Kuzu kurda emanet

Kuzu kurda emanet

Manisa davasında işkenceci polislerin avukatlığını yapan Emin Uz ve Halit Moralıoğlu, Manisa Cezaevi İzleme Kurulu'na seçildiler.

Kuzu kurda emanetManisa Cezaevi İzleme Kurulu'nda Manisa davasında yargılanan işkenceci polislerin avukatlarının görev aldığı ortaya çıktı. Kurulun başkanlığında ise aynı davaya bakan ve sürekli polisler lehine karar veren hakim bulunuyor. Adalet Bakanlığı tarafından, F tipi cezaevlerinde "sivil denetimi" sağlama iddiasıyla kurulan "Cezaevleri İzleme Kurulu"nun bu yapısıyla neye hizmet edeceği merak konusu. Adalet Bakanlığı'nın genelgesinin ardından Manisa Adalet Komisyonu üyeleri Başsavcı Hakkı Kavas, Ağır Ceza Başkanı Mehmet Yılmaz ve Seçim Kurulu Başkanı Arif Ergin Akdoğan, ilk olarak baroya başvurdu ve kurulda görev alabilecek isimler konusunda öneri istedi. Bu istek karşısında Manisa Barosu tarafından Baro Genel Sekreteri Bayram Nisket ile Disiplin Kurulu Başkanı Semih Altay önerildi. Çünkü her iki isminde cezaevleriyle ilgili çalışmaları bulunuyordu. Kurulda yeralacak isimleri önceki gün açıklayan Manisa Adalet Komisyonu'nun kararı oldukça ilginçti. Kurulun başkanlığını Ağır Ceza Mahkemesi olması nedeniyle Mehmet Yılmaz'ın yapacak olmasının, isim seçiminde etkili olduğu anlaşılıyor. Çünkü Manisa davasının görüldüğü mahkemenin de başkanı olan ve sürekli polisler lehine karar veren Yılmaz'ın başkanlığındaki İzleme Kurulu'na, yine Manisa davasnda polisleri savunan avukatlar Emin Uz ve Halit Moralıoğlu getirildi. Kurulu oluşturmadan önce Manisa Tabip Odası'ndan talepte bile bulunmayan komisyon, "doktor üye" tercihini de bir kardiyolog olan Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ)'nden Öğretim Üyesi Doç. Dr. Talat Tavlı'dan yana kullandı. Kurula ayrıca, aynı üniversitenin tarih bölümünde profesör olan Mehmet Çelik ile Ticaret Odası Genel Sekreteri Ahmet Kurşun seçildi. Kurulda barodan önerilen isimlere ise yer verilmedi.

'Yöntem yanlış'Manisa Barosu Başkanı Özbek, izleme kuruluna seçilen kişilerin kurulun objektifliği konusunda tartışma yaratacak isimler olduğunu vurguladı. Kurulun oluşturulma yönteminin yanlış olduğunu kaydeden Özbek, Manisa Barosu ve Tabip Odası'nın geçmişte yaşanan cezaevi olaylarıyla ilgili ciddi çalışmaları olduğuna dikkat çekti. Özbek, idareyle birlikte de konuyla ilgili çalışmalar yaptıklarını belirten Özbek, "Ama Adalet Komisyonu takdir yetkisini tartışmaya açık biçimde bu iki kurum üyeleri yönünde kullanmamış. Hatta Tabip Odası'ndan görüş bile alınmamış" diye konuştu.

'Özensiz davranıldı'Manisa Tabip Odası Başkanı Ozan Gediz de, kurul üyelerinin seçiminde özensiz davranıldığını belirtti. "Cezaevi İzleme Kurulu'nda bir kardiyoloğun ne işi var?" diye soran Gediz, cezaevlerindeki tıbbi ihmal ve sorunların ortada olduğunu, seçilecek kişinin halk sağlığı uzmanı veya tutukluların psikilojik durumları gözönünde tutularak bir psikiyatri uzmanı olabileceğini vurguladı. Gediz, ölüm oruçları nedeniyle kendilerinden istenen yardımın, böyle bir kurul oluşturulurken de istenebileceğini söyleyerek, "Öte yandan kurul üyeleri arasında kamuoyunun hiç de hoş olmayan bir olayla tanıdığı isimlerin yer almasıyla ilgili yorumları da size bırakıyorum" dedi.

Manisa davası Manisa'da 1996'da gözaltına alınan 16 gence işkence yaptıkları için 10 polis hakkında dava açılmıştı. 11 Mart 1998'de başkanlığını Mehmet Yılmaz'ın yaptığı mahkeme heyeti, polisler hakkında beraat kararı verdi. Ancak Yargıtay, "tüm mağdurların fiziki ve psikolojik işkenceye maruz kaldığının belirlendiği" gerekçesiyle bu kararı bozdu. Bu kararın ardından görülen duruşmada, yerel mahkeme beraat kararında direndi. Yargıtay'ın ikinci bozma kararı üzerine, mahkeme polisler hakkında toplam 85 yıl hapis cezası vermek zorunda kaldı. Bu sefer dava usülden bozuldu. Bozmaya neden olan savunmalar hala verilmediği için dava sonuçlanmadı.
www.evrensel.net