Ağır dayatmalar

Ağır dayatmalar

Dünya Ticaret Örgütü'nün önceki gün sona eren toplantısından çıkan kararlar, onlarca ülke açısından oldukça ağır yaptırımları içeriyor.

Ağır dayatmalarDünya Ticaret Örgütü'nün önceki gün sona eren toplantısından çıkan kararlar, onlarca ülke açısından oldukça ağır yaptırımları içeriyor. Net bir uzlaşmaya varılamasa da ABD ve AB'nin dayatmaları, rüşvet teklifleri ve gizli pazarlıkları sonucunda az gelişmiş ülkelere büyük oranda kabul ettirilen kararların şimdiye kadarke en ağır dayatmalar olduğu belirtiliyor.Dünya Küreselleşme Karşıtları Koalisyonu üyesi Martin Khor'un yaptığı ve Türkiye Küreselleşme ve MAI Karşıtı Çalışma Grubumu tarafından açıklanan değerlendirmede, "14 Kasım günü sirküle edilen nihai deklarasyon taslağı 13 Kasım'dakinden bile daha kötü ve kabul edilemez bir içeriğe sahip" deniliyor.Hükümetlere taslağı reddetmeleri için çağrıda bulunan küreselleşme karşıtları, bu anlaşmanın kabul edilmesi halinde tüm dünya halklarının ABD, AB ve diğer G-7 ülkelerinin güçlü şirketlerinin ağır hegemonyası altına girecekleri yorumunda bulunuyorlar.

Manipülatif dilUluslararası anlamda hiç bir anlaşmada bugüne kadar kullanılmamış bir manipülatif dilin kullanıldığı taslakta özellikle belli alanlarda yalnızca müzakerelerin yapılması garanti altına alınmakla kalmıyor, bunun yanı sıra, 4 yeni alanda (yatırımlar, rekabet, hükümet satın almaları ve ticaretin kolaylaştırılması) da bu raundun bitiş tarihi olarak belirlenen 2005 yılına kadar anlaşmaların imzalanması karar altına alınıyor. Oysa 9 Kasım'da başlayan müzakereler boyunca başta ACP-Afrika, Karayipler, Pasifik ülkeleri ve en yoksul ülkeler olmak üzere pek çok ülke yatırımlar, rekabet, hükümet satın almaları ve ticaretin kolaylaştırılması ile ilgili yeni anlaşmalara hazır olmadıklarını ve müzakere edilmesini istemediklerini belirtmişlerdi. Hindistan ve diğer bazı ülkeler de bu görüşleri paylaştıklarını açıklamıştı. Şu anda ise bu konulara tepki gösteren bütün ülkeler her zaman olduğu gibi yine aynı oyuna getirilmek isteniyor ve raund deklarasyonunda kullanılan dil sayesinde bu yeni konuların anlaşmaları garanti altına alınmış oluyor. Çok sayıda az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkenin aylardan beri yapmakta olduğu uyarılar ve geçmiş anlaşmalar sonucunda dayatılan ve uygulatılan gümrük indirimleri yüzünden binlerce şirketin iflas etmiş ve yüzbinlerce insanın işsiz kalmış olması gibi kaygıların son taslakta da hiç bir şekilde dilkkate alınmadığının altını çizen Martin Khor, bu son raundun gelişmiş ve gelişmemiş dünya arasındaki uçurumu daha da derinleştireceğini ve yoksul ülkelerin sanayileşmesinin imkansız hale getireceğini belirtiyor. Taslağın final bölümünün ise hepten felaket olduğu saptamasını yapan Khor, hemen hemen taslağın tüm paragraflarında bunun kapsamlı bir ticaret raundu olduğu cümlesinin geçtiğini, bu söylemin ardından ise mutlaka bir Ticaret Müzakereleri Komitesi'nin kurulmasının geldiğini, raundun tek bir girişim olarak yürütüleceğinin yer aldığını ifade ediliyor.
www.evrensel.net