GATS

GATS'ın perde arkası

Dünya Ticaret Örgütü'nün bugün başlayan Doha zirvesinde ana gündem, hizmet sektörünün kuralsızlaştırılmasını ve özelleştirilmesini öngören GATS anlaşması.

GATS'ın perde arkasıTony ClarkeABD'li enerji şirketi Enron ile Hizmetler Ticareti Genel Anlaşması (GATS) arasında ne gibi bir ilişki var? Ne de olsa Enron, doğal gaz hatlarından elektriğe kadar birçok konuda uzmanlaşmış, dev bir enerji tekeli. GATS ise, sınırlar ötesi hizmetler ticaretini liberalize etmeyi hedefleyen, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kapsamında bir kurallar manzumesi. Ama Enron, DTÖ bünyesindeki GATS görüşmelerinde, büyük bir oyuncu. Neden?Öncelikle Enron, sıradan bir enerji şirketi değil. Son olarak, dünyanın en büyük, çok sektörlü özel hizmet sağlayıcılarından biri olmak için yeniden yapılandırmaya gitti. Enerji hizmetlerinde uzmanlaşıyor; ama ürün hatlarında nakliyeden elektronik ticarete kadar, bir dizi hizmet yer almakta. Enron, hizmetlerini küresel pazara sunduğu için, DTÖ'da görüşülen GATS kuralları, kârlı sınırlar ötesi hizmet ticaretinin önüne çıkabilecek engelleri yıkmakta kullanılabilecek.Bu nedenle Enron, GATS müzakerelerini yöneten büyük şirketlerin lobi faaliyetlerinin öncüsü durumunda. Ama dahası var. Enron, halen ciddi sorunlar yaşasa da, devasa bir ekonomik-siyasi nüfuza sahip. ABD Menkul Kıymetler ve Kambiyo Komisyonu, son olarak şirketin eski Baş Mali Yetkilisi'nin yaptığı işlemler hakkında soruşturma başlattı. Şirketin borsadaki hisseleri serbest düşüşe geçti ve milyarlarca dolar kaybedildi. Bütün bunlar, son iki yıl içinde şirketin gelirlerinin onmilyarlarca dolar artmasına rağmen oldu. Ayrıca, Enron'un George W. Bush yönetimiyle bağlantıları, onu, Washington'daki en güçlü aktörlerden biri yapıyor. Bütün bu bağlantılar, şirketin, WTO hizmetler müzakerelerindeki etkisini de artırıyor.

Kamuya ölüm!GATS görüşmelerinin hedefi, gezegenimizde "kamu malı" olarak geriye kalanların da uluslararası tekeller tarafından denetim altına alınması için araçlar sunmak. Akla gelen her hizmet masada. Bunlar arasında çevreyi, kültürü, enerjiyi ve doğal kaynakları etkileyen bir dizi kamu hizmeti de bulunuyor. Hizmet sektöründe uluslararası ticaret ve ticari rekabetin önüne devletler tarafından konulmuş bütün "engel"leri yıkacak olan GATS kuralları, hizmetler ticaretini etkileyen hemen tüm kamusal önlemler için geçerli. Bunlar arasında çalışma yasalarından tüketicinin korunmasına, yönetmeliklerden tüzüklere, sübvansiyonlardan ödeneklere, lisans standartlarından kalite kontrola kadar birçok alan bulunuyor. Enron, sadece 16 yıl önce, kökenleri doğalgaz sektöründe olan bir şirket olarak doğdu. Ancak büyük bir hızla, çeşitli sektörlere giren, küresel bir hizmet tekeline dönüştü. 1985'te, Houston Doğalgaz ve bir başka Amerikalı doğalgaz şirketi olan InterNorth'un birleşmesiyle kurulmuştu. Kısa süre içinde, ABD'nin en büyük doğalgaz boru hattı dağıtımcısı oldu. 1990'ların ortalarında, en büyük Amerikalı doğalgaz ve elektrik alıcı-satıcısı haline gelmişti; yurtdışında önemli enerji yatırımları vardı.

