'Hükümetin yüzü kalmadı'

Enerji Yapı Yol-Sen, yaptığı yazılı açıklamada, ülkenin tepesine kâbus gibi çöken 57. hükümetin "icraatları"nı tek tek sayarak, söylenecek sözün kalmadığını söyledi.

'Hükümetin yüzü kalmadı'Enerji Yapı Yol-Sen, köylerin, yolları yapılmamış, temiz ve sağlıklı suya kavuşturulup, arazileri ıslah edilmemişken, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün kapatılmak istenmesine tepki göstererek, DSİ ve Karayolları Bölge Müdürlükleri'nin de kapatılmak istendiğini bildirdi. Enerji Yapı Yol-Sen tarafından yapılan yazılı açıklamada, ülkenin tepesine kâbus gibi çöken 57'inci hükümetin "icraatları" tek tek sayılarak, bütün bunlara rağmen hâlâ "Ben halk için politika yapıyorum" diyebiliyorlarsa, onlara söylenecek sözün kalmadığı ifade edildi. Elektrik sektörünü mahkeme kararlarına rağmen özelleştiren hükümetin, üretilen elektrik TEAŞ'ın 3 katından fazla olmasına rağmen, yüzde 100'luk Hazine garantisi verdiğinin altı çizildi. Avrupa'da kamu çalışanının nüfusa oranı yüzde 15-20'lerde iken, 100 kişiye bir doktor, 40 kişiye bir öğretmen düşerken, Türkiye'deki memurların nüfusun yüzde 3'ünü oluşturduğu, 954 kişiye bir doktor, 140 kişiye bir öğretmen düştüğü belirtilerek, hükümetin buna rağmen "kamuda personel fazlalığı" yalanıyla personel sayısını azaltmak istediği kaydedildi. Asgari geçim tutarı 830 milyon lira iken ortalama memur ücretinin 300 milyon lira olduğunun altı çizilen açıklamada, 2001başında ortalama memur maaşı 500 dolar iken, bu rakamın şu anda 200 dolara düştüğü, bu yoksulluk tablosuna rağmen de hâlâ çalışanların ücretlerinin sınırlandırılmaya çalışıldığı dile getirildi. Halkın saatlerce ekmek kuyruğunda bekleyip, zorunlu ihtiyaçlarını alamadığı bir ortamda, otomobil ve beyaz eşyanın KDV oranlarında indirim yapıldığının işaret edildiği açıklamada, bütün bunlara karşı mücadele eden kamu emekçilerine şiddet uygulanıp, mahkeme kapılarında süründürülmelerine karşın, işkenceci ve rüşvetçilerin korunup kollandığı dile getirildi. Bayındırlık ve İskân Bakanlığı kastedilerek, bir odacının bile bakanın bilgisi olmadan değiştirilmediği bir kurumda, trilyonlarca liralık yolsuzluğun ortaya çıktığını, bunu yapanların Koray Aydın'ın işbaşına getirdiği, biri bacanağı olan müsteşarlar olduğuna ve bakanın babasına ve kayınbiraderine aynı sektörde şirket kurdurduğuna vurgu yapılan açıklamada, bu bakanlığa bağlı Karayolları Genel Müdürlüğü ile İller Bankası'ndaki yolsuzluk ve operasyon hazırlığı sürerken, ilgili emniyet yetkilisinin görevden alınma nedeni soruldu. Kamuoyunda büyük infialler yaratan bu olaylara rağmen, sırf savcılık fezlekesinde adı geçmedi diye bir bakana iade-i itibar yapanların sorgulandığı açıklamada, "Bunlardan birini bile yapanların, bir aynaya bakmasını, kendisiyle yüzleşmesini istiyoruz" denilerek, bütün bunlara rağmen hâlâ halkın karşısına çıkıp "Halk için politika yapıyorum" diyebiliyorlarsa söylenecek sözün kalmadığı vurgulandı.
www.evrensel.net