Müslüman barış gücü yine gündemde

Kâbil'in Türkiye'nin ağırlıklı olarak yer alacağı bir "Müslüman barış gücü"ne devredilmesi önerisi, Türkiye tarafından olumlu karşılandı.

Müslüman barış gücü yine gündemdeABD ve bölgede inisiyatif sahibi diğer ülkeler, Taliban'ın başkenti terk etmesinin ardından Afganistan'a nasıl bir gömlek giydirileceği üzerine pazarlıklar yürütüyor. Bir yandan da, Kuzey İttifakı'nı frenlemek için formüller aranıyor. Söz konusu formüllerden biri, Türkiye'nin ağırlıklı yer alacağı bir BM askeri gücünün Kabil'de görevlendirilmesi. Türkiye Dışişleri Bakanı İsmail Cem, BM Afganistan Özel Temsilcisi Lahdar Brahimi ve bazı ABD'li yetkililer söylemleriyle bu ihtimali destekliyor.

Brahimi: Türkler göreveBM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Afganistan özel temsilcisi Lahdar Brahimi, "özellikle Kabil'de düzeni sağlamak üzere" acele olarak bir askeri güç hazırlanmasını istedi. Brahimi bu gücün Türkiye, Ürdün ve Avrupa ülkeleri askerlerinden oluşmasını önerdi.Lahdar Brahimi, BM Güvenlik Konseyi önünde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin içinde yer alacağı böylesi bir gücü, "kötünün iyisi" olarak tarif etti. Afganistan ve Kâbil'de "dışarıdan" gönderilen güçlerin başarılı olmasının "zor" olduğunu söyleyen Brahimi, Afganlar'dan meydana gelecek bir gücün toplanması zaman alacağı için bu öneriyi getirdiğini belirtti. Brahimi tarafından öne sürülen siyasi plan da, "kolaylıkla" gerçekleşecek cinsten değil. Konsey'e sunulan plana göre, Kâbil'de 2 yıl görev yapacak BM destekli bir hükümet kurulacak; ülkenin altyapısı yeniden kurulacak ve ülke normalleşecek. Böyle bir planın hayata geçme şansının düşüklüğü, geçmişten görülüyor. Lahdar Brahimi de eurasianet.org sitesinde yayınlanan röportajında bunu itiraf ediyor: "Geçen on yıl boyunca BM Afganlar'a birbirleriyle yürüttükleri savaşları sona erdirmeleri için yardım etmeye çalıştı; ama başarılı olamadık. Bunun nedenlerini bir kenara bırakalım. Yine de, şimde öyle görülüyor ki uluslararası toplum, daha önemlisi etki sahibi devletler, daha da önemlisi Afganistan'ın komşuları birbirlerine karşı değil, beraber çalışmalarının zamanının geldiğinin farkındalar." Afgan gruplarının, "etki sahibi devletlerin" ve Afganistan'ın komşularının "beraber çalışması" ihtimali ise oldukça düşük görünüyor. Brahimi, bu konudaki çalışmaların ilk adımları hakkında da bilgi verdi: Bölgede bulunan yardımcısı Francesco Vendrell Afgan liderleri Birleşik Arap Emirlikleri'nde yapılacak bir toplantıya katmak için çalışırken Brahimi Avrupa ve ABD'de, kurulacak hükümetin yapısı üzerine görüşmeler yapacak. Bill Clinton döneminde ABD'nin BM Daimi Temsilciliği görevini yürüten Richard Holbrooke da The Washington Post gazetesinde yayınlanan makalesinde BM gücünü bir araya getirmenin çok uzun zaman alacağını, bunun yerine, NATO'nun tek Müslüman üyesi Türkiye'nin başını çekeceği, çoğunluğu Müslümanlar'dan oluşan çok uluslu bir gücün en uygun seçenek olduğunu kaydetti. Holbrooke, Washington ve BM'de bazı kişilerin, barış gücünün Afganistan içinden çıkması yönündeki görüşlerini eleştirirken, yıllardır birbiriyle savaşan Afgan grupları arasında böyle bir gücün çıkartılması ihtimalinin "fanteziden öteye gidemeyeceğini" de ifade etti. Holbrooke, BM Güvenlik Konseyi'ne bağlı olacak bu gücün, BM'den bağımsız işleyeceğini belirterek, Doğu Timor örneğini verdi: "Avustralya birlikleri, BM Güvenlik Konseyi'nin kararının ardından, 96 saat içinde bölgedeydi ve diğer ülkelerin birlikleriyle sonradan desteklendi. Avustralya'nın Doğu Timor'da oynadığı rolü kim oynayacak? En iyi seçenek, NATO'nun tek Müslüman üyesi, güçlü ve iyi idare edilen ordusuyla Türkiye olacaktır." Holbrooke, bu güce Bangladeş, Fas ve Ürdün gibi ülkelerin de katılabileceğini belirtti.
www.evrensel.net