Devlet sendikacılığı!

Sinop'ta sağlık çalışanlarının zorla Türk Sağlık-Sen'e üye yapılması çabalarını İl Sağlık Müdürlüğü'ne şikâyet eden SES yöneticileri Sinop Ülkü Ocakları tarafından aranarak, 'Kan dökmekle' tehdit edildi.

Devlet sendikacılığı!"Biz milliyetçiyiz, ülkücü camiaya kimse dil uzatamaz. Nice kan dökmüşüz, dökmeye devam ederiz." Sinop Ülkü Ocağı başkanı olduğunu söyleyen biri, SES Aksaray Şube Yönetim Kurulu Üyesi Erdal Dağdelen'i bu sözlerle tehdit etti. Sinop İl Sağlık Müdürlüğü'ne SES tarafından gönderilen ve sağlık emekçilerinin Türk Sağlık-Sen'e zorla üye yaptırılmak istenmesine karşı tepki gösterilen faksın ardından yaşanan bu olay, hem Sağlık Bakanlığı içerisinde yaşanan ülkücü kadrolaşmanın ne boyutlara ulaştığını, hem de Kamu-Sen'e bağlı sendikaların nasıl örgütlendiğini göstermesi bakımından çarpıcı. SES'ten yapılan açıklamaya göre, Sinop'ta yaşanan bu olayın başlangıcı 30 Ekim 2001 tarihine dayanıyor. Bu tarihte İl Sağlık Müdürlüğü'nde görevli Personel Şube Müdürü Muharrem Demirci, İdari ve Mali İşler Şube Müdür Vekili Hüseyin Ulusoy, Ayniyat Saymanı Recep Demirel ve Çevre Sağlık Teknisyeni Tahsin Özçelik SES'e üye emekçileri zorla istifa ettirerek, Türk Sağlık-Sen'e üye yapmak istedi. 'Zorla üye' yapmak için Ayancık Hastanesi'nde 06 AUR 74 plakalı resmi araç, Boyabat'ta ise 06 AUN 74 plakalı resmi araçlar kullanıldı, üye yapılmak istenenler bu araçlarla 'gezdirildi'. Tehditler bununla da sınırlı kalmadı ve SES üyelerinin yeni açılacak olan Türeli Devlet Hastanesi'ne sürgün edileceği söylendi. Bu gelişmeler üzerine SES Sinop Temsilciliği Genel Merkez'e yazı yazarak, durumu bildirdi.SES Aksaray Şube Başkanı Songül Beydilli ve Şube Sekreteri Nurşen Denizci de bu gelişmeler üzerine 8 Kasım günü saat 16.00 sularında Sinop İl Sağlık Müdürlüğü'ne gönderdikleri faksta, şöyle dediler: "4688 sayılı yasaya aykırı faaliyette bulunan bu kişilere gösterilen müsamahayı ve yapılan uygulamaları protesto ettiğimizi bildirir, bu tür hareketler içerisinde bulunanlar hakkında gereken yasal işlemlerin başlatılmasını talep ederiz."

'Kan dökeriz'Faksın gönderilmesinden yaklaşık bir buçuk saat sonra, Sinop Ülkü Ocakları başkanı olduğunu söyleyen biri, SES Aksaray Şubesi'ni arayarak Beydilli ve Denizci ile görüşmek istedi. Beydilli ve Denizci'nin şubede olmaması üzerine Şube Yönetim Kurulu Üyesi Erdal Dağdelen'le görüşen ülkü ocağı başkanının, "Bu iş doğru değil, niye araştırmadan böyle bir girişimde bulunuyorsunuz" sözleri üzerine Dağdelen, "Genel merkezimize bu bilgiler ulaşmıştır" dedi. Ardından ülkü ocakları başkanı olduğunu söyleyen kişi şu tehditleri savurdu: "Biz milliyetçiyiz, ülkücü camiaya kimse dil uzatamaz. Nice kan dökmüşüz, dökmeye devam ederiz. Bunun hesabını sizden sorarız. Arkadaşlarınızın da ifadesini aldık."

SES: Kaygı vericiBu olaylar üzerine açıklama yapan SES Aksaray Şube Başkanı Songül Beydilli, "Faksımız ülkü ocağına değil, İl Sağlık Müdürlüğü'ne gönderilmiştir. Nasıl olur da faksın bilgisi bir saat içinde ülkü ocaklarına ulaşır?" diye sordu. "Sinop Ülkü Ocakları başkanı bir sendikayı tehdit etme cüretini hangi güçlere dayanarak gösterebilmektedir? Bu soruların Sinop İl Salğık Müdürlüğü tarafından yanıtlanması zorunludur. Yetkililer derhal gerekli soruşturmayı başlatmalıdır" diyen Songül Beydilli, pek çok ilde yaşanan bu olayların kaygı verici olduğunu belirterek, tehditlere gereken cevabı vereceklerini söyledi.
www.evrensel.net