En hızlı büyüyen sektörKüresel ekonominin en hızlı büyüyen sektörü, hizmetler ticareti. Enron, enerji ve ilgili hizmetlerini küresel olarak pazarlayabilmek için, diğer ülkelerde hizmet sektörlerinin kuralsızlaştırılmasına ihtiyaç duyuyor. Böylece kamu hizmetlerinin özelleştirilmesi için gereken koşullar sağlanacak ve şirket, bunları satın alacak. Mevcut GATS kuralları, "iç düzenleme" maddeleri gibi, devletlerin, hizmetleri yöneten kuralları tasfiye etmeye ve kamu hizmetlerini özelleştirmeye teşvik eden mekanizmaları içeriyor. Halihazırda DTÖ bünyesinde yürütülen GATS 2000 görüşmeleri, bu mekanizmaları güçlendirecek. Ayrıca, kuralların uygulama alanını genişleterek; sağlıktan eğitime, enerjiden suya ve nakliyeye kadar bütün kamu hizmetlerini kapsayacak. Kısacası; masadaki GATS kuralları kabul edildiğinde, bütün dünyada devletlerin, zorunlu toplumsal hizmetleri gerçekleştirmesi, büyük oranda kısıtlanacak.

Gündemi belirliyorlarEnron, uluslararası tekellerin WTO ve özellikle GATS aracılığıyla, küresel ticaret kurallarını nasıl etkilediklerini, dahası belirlediklerini gösteren en iyi örnek. ABD Hizmet Sektörleri Koalisyonu (UCSI) üyesi olan şirket, GATS 2000 görüşmelerinde büyük bir rol oynamaya soyunmuş durumda. ABD'deki en büyük özel şirketlerden oluşan UCSI, GATS müzakerelerinde gündemin belirlenmesinde önemli bir rol oynamıştı. 1999'da, Enron, Atlanta'da yapılan Dünya Hizmetler Kongresi'nin ana sponsorlarından biriydi. GATS 2000 gündemi, aslında burada pekiştirildi. Enron ayrıca, Ulusal Ticaret Konseyi'nin yönetim kurulunda aktif bir üye. Bu konsey, uluslararası planda, DTÖ'nün en büyük destekçilerinden biri olarak tanınıyor. Konsey ayrıca, ABD Başkanı'na ticaret görüşmelerinde "hızlı müzakere" yetkisi tanınmasının arkasındaki güçlerden biri.Enron'u GATS'ın merkezine oturtan, şirketin olağanüstü ekonomik-siyasi nüfuzu. Sadece 1999-2000 döneminde, şirket gelirleri yüzde 151.3 oranında arttı; 40.1 milyar dolardan 100.8 milyar dolara. Bu dönemde şirketin elektrik satışları, California enerji krizinden faydalanması sayesinde, iki kat artış kaydetti. Doğalgazda artış, yüzde 33 olarak gerçekleşti. Sonuçta Enron, 200 yılı Küresel Fortune 500 Şirket listesinde onaltıncı, ABD Fortune 500 listesinde sekizinci oldu. 2001'in ilk üç ayında gelir artışı yüzde 281, net gelirdeki artış yüzde 20 idi.

Babadan oğula...Bu arada, Enron'un Beyaz Saray'daki icraatları, Washington'da dilden dile dolaşıyordu. Şirketin siyasi bağlantıları, aslında Baba George Bush ve Bill Clinton dönemlerinde kurulmuştu. Ama 2. Bush yönetiminde bu bağlar kökleşti. Özellikle, Enron Yönetim Kurulu Başkanı Kenneth Lay'in konumu pek sağlam. Lay, 2000 başkanlık seçimleri kampanyasında, Bush'un Öncü Grubu'nun önde gelen üyelerindendi. Bu grubun 400 civarındaki üyesi, kişisel olarak, Bush'un kampanyasına 100 bin dolar veya daha fazla "bağışlamışlardı". Lay'in katkısı, 318 bin dolarla ilk sıradaydı. Enron, Bush kampanyasına 300 bin dolar daha verdi.Enron'un Bush yönetimindeki siyasi etkisi, enerji politikalarında doruğa çıkıyor. Mother Jones dergisine göre, Kenneth Lay, Bush'un bir numaları enerji danışmanı durumunda. Lay, Bush'un 48 üyeli Enerji Danışma Paneli'nin önde gelen isimlerinden biri. Aynı zamanda, enerji sorunlarına kısa vadeli çözümler bulmak için kurulan, Başkan Yardımcısı Dick Cheney liderliğindeki Enerji Politikası Geliştirme Konseyi ile yakın ilişki içinde. 2000 seçim kampanyası sırasında, Enron bünyesindeki Siyasi Eylem Komitesi, Bush'un Enerji Bakanı olan Cumhuriyetçi Spencer Abraham ile, Senato'nun Enerji ve Doğalgaz Kaynakları Komitesi'nin yeni başkanı olan Demokrat Jeff Bingaman'ın senatörlük kampanyalarına bağış yapmıştı. Şirket ayrıca, ABD'de elektriğin kuralsızlaştırılmasını öngören yasayı teklif eden Cumhuriyetçi Tom Delay'ın da yeniden seçilmesini sağladı. Daha bitmedi: Bush'un ulusal enerji stratejisinin taslağını hazırlayan üç Beyaz Saray danışmanının (Bush'un baş siyasi stratejisti Karl Rove, baş ekonomik danışmanı Lawrence Lindsay ve Cheney'in sağ kolu Lewis Libby), Enron'dan hisse senedi aldıkları veya şirket tarafından maaşa bağlandıkları belirtiliyor.

