.

Yılmaz'a Kıbrıs salvosu

Koalisyon ortaklarının kamuoyu önündeki kapışmasının biri bitmeden diğeri başlıyor. Bahçeli, Yılmaz'ın AB adına kendi devletiyle pazarlık yapmaya soyunduğunu söyledi.

Yılmaz'a Kıbrıs salvosuMHP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, ortağı ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ı yine topa tuttu. AB ile ilişkiler ve Kıbrıs konusunda Yılmaz'ı ağır bir dille eleştiren Bahçeli, "Unutulmamalı ki, uluslararası ilişkilerde dikkate alınmayacak olanlar, başta milli çıkar ve değerler adına kendi milleti ve devletiyle pazarlık yapma misyonuna soyunanlardır. Aslında, ülkemizin AB üyeliğini kayıtsız şartsız teslimiyet derecesinde savunanlar, Kıbrıs'ı da kayıtsız ve şartsız teslim etmemizi istemektedirler. Türkiye, böylece hem içeride hem de dışarıda mücadele etmek zorunda bırakılmaktadır" diye konuştu.Bahçeli, MHP TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye ve AB ilişkilerine geniş yer ayırdı. Türkiye'nin, en sıkıntılı dönemlerinde Batılı dostlarının yanında olduğunu anlatan Bahçeli, ancak kendisinin aynı ilgiyi görmediğini belirtti. Bahçeli, Türkiye-AB ilişkilerinin bu süreç kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, şöyle konuştu: "Ülkemizde bazı çevreler ısrarla görmek istemesi bile, AB kendi içinde ciddi ikilemler yaşamakta, çifte standartlı ve ön yargılı politikalarından bir türlü vazgeçememektedir. Hemen vurgulamak isterim ki, bu süreçte Türkiye karşısında AB yönetiminin yanında saf tutulması ve partimizin duyarlı yaklaşımlarından gerilenlerin rahatsızlıklarını dışa vurması, ne gerçekleri değiştirmekte ne de örtbas etmektedir."Bahçeli, AB'nin doğuya doğru genişlemesinin kesinlik kazanmasına karşın Türkiye'nin konumunun "muğlaklığını koruduğunu" belirterek, "Mesele, yine birilerinin zannettiği ya da bilinçli olarak takdim ettiği gibi, ülkemizin Birlik kriterlerine uyup uymaması meselesi değildir" dedi.

Zehir zemberekKıbrıs konusundaki tartışmalarda üzücü ve düşündürücü olanın Türkiye içindeki bazı çevrelerin tutumu olduğunu belirten Bahçeli, ortağı Yılmaz'ı kastederek şunları kaydetti: "Bilinmelidir ki, böylesine çarpık kafaların varlığı, sadece ve sadece Türkiye'nin haklılığının göstergesidir. Zaten Avrupa trenine bir türlü yetişemeyeceğimizin müsebbipleri, milli haklarımızı samimiyetle savunanlar ve bölgesel güvenliğin ve istikrarın kalıcı olmasını gözetenler değildir. Unutulmamalı ki, uluslararası ilişkilerde dikkate alınmayacak olanlar, başta milli çıkar ve değerler adına kendi milleti ve devletiyle pazarlık yapma misyonuna soyunanlardır. Aslında, ülkemizin AB üyeliğini kayıtsız şartsız teslimiyet derecesinde savunanlar, Kıbrıs'ı da kayıtsız ve şartsız teslim etmemizi istemektedirler. Türkiye, böylece hem içeride hem de dışarıda mücadele etmek zorunda bırakılmaktadır."

'IMF programı görevimiz'Bahçeli, grup toplantısında ekonomik gelişmeleri de değerlendirdi. "Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı"nda yeni bir aşamaya gelindiğini öne süren Bahçeli, Türk ekonomisinin, kriz dalgalarıyla yaşadığı şok sürecinin oluşturduğu kırılgan zemine ve 11 Eylül sendromuna rağmen kendini toparlamaya başladığını iddia etti. Ekonominin yapısal sorunlarını aşmak için alınacak tedbirlerin ağır bir sosyal ve siyasi maliyetinin olacağının bilindiğini belirten Bahçeli, "uluslararası kuruluşlarla işbirliği halinde yürütülen programın başarılı olması için her türlü siyasi endişeden uzak bir fedakârlık içinde çalışmayı görev olarak kabul ettiklerini" kaydetti.
www.evrensel.net