Dünya televizyon seyrederken

Dünya televizyon seyrederken

İsrail ordusunun Filistin halkına yönelik katliamları, savaş haberlerinin gölgesinde kalıyor. Ariel Şaron yönetimi, Filistinliler'e baskı yasalarını ardı ardına onaylıyor.

Dünya televizyon seyrederkenNew York ve Washington'a yönelik uçak saldırılarından sonra ABD tarafından ilan edilen "terörizmle mücadele" konseptini ilk benimseyen ülkelerden biri İsrail oldu. Filistin halkı üzerindeki baskısını, katliamları birkaç gün içinde ve gözle görülür bir biçimde hızlandıran İsrail ordusu, Filistin yönetimini ve Yaser Arafat'ı da "terörist" adledecek kadar cüretsizleşti. Bu cüretin ardında, ağabeylerin verdiği cesaret yatıyor elbette. Avrupa Birliği Filstin'e verilecek üç kuruşluk yardım için nazlanırken, ABD'nin dış yardım bütçesinden aslan payını yine İsrail kaptı. Öldürülen çocukların, gençlerin listesi uzadıkça, dünya televizyonlarının Filistin'e ilgisi azaldı. Hoş, "plastik mermiler kullanan İsrail askerleri", "Filistinliler ile İsrail askerleri arasında çıkan çatışma" gibi tabirleriyle pek de hayırlı bir ilgi değildi 11 Eylül'den önceki de ama... Amerikan ve İngiliz uçaklarının ışıklı bombardımanı da daha çok reyting yapıyordu. Dünyanın gözünün Afganistan'a çevrilmesi, adeta Ariel Şaron liderliğindeki siyonist İsrail hükümete "hareket alanı" tanıdı. Amerikan ve Avrupa medyasının peşinden giden Türk temlevizyon ve gazetelerinin vurdumduymaz tutumu, Şaron'un yasa ve uygulamalarına çanak tutuyor. Şimdi ABD ve Rusya, tarafları bir kez daha masaya oturmaya çağırıyor. Çözüm yine, Filistin halkını bıktıran diplomasi labirentlerine itilmek isteniyor.Görüşmeye yanaşmayan taraf ise yine İsrail. Bugüne dek imzalanan anlaşmaların hiçbirine uymayan, öldürmeye ve işgal etmeye devam eden, karşı tarafın ekonomisini baltalayan, ağaçlarını yakan, evlerini yıkan kendisi değilmiş gibi.
www.evrensel.net