Haber alma hakkım için...

Haber alma hakkım için...

Okuru olduğu gazetenin OHAL bölgesine sokulmamasını antidemokratik ve Anayasa'nın sürekli eşitlik ilkesine aykırı bir işlem olarak gören Uysal Erdem, sürgün gittiği Diyarbakır'da haber alma hakkının ve gazetesinin peşini bırakmadı.

Haber alma hakkım için...Bülent FalakaoğluDenizli SSK Hastanesi'nde nöbet defterine hastane içinde mevzuata uygun olmayan uygulamalara göz yumulmasını eleştiren bir not düştüğü için Diyarbakır'a sürgün edilmiş Operatör Doktor Uysal Erdem. Olağanüstü yasaların geçerli olduğu sürgün yerinde haber alma hakkının engellenmesine karşı sürdüyor şimdi mücadelesini.Yabancısı olduğu Diyarbakır'da henüz yerleşebilme telaşını üzerinden atamadan gittiği gazete bayiinde yaşadıklarıyla başlıyor onun mücadelesi. "Gazete bayiine yöneldim. Okuru olduğum Evrensel gazetesini istedim. Bayiden gazetenin OHAL Valiliği'nin kararı uyarınca OHAL bölgesine sokulmadığını öğrendim. Bir başka bayiye sorduğum da gazetenin sadece 23 Temmuz 2001 tarihinde ilk sayısının geldiğini ve hemen ardından yasaklandığı cevabını aldım" diyen Erdem, o an için zor günlerin kendisini beklediği Diyarbakır'da yaşamla önemli bir bağının koparıldığını düşünmüş. Okuru olduğu bir gazetenin OHAL bölgesine sokulmamasını antidemokratik ve Anayasa'nın sürekli eşitlik ilkesine aykırı bir işlem olarak gören Erdem soluğu OHAL Valiliği'nde almış.

Valilik kapısında sorguBir gazeteden yararlanma, bir gazeteyi izleme hakkının elimden almış olmasının direkt haber alma hakkının elinden alınması anlamına geldiğini söyleyen Erdem, OHAL Valiliği'nde yaşadıklarını şöyle özetliyor: "OHAL Valiliği'ne dilekçe ile başvurmaya çalıştım. Dilekçem de Evrensel gazetesinin OHAL kapsamındaki illere ve özel olarak da Diyarbakır'a sokulmaması karşısında, bu hiçbir mahkeme kararına dayanmayan yasaklama kararının yeniden gözden geçirilerek OHAL Valiliği'nce iptal edilmesini ve gazetenin bu bölgede dağıtımının ve satışının serbest bırakılmasını talep ediyordum. OHAL Valiliği'ne gittiğimde beni dış kapıda karşılayan polisler içeriye almadılar. Dilekçeyi okudular ve orada bana neden bu konu üzerinde durduğum üzerine sorgulama başlattılar. Daha sonra içerideki birisiyle telefonda görüştüler ve bu kişi oradaki polislere dilekçeyi almamaları yönünde telkinde bulundu."

Peşini bırakmadımBu şartlarda OHAL Valiliği önünde yapacak fazla bir şeyin olmadığını, daha fazla ısrar etmesi halinde polisin şahsına yönelik daha uygunsuz davranışlarıyla karşı karşıya kalacağını düşünen Erdem, Valilik önünden ayrılmasına rağmen ısrarlı takibini sürdürmüş. Valilik önünden postaneye giden Erdem oradan OHAL Valiliği'ne iadeli taahhütlü mektup ve bir de faks ile olmak üzere başvuru dilekçesini göndermiş. Erdem Valilikten bugüne kadar herhangi bir cevap alamaması üzerine geçen hafta gittiği Ankara'da bizzat başvurarak, kayıt tarih ve numarasını da alarak İçişleri Bakanlığı'na bırakmış. Şimdi nasıl bir gelişme yaşanacağını, İçişleri Bakanlığı bu başvurusuna cevap verip vermeyeceğini merakla beklediğini ifade ediyor.

Ajandayı kaybetmiş gibiDilekçesinde, "Herhangi bir yargı kararına dayanmaksızın uygulanan bu yasaklama kararı ile, bu gazetenin bir okuyucusu olarak ve Diyarbakır'da ve oturan bir kişi olarak olumsuz etkilenmiş bulunmaktayım" ibaresi bulunan Erdem, gazetenin bölgede olmamasının yarattığı eksikliği şu sözlerle özetliyor: "Gazetenin, günlük bilgi kaynağımın elime ulaşmaması, günlük programımın yer aldığı ajandamın kaybolması gibi bir şey. Hele bu gazete Evrensel gazetesi gibi gerçekten ülkemizde özellikle de bölgede yaşayan Kürtlerin sorunlarını yakından ilgilendiren demokratikleşme konusunda çok verimli çalışmalar yapan bir gazete ise, ulaşamamanın sonuçları, pusulayı kaybetmek kadar ağır oluyor."
www.evrensel.net