Serbest ticaretin gizliliği!

Serbest ticaretin gizliliği!

Seattle'den sonra Katar'ın Doha kentinde toplanan DTÖ, protestoları engellemek için büyük çaba sarfetti. Serbest ticareti savunanların ilk ilkesi her zaman olduğu gibi yine "gizlilik" oldu.

Serbest ticaretin gizliliği!Serkan DadakSeattle deneyiminden sonra Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) yetkilileri, sivil toplum kuruluşları ve basının etkisini minimize etmek amacıyla çeşitli gerekçeleri ileri sürerek, kitle örgütlerinin 600'ün üzerinde olan başvurusunu 380 ile sınırlayıp basın mensuplarına da 808 kişilik bir sınırlama getirip toplantıların dış etkilerden olabildiğince uzak olmasını sağlayama çalıştılar. Seattle'da 800 sivil toplum kuruluşu görevlisi ve yaklaşık 2300 medya mensubu görevliydi. Bütün bunların amacı da kapalı kapılar ardındaki toplantıların rahat sürdürülmesiydi.İste bu görüntüde Greenpeace gemisi Rainbor Warrior'ün Doha'ya gelmesi büyük önem taşımaktaydı. Katar hükümetiyle yapılan uzun görüşmelerden sonra izin alındı ve Rainbow Warrior yedi hafta önce Amerika'dan Katar'a doğru yola çıktı. Amacımız basitti. Alınan DTÖ kararları ile yaşamları etkilenmiş dünyanın dört bir yanından gelen tanıklara sorunlarını duyurabilecekleri bir platform sağlamak ve sayıları azaltılmış sivil toplum kuruluşlarıyla beraber kararların kapalı kapılar ardında alınmaması için çalışmalar yapmaktı. Greenpeace'in diğer amacı ise küresel çevrenin güvenliği ve gelişme için uluslararası işbirliği sağlanmasına yönelik bir mücadelede bulunmak, DTÖ'nün saldırısı altında bulunan çevre politikalarına yeteri derecede önem verilmesini sağlamaktı.

Kuş uçurtmadılarSeattle'daki eylemlerden sonra son derece sıkı önlem alan Katar hükümeti, yapılacak her türlü eylemi bastırma amacında idi. Ve Greenpeace'in gemisinin limana yanaşmasından hemen sonra tüm botların karaya çıkartılmasını istedi. Bunu da sağladı. Toplantı boyunca toplantı binasının içinde küçük eylemler yapıldı. Giriş kapısı göstericiler tarafından kapatıldı. Toplantı binasının dışında ise herhangi bir eylem yapılmadı. Seattle deneyiminden sonra DTÖ ülkeleri Katar'da cok rahat bir tavır sergilediler. Çünkü dışarıdan gelebilecek baskılar en aza indirilmişti. DTÖ'nün gündeminde ise yine oldukça ağır anlaşmalar bulunuyordu. Özellikle patent sistemi ve gümrük vergisi konusunda Amerika ve İsviçre'nin tüm baskısına rağmen fakir ülkelerin AIDS gibi hastalıklarla mücadalede edebilmesi için ülkeler daha ucuza ilaç üretebilecekleri kararı alındı. Elbette bunun şimdilik kağıt üzerinde olduğunu söylemek gerek. Nitekim sağlık konuları beklendiği gibi yine gündemin çok gerisinde kaldı.

ABD ve AB baskısıToplantı boyunca Amerika ve Avrupa Birliği ülkeleri yeni bir round yapılabilmesi için baskılarını sürdürdüler. Afrika ülkelerine para yardımı sayesinde bu ülkelerin oylarının alındığı söylentisi çıktıb Ama bu hiç bir zaman doğrulanmadı. Doğrulanması da müknün değildi. Çünkü açıklık konusunda hiçbir vizyonu olmayan DTÖ'nün ne çeşit oyunlar planladığı ve uyguladığı biliniyor.Toplantı devam ederken Avrupa Birliği Ticaret Komisyonu Başkanı Pascal Lamy Greenpeace gemisini ziyarat etti. Bu sivil toplum kuruluşları için büyük bir başarı olarak yorumlandı. Lammy'nin amacı Greenpeace gemisi ile gelen tanıkların sorunlarını dinlemekti. Yapılan konuşmalardan sonra Lammy çevre standartlarının çok önemli olduğunu söyledi ve alınacak kararların çevreyi koruyacağını belirtti. Ama böyle bir karar alınmadı! Toplantı boyunca Amerika'nın Afganistan'a yaptığı saldırılar konusunda bir tartışma yaşanmadı. Zaten basın mensubları da bu konuya pek ilgi göstermediler! Toplantıların sonunda yeni bir round tartışması kızıştı. Gelişmekte olan ülkeler kendi çıkarlarını düşünmek zorunda olduklarını ve büyük bir baskı altında kaldıklarını açıkladılar. Özellikle tarım ve tekstil konuları üzerinde tartışmalar çok uzun sürdü. Kesin bir anlaşmaya varılamadı. Ancak ABD ve Avrupa Birliği, isteklerini bir sonraki toplantıya yine getirecekleri mesajını verdi.
www.evrensel.net