'EP bütçe oyununu bozacak'

Emek Platformu (EP) Dönem Sözcüsü TTB Genel Başkanı Füsun Sayek, EP'in yeniden halkın umudu olmak zorunda olduğunu söyledi.

'EP bütçe oyununu bozacak'Emek Platformu (EP) Dönem Sözcüsü TTB Genel Başkanı Füsun Sayek, EP'in yeniden halkın umudu olmak zorunda olduğunu söyledi. Bütçenin komisyondaki görüşmelerine katılarak oyunun parçası olmak istemediklerini kaydeden Sayek, bu oyunu bozma görevinin Emek Platformu'nda olduğunun altını çizerek, 15 Kasım, 1 Aralık ve sonrasıyla platformun mücadeleyi ateşleyeceğini dile getirdi.Türk-İş Genel Başkanı Bayram Meral, DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu, KESK Genel Başkanı Sami Evren, Memur-Sen Genel Başkanı Fatih Uğurlu ile Emek Platformu'nu oluşturan diğer örgüt yönetici ve üyelerinin katıldığı sempozyum dün Ankara'da yapıldı. Çalışanların da ilgi gösterdiği sempozyuma, Meclis'teki partilerden MHP ve ANAP temsilcileri katılmadı. Emek Platformu Dönem Sözcüsü Füsun Sayek, açılış konuşmasında, 2002 bütçesinin gelir ve gider bölümüne değindi. Bütçenin gelir bölümünün, yükün kimlere yıkıldığının, gider bölümünün ise zenginlikleri kimin paylaştığının göstergesi olduğunu kaydeden Sayek, yükün yüzde 40'ının yoksul olduğu bir kesime aktarıldığını, çok derin eşitsizliklerin yaşandığı bu ülkede kırsal kesimde yoksulluğun iki kat daha fazla olduğunun altını çizdi. Bütçeyi "samimiyetsizlik belgesi", "iş olsun bütçesi" olarak nitelendiren Sayek, bütçenin Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki görüşmelerine, oyunun parçası olmak istemedikleri için katılmadıklarını kaydetti. Oyunun bir parçası olmak değil, bu oyunu bozmak gerektiğini söyleyen Sayek, bu görevin de Emek Platformu'na düştüğüne dikkat çekti. 9 Kasım eyleminin, belki hazırlık aşaması kısa olduğu için içlerine sinmediğini, ama bunun sonunun genel grev olduğunu anlatan Sayek, kamuoyu destekleri olduğunu, önderliğin de Emek Platformu'na düştüğünü dile getirdi. "Kışkırtma işlevi görmek zorunda olan bir toplantı" diye nitelendirdiği sempozyumun, mücadelenin ateşleyicisi olduğunu da kaydeden Sayek, dışa tam teslimiyetçi uygulamalara karşı sadece üreten değil, aynı zamanda değiştiren olmak zorunda olduklarının da altını çizdi. "Umutların tüketildiği bir dönemde Emek Platformu umut olmuştu. Bunu sürdürürsek, umut olacağımıza inanıyorum" diyen Sayek, 15 Kasım'lara, 1 Aralık'lara ve sonrasında daha güçlü birlikteliklere gideceklerini söyledi.Emek Platformu'nun alternatif bütçesini hazırlayan TÜRMOB'un Genel Başkanı Mustafa Özyürek, kıskaç içindeki Türkiye'de hazırlanan bütçenin de ödeme bütçesi olduğunu, "Borçları, borç faizlerini döndürebilecek miyiz?" diye bakılan bir bütçe olduğunu söyledi. Bütçenin olmasa da olacağını, bu haliyle topladığı vergilerin borcun faizine bile yetmediğini kaydeden Özyürek, "paranın nereye gittiğini" sordu ve cevabı da "Rantiyeye gidiyor" diye verdi. "Vergileri topluyor belli kesime veriyor, oradan da vergi almıyor" diyen Özyürek, asgari ücretliden yüzde 25 oranında vergi alan bir ülkede yaşadıklarına işaret etti. "İşçiyi, memuru enflasyona ezdirmeyeceğiz" edebiyatının gerçekten edebiyat olduğunu kaydeden Özyürek, Türkiye'nin geçen yıl 5,5 milyar dolar otomobil ithalatına para ayırdığına, 2002'de 147 katrilyon borç ödemek zorunda olduğuna dikkat çekti. Sağlık, eğitim ve yatırıma bütçede hiçbir şeyin olmadığını, sağlığın 2001'de yüzde 2.7 olan payının 2002'de yüzde 2.4'e düştüğünü dile getiren Özyürek, vergi adaletsizliklerine de dikkat çekti. Akaryakıt vergilerinin yükseltildiğine, ilaçta indirim yapılmadığına işaret eden Özyürek, indirilen KDV oranlarıyla ilgili olarak da "Adeta belli grubun mallarında indirim yapılsın diye kullanılmış duruma düştük" dedi.

Milletvekilleri şaşırdı!Sempozyuma katılan DSP milletvekili ve Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi Masum Türker, TÜSİAD'ın giderlerin indirilmesini, faiz dışı kamu harcamalarının azaltılmasını talep ettiğini söyledi. Türker, bütçenin de bu amaca yönelik olduğunu itiraf ederek, kendisinin de iktidar partisi milletvekili olduğu halde bu amaca karşı olduğunu ileri sürdü. AB'ye giriş şartlarından olan Kopenhag Kriterleri'nin IMF programına bağlı olduğunu kaydeden Türker, "AB'ye girebilmek için de bu programları uygulamak zorundayız" dedi. DYP'li Mehmet Dönen, AKP'li Hüseyin Çelik ve SP'li Veysel Candan da 2002 yılı bütçesini ve hükümeti eleştirdiler.
www.evrensel.net