Üniversitede çifte baskı

Üniversitede çifte baskı

Kaynak yetersizliği nedeniyle üniversitelerde, araştırma ve teknoloji üretme gibi çalışmalar durma noktasına geldi.

Üniversitede çifte baskıYÖK tarafından hazırlanan bir raporda, 2005 yılına kadar en az 7000 öğretim üyesi yetiştirilmesi gerektiği belirtilirken, halen görev yapan öğretim üyeleri ise olanaksızlıklar içinde ayakta kalma mücadelesi veriyorlar. Ekonomik kriz ve YÖK uygulamaları yüzünden kalitenin düştüğü üniversitelerde, AR-GE klinikleri işlevlerini yerine getiremiyorlar. Gelirleri yüzde 100 düşen öğretim üyeleri ise bilime gereken önemin verilmesini istiyorlar.

Maaşlar eridiKonu hakkında değerlendirmelerde bulunan İzmir Üniversiteleri Öğretim Elemanları Derneği (İZÜNİDER) Başkanı Doç. Dr. Ömür Mavioğlu, 4 yılın üzerinde hizmet yapan birinci derecede bir profesör maaşının, 3 yıl içinde bin 58 dolardan 619 dolara düştüğünü belirtti. 4 yılın altında hizmeti olan birinci derecede bir profesörün maaşının ise aynı süre içinde 950 dolardan 540 dolara düştüğünü ifade eden Mavioğlu, "Yoksulluk sınırının 750 milyon lira olarak açıklandığı ülkemizde, öğretim üyelerimizin durumu açıkça ortaya çıkıyor" diye konuştu. Bu durumdaki öğretim elemanlarının bilim üretmeleri, izlemeleri ve uluslararası sempozyumlara katılmalarının mümkün olmadığını anlatan Mavioğlu, son dönemlerde araştırma yapılamadığını ve AR-GE kliniklerinin işlevini yerine getiremez durumda olduğunu söyledi.

Kalite kaybıDoç. Dr. Ömür Mavioğlu, öğretim elemanlarının, YÖK'ün baskısından korktukları için temel özlük haklarını talep edemediklerini de kaydetti. YÖK uygulamaları nedeniyle üniversitelerde kalite kaybı yaşandığını dile getiren Mavioğlu, şöyle devam etti: "Ahbap-çavuş ilişkisiyle doçentlik unvanı veriliyor. Atama ve yükseltmeler, doğrudan doğruya atamayı yapan kişilerin inisiyatifine bırakılıyor. Jüri üyelerine yakın olan adaylar, mesleğinde yükselebilirken, yakın olmayanlar ise ne kadar bilgili olurlarsa olsunlar yükselemiyor. Başka ülkelerde standarda ve kanıta dayalı uygulanan kariyer ataması sistemi, ülkemizde de yaşama geçirilmeli."

Kaynak aktarımıKamu üniversitelerinde görev yapan çok sayıda öğretim elemanının, ücretlerinin giderek erimesi nedeniyle yurtdışına yöneldiğini veya vakıf üniversitelerinde çalışmayı tercih ettiğini anlatan Mavioğlu, böyle devam ederse kaçışların süreceğini söyledi. Mavioğlu, vakıf üniversitelerine aktarılan kaynağın, devlet üniversitelerine de aktarılmasını istedi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Asker oylamasında güven sorunuAlmanya'da dün 3900 askerin Afganistan'a gönderilmesi için Federal Parlamento'da bugün yapılması planlanan oylama, Başbakan Gerhard Schröder tarafından "güvenoylaması"na dönüştürüldü ve oylama yarına ertelendi. Koalisyon partileri SPD ve Yeşiller içerisinde, Almanya'nın dışarıya asker göndermesine karşı yaklaşık 33 miletvekilinin bulunması koalisyon partilerinin azınlıkta kalmasını getiriyor. Schröder ise, özellikle SPD içinde hiçbir milletvikilinin asker göndermeye karşı oy kullanmamasını istiyor.Önceki gün Yeşiller Partisi'nin parlamentodaki grup toplantısına katılan Schröder, asker göndermeye karşı çıkan 8 milletvekilini ikna etmeye çalıştı. Daha önce muhalefet partileri CDU/CSU ve FDP asker gönderme konusunda hükümet ile birlikte oy kullanacaklarını açıklamalarına rağmen, Schröder'in konuyu "güven sorunu"na dönüştürmesi, hükümetin bundan sonra hem içerde, hem de dışarda yapacakları konusunda daha güçlü olmak istediği biçimde değerlendiriliyor.Yarınki oylama sırasında, muhalefet partileri CDU ile FDP, "asker göndermeye evet, güvene hayır" şeklinde oy vereceklerini açıklarken, Demokratik Sosyalizm Partisi (PDS) dışarı asker göndermeye karşı oy kullanacağını yeniledi. Schröder'in bu oylamayı aynı zamanda "güvenoylaması"na dönüştürmesi, özellikle partisi içindeki 25 milletvekilini baskı altına almak için yaptığı belirtiliyor. SPD Federal Parlamento Grup Başkanı Peter Struck, Schröder'e güvenoyu vermeyecek milletvekillerinin "parti kimliklerini" de teslim etmeleri gerektiğini söyleyerek, açık tehditte bulundu.
www.evrensel.net