Eğlendirici savaş

Sinemanın yasaları ile savaşın karakteri arasındaki çelişki üzerine savaş filmlerinin yapımı film sektöründe en fazla tartışılan konulardan biri oldu.

Eğlendirici savaş Ralf Behet / Christian BehetSinemanın yasaları ile savaşın karakteri arasındaki çelişki üzerine savaş filmlerinin yapımı film sektöründe en fazla tartışılan konulardan biri oldu. On yıllardan beri savaş alanlarındaki korkunç sahnelerin estetikleştirilmesinin anlamlı olup olmadığı tartışılıyor. Savaşın kanlı, korkunç, anlamsız karakteriyle sinemanın yasalarının birbiriyle çelişip çelişmediği, eğer öyleyse bunun beyazperdeye nasıl aksettirilebileceği konu ediliyor.Beklemeye, kendi kendisiyle uğraşıp ölüm korkusunu yenmeye çalışan asker, savaş hazırlıkları can sıkıcı olmaktan nasıl çıkarılabilir? Korku -ölüm korkusu- nasıl seyirci açısından ilginç hale getirilir? Savaş cazip hale getirilebilir mi? Fransız Rejisör Francois Truffaut, sinemada savaşı olumsuz canlandırmanın imkânsız olduğunu, istenildiği kadar çaba harcansın dehşet, korku ve hareketliliğin seyredenleri eğlendirici şekilde verileceğini ifade etmişti. Amerikalı meslektaşı Samuell Fuller, savaşın ne olduğunun çok az da olsa seyirciye hissettirilebilmesinin ancak havalı bir tabancayla seyirciler arasına ateş edilmesiyle olabileceğini söyleyerek Truffaut'a destek vermekteydi. Fuller İkinci Dünya Savaşı'na katılan biri olarak kendi anılarını konu edinen savaş karşıtı filmler çevirmeye çalıştı. Bu arada "Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok", "Batı Cephesi 1918" ve "Büyük Hayal" gibi savaşın korkunçluğunu sergileyen filmler yapılmış ve Birinci Dünya Savaşı konu edilmişti. İkinci Dünya Savaşı'nın çıkmasıyla hem cepheler hem de düşmanlar değişti. Bir yandan Almanya'da çevrilen "Genç Kartal" ve "Jud Süss" gibi filmlerle faşist saldırıların propagandası yapıldı diğer yandan da Sovyetler Birliği'nin "Stalingrad" ve "Gökkuşağı" gibi filmleri çevirmesiyle karşı propaganda başlatıldı. Holywood ve İngiltere ise Japonya ve Almanya düşmanı filmlerle savaşı yansıttılar.Savaşın hemen ardından film endüstrisi tekrar savaş karşıtı ve kahramanlıkların az gösterildiği eski haline döndü. Çevirilen filmler, rejisörleri savaşlara katılmak zorunda oldukları için savaşın vahşetini gösteren yapıya sahipti. Ancak arada seyirciyi eğlendirip salonlara çekmeyi amaçlayan film yapımcıları savaşı da eğlenceli komediler halinde hatta müzikal şeklinde verme yolunu denediler.'70 li yıllarda ABD'nin Vietnam'a saldırmasıyla haksız bir savaşı haklı göstermek için çevrilen bazı filmler olmasına rağmen döneme dünya çapında gelişen anti-Amerikancı harekete bağlı olarak Amerika'yı mahkûm eden filmler damgasını vurdu. Savaş tüm çıplaklığı ve vahşetiyle gözler önüne serildi. Reagan dönemi geldiğinde halk, haksız savaşlar nedeniyle başı önde dolaşmaktan bıktığı için eğlenceli, hareketli ancak Amerikalıların başarılarıyla dolu filmlere yöneldi. Savaş, kahramanlık olarak verildi ve savaşanlar da örnek alınması gerekenler olarak lanse edildiler. "İndiana Jones", "Star Wars" böylesi örneklerdi.Bu dönemde Avrupa'da savaş karşıtlığının egemen olduğu gözlemlenmekteydi. Bu, filmlere de yansıdı. Örneğin "Das Boot" ve "Stalingrad" pasifizmin bayrağını sallayan eserler olarak sinema tarihine geçtiler.1990'lı yılların sonunda Steven Spielberg, İkinci Dünya Savaşı'nı anlatan "Saving Private Ryan" filmiyle savaş filmlerini tekrar gündeme getirdi. Kanlı sahneleriyle, normale uymayan çekimleriyle film oldukça seyirci topladıysa da istenen yankıyı bulmadı. Son dönemde çevirilen savaş filmlerinde bir yandan canlı çekimlerle seyircide hayranlık duyguları uyandırılırken diğer yandan da savaşın ne denli korkunç olduğu yansıtılmaya çalışıldı. Bu durum genelde savaş filmleriyle ilgili olarak gerçek bir savaş karşıtı filmin olup olmadığı tartışmasını da gündeme getirdi. Savaşı tüm vahşetiyle sergileyen bu filmler diğer taraftan da savaş propagandası yapmıyor muydu? Bu konuda en olumsuz cevabı verenler bile savaşı olduğu gibi veren filmlerin hiçbir şey yapmasalar bile savaş üzerine tartışma ortamı sunmaları açısından önemli olduğunu kabul ediyorlar.Geçmişte olanların hazmedilmesi ve gelecekte olabilecek krizlerde alınacak tavır konusunda kimin için ve hangi amaçla ve niçin çevrildiklerine bağlı olarak savaş veya savaş karşıtı filmler çok önemli bir rol oynuyor düşüncesi hem Hollywood hem de Avrupa sineması içindeki savaş karşıtları arasında egemen.(Çeviren Semra Çelik)
www.evrensel.net