Terminatör işbaşındaABD'de enerji hizmetlerinin kuralsızlaştırılması, Enron'un bu nüfuzunun önemli bir göstergesi ve GATS kurallarının, uluslararası alanda ne gibi sonuçlar doğuracağının bir ipucu oldu. Siyasi çevrelerde "Enron Yasası" olarak bilinen Senatör Tom Delay'ın yasama paketi, başka elektrik olmak üzere tüm enerji alanının, ulusal çapta kuralsızlaştırılmasını istiyordu. Konumlarını güçlendirmek için, Federal Enerji Düzenleme Komisyonu nezdinde bir dizi hamle yapıldı. Önce, Ken Lay ve diğer Enron yetkilileri, komisyona girecek adayları şahsen mülakata aldılar. Bush da, Enron tarafından tavsiye edilen iki kişiyi komisyona aldı. Daha sonra New York Times, 26 Mayıs 20017'de, Lay'ın, Komisyon Başkanı Curtis Hebert'e yazdığı mektubu ortaya çıkardı: Lay, Hebert'in "enerji kuralsızlaştırılmasındaki görüşlerini değiştirmesi durumunda, koltuğunda oturmaya devam edeceğini" söylüyordu! Habere göre Hebert, kendini aşağılanmış hissetti ve isteği reddetti. Koltuğundan olmaktan korkmaya başlamıştı. Yine 26 Mayıs'ta, Ken Lay, "yaklaşan enerji krizine Enron'un çözümü"ne destek toplamak için, sinema oyuncusu Arnold Schwarzenegger, Los Angeles Belediye Başkanı Richard Riordan ve sabıkalı borsa dolandırıcısı Michael Milken ile buluştu.Bu arada, California enerji krizi, şirketin kasasını dolduruyordu. Ani enerji sıkıntıları, devasa maliyet artışlarına dönüştü ve Enron gibi enerji tedarikçileri, büyük kârlar elde ettiler. 2000'in son üç ayında Enron, kriz sayesinde 377 milyon dolar kâr açıkladı. Şirket yetkilileri, "arz ve talep kuvvetlerinin" krizi çözeceğini ve bu nedenle, piyasanın daha da kuralsızlaştırılması gerektiğini öne sürüyorlardı.Şu anda, aralarında Enron'un da bulunduğu bir dizi şirket, California eyalet yetkilileri tarafından, fiyatları ve kâr marjını artırmak için, santralleri kapatmak yoluyla talebi kısmak suçlamasıyla mercek altına alınmış durumda. Los Angeles Times, enerji şirketlerinin başkanlarının, krizden faydalanarak, kendi ceplerini doldurduklarını da ortaya çıkardı. Örneğen Ken Lay'in 2000 yılı geliri, 123 milyon dolar. Bu, 1998 gelirine oranla on kat artış demek.GATS'ın, milyarlarca emekçi için ne anlam ifade ettiğini de, en özlü bir biçimde, Enron'un bir önceki başkanı söylüyordu. Jeffrey Skilling, 1997'deki bir konferansta şöyle demişti: "Maliyetleri, acımasızca, yüzde 50-60 oranında kısmalısınız. Kalabalıktan kurtulun. İşçileri atın. Onlar, işleri karıştırmaktan başka bir işe yaramazlar."
www.evrensel.net