Bir ekmek, bir tas çorba

Bir ekmek, bir tas çorba

Lüks oteller, binbir çeşit leziz yemeklerle zenginler için iftar menüleri hazırlarken, yoksullar iftar sofraları için çarşı ve pazarlardan kilo kilo değil, gram gram alışveriş yapıyor.

Bir ekmek, bir tas çorbaJülide KalıçSerpme, tereyağı, beyazpeynir, dilpeyniri, hurma, pastırma... Zeytinyağlı kereviz, sebzeli hindi yahni, kuzu tandır, kuzu kol sarma... Yanlarında sıcacık ramazan pidesi... Üstüne tatlı; ayva tatlısı, revani, güllaç... Geleneksel tatlar, Türk ve Osmanlı mutfağının leziz yemekleri...Bu iştah kabartan yemekler, bugün başlayan ramazan ayında yoksul insanların sofralarında ya da meydanlarda kurulan iftar çadırlarında değil. Bu birbirinden leziz yemekler, lüks otellerin iftar sofralarında. Bedeli de en az 17 milyon lira...Lüks oteller ve restoranlar, "ekonomik krizi de düşünerek" zenginler için iftar menüleri hazırlarken, yoksullar iftar sofraları için öyle kilo kilo değil, gram gram alışveriş yapıyorlar, Eminönü'ndeki Mısır Çarşısı'nda... Ramazan alışverişi yapanlar evlerine bir dilim peynir, iki zeytin, iftariyelik hurma götürebilmenin telaşında. Çarşı, öyle ana baba günü gibi de değil. Yolunu şaşırmış da kendini çarşıda pazarda bulmuş gibi insanlar. Çoğu dükkânlara yaklaşamıyor bile. Uzaktan uzağa inceliyorlar alacakları malı, özellikle de malın fiyatını.

Gram gram alışverişMısır Çarşısı esnafı ise kendi deyimleriyle sinek avlıyor. "Ramazan satışlarınız nasıl?" sorusuna, önce "Harika!.. Mükemmel!.. Satışlarımız hiç bu kadar artmamıştı..." diyor, sonra alaylı bir bakışla "Dalga mı geçiyorsunuz" dercesine. "Eskiden birer ikişer kilo hurma satarken, şimdi 100 gram, 250 gram satıyoruz" diyor Ahmet Aksu ve sattıkları malların fiyatlarında yüzde 200 artış olduğuna dikkat çekiyor. Bir diğer esnaf Erdinç Torun, halkın alım gücünün düştüğünü belirterek başlıyor sözlerine. Önceden sofralardan eksik olmayan hurmanın, kayısının, üzümün artık alınamadığını dile getiriyor. Torun, "Kendi iftarımı kurufasulye, pilav ve hoşafla kurarsam ne mutlu bana" diyor.

İğne atsan düşmezdi"Önceden çarşıya iğne atsan düşmezdi" diyerek çarşıdaki kalabalığın azlığına dikkat çeken Yüksel Karlı ise, eskiden dükkânların tıklım tıklım olduğunu belirtiyor. Sonra da bomboş olan dükkânları gösteriyor bize. Karlı, pastırma, sucuk, peynir satıyor. "Pastırmanın kilosu olmuş 14 milyon lira. İnsanlar bu krizde nasıl evine pastırma alsın" diyen Karlı, sattığı beyazpeynirin yağlısının vatandaşa pahalı geldiğini o yüzden daha çok yağsız peynir satışı yaptığını söylüyor.Ramazan Tuğlu da, ramazan gelmeden 15 gün önce çarşı ve pazarların dolup taştığını belirterek, var olan ekonomik krizin insanların belini büktüğünü vurguluyor. Türkiye'yi yönetenlere "Gidin artık" diye seslenen Tuğlu, 50 yıldır Türkiye'nin yanlış politikalarla yönetildiğini dile getiriyor. Tuğlu, önceden çuval çuval aldıkları malı artık kilo kilo almak zorunda kaldığını anlatıyor.

Giderek fakirleşiyoruzEmekli maaşıyla geçinmekte zorlandığını belirten İhsan Aydın ise, "Her sene hurmayı 2-3 kilo alırdım. Bu sene hiç almayacağım" diyor. Bir kuru ekmek, bir tas çorbayla iftarını açacağını söyleyen Aydın, "Ramazan sofralarınızda şimdi neler eksik?" sorumuzu ise "Hayal bile edemezsin" diye yanıtlıyor. Hülya Aydın, bir ev kadını. Eskiden sofralarının daha zengin olduğunu ve artık giderek fakirleştiklerini söylüyor ve hiçbir şey alamadığını ispatlamak için elindeki boş torbayı göstererek, "Bizi yönetenler halimizi görmüyor. Açın gözlerinizi, açın da halimize bir bakın. Vatandaş evine ne alabiliyor, gidin de bir görün" diyor.
www.evrensel.net