Yoksulluk çadırlara sığmıyor

Ramazan nedeniyle kurulan iftar çadırları, ekonomik kriz sonrası daha da derinleşen yoksulluğun ve açlığın sokaklara uzanan yüzünü gösteriyor.

Yoksulluk çadırlara sığmıyorSultan Özer - Şebnem TurhanBaşbakanlık'ın yüz adım ötesinde, genci, yaşlısı, kadını erkeği yüzlerce insan, kuru soğuğa rağmen oluşturdukları uzun kuyrukta sıcak iftar yemeğini bekliyorlar. Ücretsiz sıcak yemek bulmanın sevinci, buna muhtaç olmanın utancıyla kimisinde öfke yaratırken, kimisi sessiz, konuşmadan dönüyor arkasını.

Hortumcular olmasa...Belediyenin açtığı ramazan çadırlarının önünde uzun kuyruklar oluşturmuş insanlar sıralarının gelmesini bekliyorlar. AŞTİ, Hacıbayram, Yenimahalle, Mamak ve Kızılay'da belediyenin, Abdi İpekçi Parkı'nda Ankara Ticaret Odası'nın, Kocatepe'de ise Diyanet'in kurduğu çadırlarda ücretsiz iftar yemeği nedeniyle biraraya gelmiş yoksullar, işsizler, evsizler...Soğukta iki büklüm bekleyenlerden biri, 15 yaşındaki Kadir Halıcıoğlu. Dışkapı'dan gelmiş. Bir yandan zamanın dolmasını beklerken, bir yandan da ASKİ'den gelen tankerden su doldurulan sürahileri masalara taşıyanlara yardım ediyor diğer çocuklarla birlikte. Nasıl geldiğini sorduğumuzda, şoförlerden izin alarak otobüslere ücretsiz bindiğini söylüyor Kadir. Kızılay civarında mendil satarak ailesinin geçimine yardım eden yüzlerce çocuk-gençten sadece biri Kadir. İsmini söylemek istemeyen, ancak ısrar edince "Ali" diyen inşaat işçisi de, "Derdi siz daha iyi görüyorsunuz" diye eliyle kuyruğu gösteriyor. "Görüyorsunuz hep aç kalmışız, paramız olmadığı için geliyoruz buralara" derken işçi Ali, başka biri giriyor söze ismini vermeden: "Bu başbakanımız, hortumcular tamamen halkı bitirdi. Yoksa bizim memleketimiz verimli, bol bol yeter hepimize..."

Yaşamlar altüst Lokanta'da çalışırken işsiz kaldığından, ilanlara baktığından, İş Bulma'ya başvurduğundan söz ediyor 38 yaşındaki Ayhan Acele. Boşandığını, hayat pahalılığının yaşamlarını altüst ettiğini anlatıyor. Kırkkonak'lardan geldiğini, bir saatte yürüdüğünü söylüyor Ayhan.

Üniversiteli işçiHem öğrenci olduğunu hem çalıştığını söyleyen Yunus Yeşilöz, kötü gidaşattan yıllardır değişmeyen yöneticileri sorumlu tutuyor. Niğde Üniversitesi Muhasebe'yi bitirmiş, şimdi açıköğretimde devam ediyor öğrenimine, bir yandan da çalışarak. Kendi bölümünde iş bulamadığı için inşaatlarda çalışıyor Yunus. İnşaattan çıkıp yemek kuyruğuna gelmiş.Başka bir yemek kuyruğunda bekleyen genç kadın ise çekiniyor ismini vermekten. Uluğbey'de oturduğunu, iki kızı olduğunu, kendisinin de eşinin de işsiz olduğunu öğreniyoruz genç kadından.

Kiralık, satılık işyerleriİzzet Özmen ise Siteler'de marangoz. Yıllarca işçilik yapmış. Ancak uygulanan programlar Siteler esnafıyla birlikte işçisini de derinden etkilenmiş, "20 kişinin çalıştığı yerde şimdi üç işçi çalışıyor" diyor İzzet Usta. 17 yaşındaki İbrahim Koç ise, çadırdan aldığı yemeği çorap tezgâhının başında yemeye çalışıyor. Çalışmak zorunda kaldığı için ortaokulu bıraktığını, altı kişilik aileye de bakmak zorunda kaldığını öğreniyoruz İbrahim'den. Öğlenleri karnını doyurduğu simitin bir ekmek fiyatına yükseldiğinden yakınıyor İbrahim. Henüz okul çağındaki İbrahim'in hayalinde iyi bir iş bulabilmek var. Şöyle temiz bir lokantada, iyi bir iş...
www.evrensel.net