2 yıldır yaralar sarılamadı!

2 yıldır yaralar sarılamadı!

Düzce depreminin yıldönümünde halk, hâlâ sorunlarının çözülmesini beklerken, devlet yetkilleri "yaraların sarıldığını" iddia ediyor.

2 yıldır yaralar sarılamadı!Bolu, Düzce ve Kaynaşlı halkı, yaşadıkları deprem felaketinin ardından yaralarını hâlâ saramadı. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve TBMM Başkanı Ömer İzgi tarafından, Düzce depreminin 2. yıldönümü nedeniyle yayınlanan mesajlarda ise, yine "depremin açtığı yaraların sarıldığı" iddia edildi. 12 Kasım Düzce depreminin ikinci yıldönümü nedeniyle İzmir Jeofizik Mühendisleri Odası tarafından düzenlenen basın toplantısında, deprem gerçeğinin yaygın bir şekilde halka anlatılması ve bu konuda eğitici-öğretici faaliyetlerin araklıksız sürdürülmesi gerektiği üzerinde duruldu. İzmir Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Prof. Dr. Atilla Uğur, "İçinde yaşadığımız binaların, yörenin depremselliği bilinerek bina-temel-zemin ilişkisinin doğru ve sağlıklı bir şekilde yapılması suretiyle depremlerdeki özellikle can kayıpları çok büyük ölçüde düşürülebilmektedir" diyerek, yetkililere şu uyarılarda bulundu: "Lütfen, binaların yapımında zemin dinamik özelliklerine itibar edilsin. Yer araştırmaları yetkin mühendisler tarafından yapılsın. Zemine itibar edilmeden yapılmış nice binanın, yaşanan son depremde maalesef mezar olduğunu hepimiz hatırlamalıyız.".

'Planlar uygun değil'Başta İzmir olmak üzere tüm yerleşimlerde ayrıntılı jeolojik-jeofizik-jeoteknik araştırmalarının gerçekleştirilerek imar planlarının buna uygun değişitirilmesi gerektiğini söyleyen Uluğ, "Deprem sonrası oluşturulan kriz yönetimlerine, eğer yoksa jeoloji ve jeofizik mühendisleri, psikologlar, sosyologlar dahil edilmelidir. Geçici yerleşimler için öngörülen yerlerin altyapı çalışmalarına hız kazandırılmalıdır. Arama kurtarma ekipleri, kentin değişik bölgelerinde ve özellikle riskin düşük olduğu bölgelerinden oluşturulmalı, ulaşım olanakları göz önünde tutulmalıdır" dedi.

Yine aynı mesajlarDevlet yetkilileri ise, Düzce depreminin ikinci yıldönümünde çeşitli mesajlar yayınladılar. Cumhurbaşkanı Sezer mesajında, depremleri en az kayıpla atlatabilmek için, bu alandaki eksikliklerin sağlıklı biçimde belirlenmesi, gereksinim duyulan örgütlenmelerin tamamlanması ve etkili denetim düzeneklerinin hızla yaşama geçirilmesinin büyük önem taşıdığını kaydetti. TBMM Başkanı Ömer İzgi de, felaketin neden olduğu yaraları sarmak için tüm devletin ve toplumun her türlü çabayı gösterdiğini öne sürdü. Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu ise, depreminin 2. yılı etkinliklerine katılmak üzere Bolu'daydı. Bostancıoğlu, Bolu, Düzce ve Kaynaşlı'da eğitim öğretim açısından herhangi bir sıkıntı yaşanmadığını öne sürdü. Deprem sonrası önce çadırlarda ve prefabriklerde başlayan eğitimin bugün kalıcı binalarda devam ettiğini belirten Bostancıoğlu, bölgede iki kalıcı okul inşaatının devam ettiğini söyledi. Bostancıoğlu daha sonra Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara ile birlikte, 12 Kasım depreminde Bolu'da yaşamını yitirenlerin anısına yaptırılan "Deprem Anıtı ve Müzesi"ni açtı.

Ödeneğe ihtiyaç var Adapazarı Valisi Cahit Kıraç ise Sakarya'daki sağlık kurumlarının, yapılan yatırımlarla deprem öncesinden daha iyi duruma geldiğini ancak özellikle personel sayısı ve kişi başına düşen yatak sayısında Türkiye ortalamasının çok gerisinde bulunduğunu bildirdi. Marmara depreminde Sakarya'da Devlet Hastanesi'nin de aralarında bulunduğu 9 sağlık kurumun hasar gördüğünü, hasar görmeyen çok katlı hastanelerin de uzun süre kullanılamadığını anımsatan Kıraç, Sakarya'da halen 6'sı devlet hastanesi olmak üzere 541 sağlık kurumunun hizmet verdiğini belirtti. Personel sayısı ve yatak kapasitesindeki artışa rağmen, istenilen düzeye gelinemediğini dile getiren Kıraç, Türkiye'de yatak başına kişi sayısı 388 iken, Sakarya'da 757 kişiye bir yatak düştüğünü, halen devam eden yatırımların tamamlanabilmesi için de 1 trilyon 610 milyar lira tutarında ödeneğe ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
www.evrensel.net