Mücadele işyerlerinden örülüyor

Mücadele işyerlerinden örülüyor

DMO, Kadıköy Belediyesi, Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü, Göztepe SSK, Süreyyapaşa SSK, İETT ve Aktif dağıtımdan işyeri temsilcileri ve işçiler, "Mücadeleci Bir Sendikacılık İçin Harekete Geçme Çağrısı"nı tartıştılar.

Mücadele işyerlerinden örülüyorKadıköy'de çeşitli işyerlerinden işyeri temsilcileri ve işçiler, kazanılmış hakların gaspı için başlatılan yeni saldırı dalgasına karşı bir araya geldiler. İşyeri temsilcileri ve işçiler, Emek Platformu'nun aldığı eylem kararlarının altını doldurmanın ve sendikaları mücadele merkezleri haline getirmenin ancak işyerlerindeki örgütlenmeyle mümkün olacağını söylediler. Devlet Malzeme Ofisi, Kadıköy Belediyesi, Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü, Göztepe SSK, Süreyyapaşa SSK, İETT ve Aktif dağıtımdan işyeri temsilcilerinin ve işçilerin katıldığı toplantıda, TÜMTİS'in mücadeleci bir sendikacılık için harekete geçme çağrısını içeren metin tartışıldı. Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü İşyeri Baştemsilcisi Fahri Şener, mevcut sendika yönetimlerinin alınan kararlar doğrultusunda tabanı seferber etmeyeceklerini belirterek, "Asıl bizim ne yapmamız gerekir onu ele almamız lazım. Bu noktada tam da TÜMTİS'in yaptığı gibi tabandan birlikte örgütlenme çalışmasını hayata geçirmemiz gerekiyor. Bu elbette kolay olmayacaktır, ancak başka çıkış da yok" diye konuştu. Şener ayrıca, TÜMTİS tarafından yapılan mücadeleci bir sendikacılık için harekete geçme çağrısının çok önemli olduğunu vurgulayarak "Çağrı işyerlerinde yaygınlaştırılmalı" dedi.

Koordinasyon geliştirilmeli İşyerleri arasındaki koordinasyonun daha da önem kazandığını dile getiren Kadıköy Belediyesi Fen İşleri Temsilcisi Mehmet Ateş ise "Ankara yürüyüşü sırasında halkın bir kurtarıcı beklediğini gördüğünü, işçi sınıfının sokaklara çıkarak bu role soyunması gerektiğini" söyledi. Emek Platformu tabanının örgütsüz olduğunu belirten Ateş, "Bizler işyerleri arası bir koordinasyon kurarsak, yalnızları oynamaktan vazgeçersek bir adım atmış oluruz. Türk Telekom ayrı, Karayolları veya İETT ayrı tellerden çalarsa bu iş olmaz. Unutmayalım ki duvar ancak tuğlalar üst üste konursa yükselir. Oysa ben şu ana kadar oturduğum yere çok yakın olan SSK hastanesindeki işçi arkadaşlarla dahi ilk olarak burada tanıştım."

1800'lerden 200'lere düştük "İğne kime batıyorsa ancak o harekete geçiyor. Diğer işyerleriyse ne yazık ki, bir gün sıranın kendisine geleceğini düşünerek arkadaşlarının yanında yer almıyor. İşçilerimiz cahil bırakılmış. Sendikalar eğitim dahi yapmıyor. Ancak öyle bir noktaya geldik ki artık kaçarımız yok" diyen Devlet Malzeme Ofisi Baştemsilcisi Hıdır Berk de, işçilerin sendikal süreçlerden dışlanmasına değindi. Berk, "Biz aylarca uğraşıp tartışıp toplusözleşme taslakları hazırlıyoruz, Türk-İş gidiyor basıyor imzayı biz de bir şey yapamıyoruz. Öyle bir hale geldi ki artık sendikalı olduğunu hissetmiyorsun" dedi. İşyerlerinde daha önce işçi statüsünde 1800 kişi çalıştığını, şu anda bu sayının 200 civarında olduğunu söyleyen Göztepe SSK Hastanesi'nden Aslan Çelik, şunları anlattı: "Resen emeklilik uygulamasının ardından geriye belki ancak 100 kadar işçi kalacak. Dolayısıyla açığı taşeronlaştırmayla kapatacaklar. Zaten tüm özel hastaneler örgütsüz durumda." Hükümetleri yöneten partiler değişmesine rağmen politikaların aynı kaldığını belirten Çelik, işçilere ve emekçilere yönelik saldırıların uluslararası boyutları olduğunu vurguladı.

Laf değil, iş zamanıKarayolları işçisi Recep Güven ise "Hazırlık yapmadan, çalışmadan hiçbir şey olmaz" diyerek, 5 Eylül toplantısından bu yana işyerinde yaptıkları çalışmalardan örnekler verdi. Güven, 5 Eylül toplantısından bu yana gelen saldırı dalgası hakkında işçileri uyaran çalışmalar yaptıklarını anlatarak, bazen sendikacıları da karşılarına alarak yaptıkları bu çalışmalar sayesinde 300 işçiyle DİSK ve KESK'in Ankara yürüyüşünü karşılama eylemi yaptıklarını söyledi. "Ankara mitingine de işyerinde arkadaşlarla para toplayarak 29 kişiyi gönderdik. Kürsüye çıkıp şov yapmaya yeltenen Bayram Meral'e müdahale ettik" diyen Güven, sözlerini "89'da da bu süreç böyle işledi, şimdi de aynı şey geçerli" diye bitirdi. Toplantıda son sözü alan Aktif Dağıtım işçisi Hasan Dağeri de, üç aylık direnişleri boyunca çok şey öğrendiklerini söyledi. Direnişlerine destek isteyen Dağeri, Karayolu işçileri tarafından işyerine davet edildi.

Toplantılar devam edecek Benzer toplantıların daha geniş katılımla devam etmesi kararlaştırılan toplantıda, TÜMTİS tarafından yapılan çağrının işyerlerinde yaygın olarak dağıtılarak tartışılması ve 1 Aralık için işyerlerinde hazırlıkların yoğunlaştırılması kararları alındı. Ayrıca TÜMTİS Genel Örgütlenme Sekreteri Şükrü Günsili'nin de katılımıyla 27 Kasım Salı akşamı saat 18.30'da Kadıköy'de yapılacak olan "1 Aralık'tan Genel Greve; Sendikal Hareketin Durumu ve Mücadeleci Bir Sendikacılık İhtiyacı" başlıklı tartışma toplantısına işyerlerinden katılım sağlanacak.
www.evrensel.net