Rüşvet sümenaltı ediliyor

Ziraat Bankası'nın milyarlarca dolarlık zararında tek suçlu olarak çiftçiler gösteriliyor.

Rüşvet sümenaltı ediliyorZiraat Bankası yöneticileri hakkındaki iddiaların ardı arkası kesilmiyor. Bankanın milyarlarca dolar zarar ettirildiği bizzat müfettiş raporları ile kanıtlanmışken, suçu çiftçilere atan hükümet, şimdi de rüşvet iddiasını sümenaltı etmeye çabalıyor. Türkiye'deki firmalara verilen kredilerden alınan ve Ziraat'in üst yönetimine dağıtıldığı ileri sürülen rüşvetin 3.5 milyar doları aştığı müfettiş raporlarında kanıtlanmıştı.Ziraat Bankası'nın milyarlarca dolarlık zararında tek suçlu olarak çifkçiler gösteriliyor. Hükümet ve Kemal Derviş ısrarla tarım kredilerine suçu atarken, devletin görevlendirdiği müfettişlerin hazırladıkları raporları kamuoyuna açıklamıyorlar. Çünkü bu raporlarda; zararın tarım kredilerinden değil, özel sektöre dağıtılan kredilerden kaynaklandığı ve bu kredilerin karşılığında da Ziraat'in üst düzey yöneticilerinin milyarlarca dolar rüşvet aldığı ileri sürülüyor. Rüşvetin boyutu ise korkunç. Ancak bu iddia araştırılmak yerine örtbas edilmeye çalışılıyor.

Çark nasıl işliyor?Kemalettin Dikici tarafından hazırlanan raporda bu rüşvetin nasıl dağıtıldığı bütün ayrıntıları ile anlatılmış. Ziraat'in yurtdışındaki 26 adet şube ve bankasından, Egebank sorusturması dolayısıyla aranan Raif Zihnali aracılığıyla, Türkiye'deki firmalara kredi verilmiş. Bu kredilere imza atan Ziraat'in üst yönetimine ise 1998 yılından bu yana 3.5 milyar doları aşan bir rüşvet dağıtılmış. Rüşvet karşılığı verilen kredilerin en somut örneğini ise Kula Mensucat oluşturuyor. Kula Mensucat'a Ağustos 1998'de 34 milyon dolar kredi açılmış. Ancak bu kredi geri dönmemiş. Bu zarar yetmezmiş gibi Kula Mensucat'ın borçlu olduğu bonolar 6 milyon İsvicre Frankı daha pahalıya Ziraat Bankası Frankfurt Şubesi'nce satın alınmış. Müfettişler raporda bu durumu şöyle açıklıyorlar:"Salt rüşvet almak için başından beri planlı ve anlaşmalı olarak önce Bankgesellschaft Lüxemburg'a 15 milyon İsviçre Frankı'na satılan bonolar aradan 10 gün geçtikten sonra 16.12.1998 tarihinde Frankfurt Şubesi'ne 21 milyon İsviçre Frankı'na satılıyor. Aracıya gerek olmadığı halde Raif Zihnali'ye de 750 bin Frank komisyon ödeniyor. Vurguncular kaynağın satıcı banka tarafindan karşılandığını ileri sürerek örtbasa çalışıyorlar. Ancak, Alman mevduat sigorta fonu üyesi olan Frankfurt Şubesi'nin sözkonusu kaynağı piyasadan çok daha düşük oranlarla bulma imkanı olduğundan bu iddia gerçeğe aykırı ve saptırmaya yönelik."

Londra'da dava Zihnali'nin ortağının ifadelerine göre de bu vurgundan elde edilen rüşvet Ziraat'in üst yönetimine dağıtılmış. Bankgesellschaft Lüxemburg, Raif Zihnali'nin yakın ilişkide olduğu banka. Egebank'a da bu bankadan 100 milyon dolar kredi açılmış. Halen mahkemesi Londra'da sürüyor. Raporlarda Frankfurt Şubesi'nin, bu büyüklükte krediyi verme yetkisi olmadığı halde Ziraat'i toplam 6 milyon 750 bin Frank zarara uğratma pahasına bu işlemleri yaptığına dikkat çekiliyor. Vurgun aynen 1998 ve 1999 yılı Yüksek Denetleme Kurulu raporlarında yer almıştı. Aradan 3 yıl geçti, soruşturmada hala bir gelişme yok. Vurgunu yaptığı iddia edilen Frankfurt Şube Müdürü Müslüm Karaman, yurtdışı kredilere onay veren Dışişler Müdürü Selçuk Canbaz görevinin başında. Bu ekibi yönlendirdiği ileri sürülen Genel Müdür Yardımcısı Emin Erdem ise müşvavir yapıldı.

Rapor 6 ay bekletildiZiraat Bankası müfettişi Kemalettin Dikici bu vurgunla ilgili sorusturma raporunu 6 ay önce Ziraat Bankası yönetimine vermiş. Ancak ortada rapor yok. Raporun 5 ay bekletilikten sonra Başbakanlık Teftiş Kurulu'na iletildiği ortaya çıktı. Manisa Milletvekili Rıza Akçalı'nın bu yöndeki soru önergesine "Konunun müfettişlerce soruşturulduğu" yanıtı veriliyor. Oysa rapor aylar önce tamamlanmış ve işleme konulmayı bekliyor.
www.evrensel.net