Bolivya hükümeti ateşle oynuyor

Bolivya hükümeti ateşle oynuyor

Jorge Quiroga hükümeti koka üreticilerine, emeklilere, işçilere ve yerlilere savaş açtı. Ancak, her alanda demokrasi için sesini yükselten halk, hak gasplarına izin verecek gibi görünmüyor.

Bolivya hükümeti ateşle oynuyorBolivya, dünyada kokainin hammaddesi koka bitkisinin yetiştirildiği üç ülkeden biri. Diğer iki ülkenin, Kolombiya ve Peru'nun aksine ABD Dışişleri Bakanlığı'nın "terörist örgütler" listesinde Bolivya'nın ismi geçmiyor. Ülkede ABD eliyle yürütülen uyuşturucu politikası tümüyle önlenebilir olduğu halde, ayaklanmaya yol açabilecek şiddetli bir fırtınanın tohumlarını ekiyor. Washington'daki ikiyüzlüler, belki de ileride tüm ülkeye "terörist" damgası vurmak üzere ülkedeki gelişmeleri şekillendirmeye çalışıyor.

Değişen bir şey yokYıllar önce askeri darbe ile başa gelen General Hugo Banzer'in iktidardan düşmesi, bu yoksul Güney Amerika halkının demokrasiyi, adaleti ve insan haklarını yeniden canlandırma konusunda umutlanmasını sağlamıştı. Bolivya'daki tek İngilizce haberler muhabiri AP adına çalışan Peter McFarren'ın, Bolivya rejimiyle kişisel çıkar çatışmalarının gazetelerde yer alması üzerine istifa etmek zorunda kalması da bu umutları diri tutmuştu. Ne var ki, ne Banzer diktatörlüğünün sona ermesi ne de yozlaşmış bir gazetecinin gözden kayboluşu Bolivya'da bir değişime yol açtı.

Talepler aynıBolivya halkının her kesimi ülkeye demokrasi getirmek istiyor. Yerliler eşit haklar ve özerklik istiyor. Koka üreticileri, kendi ülkelerinin belirlediği, yani ABD tarafından dayatılmayan bir politika istiyor. Ülke nüfusunun çeyreğini oluşturan emekliler hükümetin ülke bütçesini sonu gelmeyecek bir uyuşturucu savaşına harcadığını söyleyerek maaşlarının kısılmasını protesto ediyor. Şehirdeki sendikalar gerçekleştirdikleri protesto eylemlerine katılım için kırsal çiftçilere çağrı yapmayı sürdürüyor. Halk, Bolivya sularının Şili'deki bakır madenlerine satılmasına ısrarla karşı çıkıyor; doğal kaynakların özelleştirilmesine yol açacağı ve Bolivyalıları özel şirketlerden su satın almak zorunda bırakacağı için. Öğretmenler ve öğrenciler de benzer biçimlerde, Bolivya'nın gayrımeşru hükümetine ve Kuzey'den gelen baskılara tepkili. Bir başka deyişle, Devlet Başkanı Jorge Quiroga yönetimindeki rejime, halkın tüm kesimlerinden sesler yükseliyor; askeri güçler ve ABD yönetimi dışında herkesten.

"Toprak yasası uygulansın"Önceki hafta, ülkenin ortasında yer alan Chapare bölgesinde yer alan geniş otoyolda üç köylü, Bolivyalı askerler tarafından vurularak öldürüldü, on sekiz köylü de mermiyle yaralandı. Çiftçiler ve köylüler bir süre önce, geçen sene imzalanan fakat şu anda uygulanmayan toprağın kullanılmasına dair anlaşmaların (INRA yasaları) yürürlüğe konulması, böylece ABD'nin dayattığı yok etme programının ortadan kaldırılması talebiyle karayollarını kuşatmaya başlamıştı. Çiftçilerin yürürlüğe konulmasını istediği INRA yasaları, toprakların köylülerin, çiftçilerin, yerlilerin ve göçmen işçilerin yararına yeniden bölüştürülmesini öngörüyor. 4000 ordu taburu, ülkenin en ana geçiş yolu olan Cochabamba-Santa Cruz otoyolunu kapatan silahsız çiftçileri engellemek için harekete geçirildi. Askerler ve polis memurlarına karşı yaşanan üç saatlik şiddetli direnişi kazanan üreticiler, taleplerine kulak asılmaması halinde tavırlarını sertleştirerek silahlanacaklarını ve petrol sahalarını ve elektrik istasyonlarını ele geçireceklerini açıkladılar. Eterazama şehri koka üreticisi lideri Evo Morales Ayma, "Bu yapılanları kolay kolay affetmeyeceğiz, hükümetin Chapare'de akıttığı kanların hesabını, silahlanıp yolları kapatmaya devam ederek soracağız" dedi. Koka üreticileri, askerlerin kalabalığı dağıtmak için gerçek mermi ve göz yaşartıcı gaz kullandığını söyledi. Bölgedeki altı federasyonun başkan yardımcısı Luis Cutipa, askerlerin gerçekleştirdiği tutuklama, işkence ve ev basma gibi olaylar üzerine koka üreticilerinin sabrının taştığını ifade etti. Şu ana kadar en az 80 köylünün "ordu güçleri" tarafından işkenceye maruz bırakıldığı, 160 kadarınınsa tutuklandığı bildiriliyor.Bir başka koka üreticileri sendikası başkanı Feliciano Mamani de bölgede, kendilerine Seferberlik Kuvveti adını veren "paramiliter" güçlerin var olduğunu, sendika liderlerini hortumla dövmek, kıyafetlerini çıkartıp dağlarda çıplak biçimde bırakmak gibi bir dizi işkenceyi de bu güçlerin gerçekleştirdiğini ifade etti. Askeri yetkililer, Chapare'de bulunan güçlerin içerisinde Seferberlik Kuvvetleri (FTE)'nin bünyesinde bulunan 500 yedek subayın görevlendirildiğini, ancak bunların paramiliter olarak değerlendirilemeyeceğini söylese de, Savcı Ana Maria Romero, Silahlı Kuvvetler içerisinde böyle örgütlenmeler oluşturmanın yasadışı olduğunu, yedek subayların dünyadaki tüm ülkelerde yalnızca savaş zamanlarında göreve çağrıldığını vurguluyor. Chapare'deki eylemleri bastırmak için konuşlandırılan ve hangi kıstaslara göre ve nasıl seçildikleri bir muamma olan askerlerin masraflarını, ABD tarafından finanse edilen NAS şirketi karşılıyor. Ordu komutanlarından Juan Hurtado şiddet kullanıldığını kabul etmekle birlikte, "İyi yönlendirilen şiddet sadece korku yaratmaya yöneliktir" diyerek hükümetin ve ordunun tavrını savunmaya çalıştı.

