya'nın en önde gelen altın üreticisi olduğunun hatırlatıldığı mektupta, gerekli ilginin gösterileceğine olan inanç dile getiriliyor.

Deneme izni istediAvustralya Dışişleri Bakanı Alexander Downer'ın İsmail Cem'e yolladığı mektupta ise, "Normandy projeye başlamak için gerekli izinleri almış olmasına ve Türkiye'ye 100 milyon dolardan fazla yatırım yapmış olmasına rağmen dava yüzünden engellenmektedir" deniyor. Downer mektubunda, "Kararın ardından Başbakanlık'ın Danıştay'dan açıklama istediğini ve TÜBİTAK'a bir rapor ısmarladığını" belirtiyor ve bunların şirkete deneme izni verilebileceğini gösterdiğini söylüyor. Madenin Türkiye'ye 'büyük' kazançlar sağlayacağının ifade edildiği mektupta, bu yatırımı başka yatırımların izleyebileceği müjdesi (!) veriliyor. Mektup, "Eurogold'un izin belgelerinin en kısa zamanda verilmesi için yardımınızı esirgemeyeceğinize güveniyorum" ifadesi ve yeni yıl için iyi dileklerle sonlanıyor.

İstek yerine getirildiAvustralyalılar Türkiyeli meslektaşlarına duydukları güvenin boşa olmadığını, mektupları yolladıktan kısa bir süre sonra anladılar! Ocak 2000'de TÜBİTAK raporunun hazırlanmasının ardından, Başbakanlık kamu kuruluşlarına bir yazı yollayarak "Siyanürlü altın çıkarılabilir" iznini verdi. Hükümet, 2001 yılında da siyanürle altın arama çabalarını sürdürdü: Başbakalık Müsteşar Yardımcısı Füsun Koroğlu, 4 Ocak'ta Meclis'te "Türkiye'deki altın madeni rezervi ve altın maden işletmeciliğinde karşılaşılan sorunlar" konulu bir brifing verdi. Eurogold, Danıştay kararından sonra Başbakanlık'a şikâyette bulunarak, 300 milyon dolarlık tazminat isteme hakkı olduğunu iddia etti. Türkiye'yi 'ziyaret' eden Normandy Madencilik Grubu Başkanı Robert Champion da "Türkiye'ye güveninin devam ettiğini" söyledi.Başbakan Bülent Ecevit, kamuoyuna açıkladığı bir raporla, Türkiye'de 70 milyon dolarlık altının işlenmeyi beklediğini duyurdu. Başbakanlık raporunda, Danıştay kararının "yabancı sermayenin gelişimini olumsuz etkilediği" söylendi ve "yaşama hakkı" savunularak alınan Danıştay kararının "Türkiye'nin itibarını zedeleği" iddia edildi. Bu yoğun çalışmaların ardından Eurogold, ismini değiştirdi ve o güne kadar şirketin ortağı olan Normandy Madencilik'in ismini kullanmaya başladı. Bu isim değişikliğiyle birlikte, altın çıkarma faaliyetine de başladı. Avustralya Dışişleri Bakanı Alexander Downer'in "1 yıllık deneme üretimi" izni isteği, hükümetin mahkeme kararlarına rağmen yürüttüğü hızlı çalışmalar sayesinde Mayıs 2001 tarihinde gerçekleşti.
www.evrensel.net