65 milyon artık yeter diyor

65 milyon artık yeter diyor

Emek Platformu'nun hükümet politikalarına yönelik eylemleri yarın bütün illerde yapılacak kitlesel basın açıklamaları ile sürecek.

65 milyon artık yeter diyorSultan ÖzerHükümetin emekçileri hedef alan uygulamalarına karşı harekete geçen Emek Platformu'nun eylemleri yarın her yerde yapılan basın açıklamalarıyla devam edecek. Platformu oluşturan örgütlerin başkanları, sadece 15 örgütün üyelerinin değil, 65 milyonun sesi olduklarını ifade ederek, iktidarı erken genel seçime ve emekçilerden yana çözüme zorladıkları bu mücadelenin hattının genel greve kadar gideceğini dile getirdiler.KESK Genel Başkanı Sami Evren, gazetemize yaptığı açıklamada, sermayenin son yıllarda hız kazanan küresel saldırılarına karşı görev ve sorumluluklarının, savaş rüzgârlarıyla birlikte bir kat daha arttığına işaret etti.Evren, "Ekonomik ve siyasi alanda krizin pençesinde kıvranan hükümet büyük bir gayretle savaşın aktörü rolüne soyunabiliyor. IMF'nin kredi sopasıyla yaptığı her türlü şantaja boyun eğen siyasi iktidar, binlerce emekçinin demokratik tepkilerini görmezden geliyor" dedi.

Bunun adı genel grevEylemlerinin, emekçilerin kamusal alanı talan ettirmeyeceğinin göstergesi olduğunu kaydeden Evren, "2 milyon kamu emekçisinin vicdanı ve sesi olan KESK'in, tek yanlı ücret belirlemelerine, zorunlu emeklilik dayatmasına, işgüvencesinin ortadan kalkmasına karşı, tüm emekçi örgütleri ile birlikte geniş bir mücadele birliğini işyerlerinden başlayarak öreceğini" söyledi. Evren, "siyasi iktidarı seçime zorlayan bir mücadele hattını gerçekleştirmek" gerektiğini belirterek, "Bunun adı da genel grevdir" diye konuştu.

Ya 40 katır, ya 40 satırMeydanlara çıktıkları halde seslerinin yankı bulmadığını belirten Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu, bundan sonra yapılması gerekenin "direnmek" olduğunu söyledi. "Hükümetin Bayram Bey'i davet ederek ya ücretsiz izin ya ikramiyelerin kaldırılması ya da işten atma gibi üçünden birini seçme dayatmasında bulunmasına bakılırsa mesajı almadılar demektir" diyen Uslu, "Kamuda istihdam fazlası var" diyenlerin, nerelerde fazla olduğunun envanterini çıkarması gerektiğini söyledi. "Kamuda işçi, memur fazla" diyerek, kendilerini "40 satır ya da 40 katır" tercihinde bulunmaya zorlayan hükümetin "dediğim dedik" politikasını sürdürdüğünü ifade eden Uslu, bunun karşısında kendilerine düşenin "direnmek" olduğunu dile getirdi.

Ancak meydanlardaKendi başarısızlıklarını gizlemek için faturayı işçiye, memura, emekliye, fakir fukaraya çıkarmak isteyen hükümetin yüzüne gerçeği haykırmak gerektiğini kaydeden Uslu, "Bu ancak meydanlarda olabilir. Bize saldıranlarla eğer sadece ve sadece görüşmeler yapılır, sorun çözülmeye çalışılırsa korkarım ki teslim alırlar. Ama arkanızdaki kitlelerle beraber konuşuyorsanız, ya da kitleler sizi meydanlarda beklerken konuşuyorsanız, o zaman kuralları koyan taraf siz olursunuz" uyarısında bulundu.

'Erken seçim zorunlu'Hükümetin, 9 Aralık'ta yükseltilen sesi duymadığını kaydeden Memur-Sen Genel Başkanı Fatih Uğurlu ise, hükümetten umutları olmadığını, Siyasi Partiler ve Seçim Yasası'nda gerekli demokratik düzenlemelerin ardından erken genel seçimin çözüm olacağını savundu. Uğurlu, bunun için de emekçilerin seslerini duyurmaya devam edeceğini söyledi.Hükümetin, Liderler Zirvesi'nin ardından paketi açıklamamasını, "seslerini duyurduklarının göstergesi" olarak değerlendiren Türk Diş Hekimleri Birliği Başkanı Onur Şengün de erken genel seçimi istedi. 15 Kasım'daki basın açıklamalarının ardından Başkanlar Kurulu'nun yeniden toplanıp, gelişmeleri değerlendireceğini aktaran Şengün, amaçlarının olayların bu şekilde sürmeyeceğini ilan etmek olduğunu söyledi.

'Emekçilerin güçleri var'Yaptıkları uyarıların ve çağrılarının dikkate alınmadığını kaydeden TMMOB Genel Başkanı Kaya Güvenç, "Çalışanlar Emek Platformu'nun ifadesiyle 'ülkemize, kendi geleceğimize, çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmak' durumundadırlar" dedi. Emeği ile geçinenler açısından tek bir ileri adım atılmadığını hatırlatan Güvenç, "Bu durumda ülkenin büyük çoğunluğunu oluşturan işçiler, köylüler, kamu çalışanları, esnaf ve sanatkarlâr ve sanayicilerin bu hükümete alternatif arama gibi bir sorunları yoktur. Alternatif kendileridir" dedi. Partilerin lider kadrolarının denetimi altındaki, halktan kopuk, kendi yurttaşı ile ilişkisi kesilmiş, uluslararası sermayenin ve ona eklemlenmiş yerli sermayenin tam egemenliği altındaki bu parlamentodan bir şey beklemenin olanaksızlığını dile getiren Güvenç, "Seçim ve Siyasi Partiler Yasası demokratikleştirilerek erken seçim zorunlu hale gelmiştir. Çalışanlar kendi kaderlerine orada sahip çıkacaktır. Çünkü programları vardır. Çünkü bunu yapacak güçleri vardır. Bizim görevimiz bu kararlılıkla, halkımıza bu güveni vermektir" dedi.

Artık yeter!TTB 2'inci Başkanı Metin Bakkalcı ise Emek Platformu'nun ezici çoğunluğunun, insanı esas alan politikaların uygulanabilmesi için kararlılıkla, ısrarla çabalarını ortaklaştırmaya ve yoğunlaştırmaya çalıştıklarını söyledi. Sadece borç ödemelerini düzenleyen ve bunun için de 65 milyonu "tasarruf" adı altında ezen 2002 bütçesinin, Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülmesinin son günü olan yarın, bütün illerde kitlesel basın açıklamaları yapacaklarını duyurdu. Bu uyarıların da dikkate alınmamasında ısrar sürerse, 1 Aralık'ta bütün ülke çapında, biçimini hafta sonunda belirleyecekleri, eylemler yapacaklarını ifade eden Bakkalcı, amaçlarının bu ülkede "artık yeter" diyenlerin seslerini yükseltmek olduğunu söyledi.
www.evrensel.net