Ülke çapında destekÇiftçilerin lideri Felipe Quispe, nam-ı diğer El Mallku, koka üreticilerine maddi-manevi desteğe hazır olduğunu bildirdi. Koka üreticisi sendikalarının tümü "Sosyalizm Hareketi" adı altında bir koalisyon kurarak güç ve iş birliğine gidecekler. Karar, çiftçilerin Peñas kentinde gerçekleştirdikleri toplantıda alındı. Bolivya Çiftçileri Emek Sendikası (CSUTCB) da Yacuiba bölgesinde biri toprak sahibi, altısı köylü yedi kişinin ölümüyle sonuçlanan asker müdahalesinden sonra eylemcilere desteğini bildiren bir mesaj gönderdi.El Mallku, polisin Yacuiba bölgesinde meydana gelen ölümlerin sorumlularını bulmasını ve cezalandırmasını isterken, kontra güçlerin Chapare'de operasyon düzenleme nedenlerinin de açıklanmasını talep etti. Quispe liderliğindeki köylüler, topraksız çiftçilere ve koka üreticilerine verdikleri desteği göstermek için ülkenin dört bir yanında gösteriler düzenliyor.

Emekliler yürüyorBaşkent La Paz'da ise maaşlarını alamayan yüzlerce emekli işçi, şehrin işlek caddelerini kapatarak protesto gösterileri düzenledi ve parlamentoyu bastı. Emekliler, hükümetin maaşları kısmasına kolaylık getiren yeni Emekli Maaşı Yasası'nın kaldırılıp eski yasanın yeniden yürürlüğe konulmasını istiyor. Ülke çapında toplam 250 bin emeklinin maaşının yeni Emekli Maaşı Yasası çerçevesinde kesildiği tahmin ediliyor. Bu manzaraya bir de Potosi Şehir Konseyi'nin aldığı açlık grevi kararı eklendi. Konsey bu kararı, Potosi eyaletinin gelişmesi için ve bölgedeki mayınların yarattığı tehlikeyi bertaraf edebilmek amacıyla yapılması tasarlanan ve onaylanan Tarapaya-Ventanilla karayolunun inşasını öngören kararnamenin hayata geçirilmesi için aldığını açıkladı.

Kilise de şikâyetçiKardinal Julio Terrazas, "Chapare'de insan hakları açıkça ihlal ediliyor. İnsanlar dışarı çıkıp birbirleriyle görüşemedikleri, eve yeterli yiyecek götürüp ailelerini doyuramadıkları ve daha da kötüsü çalışamadıkları sürece eylemlerine devam edecekler" diyerek durumu açıklıyor. "Hükümet tutamayacağı sözleri vermesin. Kilise ile yapılan anlaşmaların da birçoğuna uyulmamakta" diyen kardinal, Devlet Başkanı Jorge Quiroga ile yaptığı görüşmede, sosyal uyuşmazlıkların sona erdirilmesini ve ekonomik krizi durması için gerekli önlemlerin alınmasını istedi.

ABD siyasetini sürdürüyorKöylü ve çiftçilerin eylemleri giderek daha çok hız kazanırken, ABD de boş durmadı ve Jorge Quiroga Ramirez hükümetine, uyuşturucu üretimini ve trafiğini önlemek adı altında 86 milyon dolar ek yardımda bulundu. Birleşik Devletler medyası, 11 Eylül'den sonra geçmişi deşip "el sürülmemiş dış haberler" bulduğunu iddia ederken, sonuçları tüm Amerika kıtasını etkileyen Bolivya'nın yakın tarihinde gerçekleşen olayları görmezden gelmeye devam ediyor. Bolivya demokrasi istiyor. Uyuşturucu politikasını, ekonomi politikasını ve ülkeyi ilgilendiren diğer tüm politikaları kendi kararı ile belirlemek istiyor. Bunun gerçekleşebilmesi için Washington'un kirli ellerinin Bolivya üzerindeki faaliyetlerinin durdurulması gerekiyor.
www.evrensel.net