Kontra terörüne protesto

Kontra terörüne protesto

Kuzey Kıbrıs'ta muhalefet, ölüm tehditleri ve baskılarla karşılaşmasını, Türkiye Cumhurbaşkanı, Başbakan, İçişleri Bakanlığı, çeşitli konsolosluk ve generallare gönderdikleri fakslarla protesto ediyorlar.

Kontra terörüne protestoKuzey Kıbrıs'taki muhalefete yönelik ölüm tehditlerine ve baskılara her geçen gün bir yenisinin eklenmesi Türkiye'ye yönelik protestoları yeniden yükseltti. Ulusal Halk Hareketi (UHH) adlı kontra örgütün Türkiye'den yönlendirildiğini kaydeden Kıbrıslılar, Türkiye Cumhurbaşkanı, Başbakan, İçişleri Bakanlığı, çeşitli konsolosluk ve generallare protesto faksı gönderiyorlar.Yaşanan gelişmelerin Denktaş'ın bilgisi dahilinde olduğunu söyleyen protestocular gönderdikleri faksta şu ifadelere yer veriyorlar: "Dehşetle öğrenmiş bulunmaktayız ki polis koruması altında, gizli polisten elemanların da içinde bulunduğu UHH'den bir grup, muhalefetteki parti ve gazetecileri sizin kontrolünüzdeki Kuzey Kıbrıs'ta ölümle tehdit ediyorlar. İnsanlık dışı bu davranışa hemen bir son vermenizi talep ediyoruz. Eğer herhangi bir gazeteci, sendikacı, sol kanat politikacı ve öğrenci ölümü olursa bundan doğrudan ve şahsen sizi sorumlu tutacağız."

Muhalifler nişan hedefiKıbrıs'ta Sosyalist Gerçek Londra Bürosu tarafından yapılan açıklamada protestoların desteklenmesi çağrısı yapıldı. "Ulusal Halk Hareketi" olarak anılan faşist örgüt mensuplarının, askeri kamplarda silahlı mücadele eğitimi aldığının belirtildiği açıklamada, bu eğitim sırasında muhalif partiler, işçi sendikaları liderleri ve muhalif gazetecilerin resimlerinin nişan hedefi olarak kullanıldığı vurgulandı. UHH liderliğinin, basın bildirilerinde, bugünlerde aynı şahısların öldürülebileceğini ilan ettiğine dikkat çekildi. 18 temmuz 2001'de UHH güdümünde 50 kişilik bir grubun Kuzey Kıbrıs'ta günlük yayımlanan Avrupa gazetesini ve Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP)'ni 'ziyaret' ettikleri hatırlatılan açıklamada şu vurgular yapıldı: "Faşist olduğu çok iyi bilinen bu örgüt sözde devlet KKTC'nin seçimsiz iş başına gelmiş Cumhurbaşkanı Denktaş'ın himayesinde oluşturulmuştur. Gizli polislerden üyeleri bulunan bu örgüt, polis kuvvetleri tarafından gayet iyi korunmaktadır. Avrupa çalışanlarına şişe attıklarında dahi bu gruba karşı hiç bir şey yapılmamıştır. CTP ve Avrupa'ya bıraktıkları basın bildirilerinde arkadaşlara karşı açık ölüm tehditleri vardı. Böylesi basın bildirisi yayınlamalarından dolayı UHH'ye karşı hiç bir şey yapılmamıştır."

KaçamazlarSon dönemde yaşanan gelişmelerden örnekler sunan protestocular, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hükümetinin, Türk "Barış Kuvvetleri"ni yöneten generaller ve Türkiye ordusunun bütün bu olayların kendilerini ilgilendirmediğini iddia edebileceğine dikkat çekerek, bunun inandırıcı olmadığını kaydediyorlar. Tehditlerin hayata geçirilmesi halinde bunun sorumluluğunun tümüyle KKTC'nin seçimsiz işbaşına gelmiş Cumhurbaşkanı Denktaş, Başbakan Eroğlu ve koalisyon ortağı Coşar, Türk Konsolosu, iki silahlı gücü yöneten iki Türk generali, polis gücü ve istihbarat servisine ait olacağını ifade ediyorlar. Kıbrıslılar, Türkiye ve yöneticilerinin de bu kişilerin arkasında duran gerçek güç olacağını da ekliyorlar.
www.evrensel.net