Depremini bekleyen kent

Bir grup mimar ve fotoğrafçının ortak bakış açısıyla oluşan "Depremini Bekleyen İstanbul'dan Kent Manzaraları" adlı fotoğraf sergisi, şehrin en merkezi bölgelerinin bile risk altında olduğunu gözler önüne seriyor.

Depremini bekleyen kentKoray Karaermiş Geçtiğimiz ekim ayı boyunca bir grup mimar ve fotoğrafçı, öyle varoşlarda değil, şehrin Mecidiyeköy, Beşiktaş, Eminönü gibi merkezi bölgelerinde etüt gezileri yaparak gördükleri ilginç (!) imar vaziyetlerini kaydettiler. Ve ortaya bir fotoğraf sergisi çıktı. Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Afet Komitesi'nin açtığı serginin adı biraz ürkütücü: "Depremini Bekleyen İstanbul'dan Kent Manzaraları". Ama önümüzdeki 30 yıl içerisinde şehrin, yüzde 65'e varan bir olasılıkla, 7'nin üstünde bir veya daha fazla sarsıntıya gebe olduğu da bir gerçek.Ali Pars, bu projede yer alan mimarlardan biri; "İstanbul'da yaşıyorsanız böyle bir sergiyi, yani bu görüntüleri her gün görüyorsunuz zaten" diyor. Pars, serginin amacını da "riske karşı toplumdaki duyarlılık seviyesini yükseltmek" olarak açıklıyor.Çekimler sırasında o bölgelerde yaşayan mahalle sakinleri de biraz tedirgin olmuşlar. Ama mahallelerine nasıl bakacaklarını da öğrenmişler. Mimarlar Odası'nın, İstanbul'un risklerini belirlemek için yaptığı birçok çalışma var. Amaç depremden sonra değil, depremden önce bir şeyler yapmak. Sergi bu çabanın bir ayağı. "Biz de depremden sonra yıkımların fotoğrafını çekmek değil de, depremden önce risklerin belirlenmesi açısından fotoğraflamayı daha uygun gördük" diyor Ali Pars: "Hep İstanbul'un merkezi fotoğraflandı. Mecidiyeköy'den, Eminönü'nden, Beşiktaş'tan 5 dakikalık yollarla bu mekânlara varıldı. Aslında İstanbul'un banliyösüne gittiğiniz zaman çok daha korkunç görüntülerle karşı karşıya kalıyorsunuz ".Ali Pars'ın bu deneyimden edindiği izlenim oldukça çarpıcı: "Bir aylık çalışmanın içerisinde bu kadar ürün çıktıysa, demek ki gerçekten sorunlarımız çok fazla".Sergi, Yıldız Sarayı Dış Karakol Binası'nda 15 gün boyunca gezilebilir.
www.evrensel.net