Piyasalar 'stand-by'a kilitlendi

IMF kredisi spekülasyon aracına dönüştürülerek Borsa yukarı çekiliyor. IMF'nin ek kaynak olarak 10 milyar dolar öngörmesi Borsa'nın yükselmesine, döviz kurlarının gerilemesine ve bono faizlerinin düşmesine neden oldu.

Piyasalar 'stand-by'a kilitlendiUluslararası Para Fonu (IMF)'uin Türkiye'nin ek finansmana ihtiyacı olduğunu ve bu konuyu görüşeceğini açıklamasının ardından piyasalar yeni stand by anlaşmasının şekillenmesini bekliyor. IMF'nin ek kaynak olarak 10 milyar dolar öngörmesi piyasalarda olumlu bir hava yaratarak İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda endeksin yükselmesine, döviz kurlarının gerilemesine ve bono faizlerinin düşmesine neden oldu. Borsa geçen hazirandan bu yana ilk defa 12 bin puanın üstüne çıkarken dolarda 1 milyon 500 bin liranın altına indi. Bono faizleri ise yüzde 70'lerin altına geriledi. Ancak ekonomideki bu "bahar havası" sahte ve yeni vurgunlara zemin hazırlar nitelikte. IMF'den sağlanacak ek kaynağın yarattığı "iyimserlik" özellikle ulusal 30 endeksinde yer alan bankalar tarafından hisse fiyatlarının şükseltilmesi için kullanılıyor. IMF kredisi spekülasyon aracına dönüştürülerek Borsa yukarı çekiliyor. IMF'nin vereceği 10 milyar dolarlık kredinin başlangıcının 2002 olması görmezden gelinerek sanki bu para gelmiş ve piyasalara girmiş gibi davranılarak istenen hava yaratılıyor. Oysa IMF henüz 3 milyar dolarlık kredi dilimini bile serbest bırakmış değil. IMF bunun için aralık ayında yeni bir heyet göndererek inceleme ve denetlemelerini tamamlayacak. Üstelik IMF ek kaynak olarak 10 milyar doları vermeye karar verse bile bu para borç ödemeleri dışında bir yerde kullanılmayacak. Buna rağmen yaratılan iymserlik ve bahar havası ile bir taraftan komuoyu kandırılmakta diğer taraftan yeni vurgunun taşları döşenmekte. Önümüzdeki hafta boyunca başta Borsa olmak üzere döviz ve faiz, tasarruf tedbirleri ve stand-by şartlarını dikkate alacak.

Kârlar paylaşılacakTeknik olarak, hızlı yükselen borsalarda kâr realizasyonları kaçınılmaz oluyor. Bu kâr realizasyonları ile birlikte yeni stand-by çerçevesinin belirlenmesinin aralık ayı içinde olması ve koalisyon ortakları arasındaki "ciddiyetsizlik" ve "utanmazlık" sürtüşmeleri de vurgun amaçlı yeni krizlerin bahanesi olarak daha şimdiden ortada duruyorlar. Borsa'daki bu yükselişin geldiği yer de aslında bu tıkanmayı gösteriyor. Bu tıkanma da kâr realizasyonlarına olanak sağlayan "vurgun operasyonları"nı gündeme getiriyor. Geçtiğimiz hafta Borsa yüzde 12.80 arttı. Yaşanan bu "sert" yükseliş "aşırı alım" durumunun ortaya çıktığını gösteriyor. Bu aşırı alımın tek tek hisselerde yapılan spekülatif yükselişlerin de zirve yaptığı anlamına geliyor. Ve biliniyor ki en sert düşüşler de bu sahte zirvelerden başlıyor.
www.evrensel.net