Vali, aş isteyen kadınları azarladı

Vali, aş isteyen kadınları azarladı

Ordu Valisi Kemal Yazıcıoğlu, halk gününde halkı azarladı. Yazıcıoğlu, halk gününe katılan kadınlara "Kocalarınız sizi öne atıyor ve hiçbir iş yapmıyorlar" dedi.

Vali, aş isteyen kadınları azarladıValiliklerce düzenlenen halk günlerinde, son aylarda taleplerin daha çok iş ve yiyecek yardımı konusunda olduğu belirtildi. Ordu Valisi Kemal Yazıcıoğlu, halk gününde halkı azarladı. Yazıcıoğlu, "Özellikle ekonomik kriz sonrası yardım ve iş taleplerinde büyük artış görüldü" derken, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'nın imkânlarının bu talepleri karşılamada yeterli olduğunu savundu. Bu arada, halk gününe gelenlerin büyük bölümünün kadın olduğunu gören Yazıcıoğlu, bu sefer kadınları azarlamaya başladı. Yazıcıoğlu, kadınlara "Kocalarınız sizi öne atıyor ve hiçbir iş yapmıyorlar. Kiminiz geçimden acizken 5-6 çocuk yapmışsınız. Yazık o çocuklara" dedi.

Talepler arttıKayseri Vali Yardımcısı Zübeyir Kemelek başkanlığında, Melikgazi Kaymakamlığı'nda düzenlenen halk gününe gelen 127 kişinin büyük bölümü de kendisi ya da yakınları için iş talebinde bulunurken, yiyecek ve yakacak yardımı yapılmasını da istediler. Gelişme geriliği olan 2,5 yaşındaki oğlu için yardım isteyen Tümer Çelik de uzun süredir işsiz olduğunu anlattı ve iş isteyip çocuğunun tedavisine yardımcı olunmasını talep etti. Pembe Büyük ise 17 yaşındaki uçucu madde bağımlısı oğlunun tedavi edilmesini istedi. Büyük, eşini trafik kazası sonucu kaybettiğini belirterek, "Oğlum bir fabrikada işçi olarak çalışıyordu. Kriz nedeniyle işten çıkarıldı. 7-8 aydır da bally kokluyor. Bağımlı hale geldi. Bally kokladığı zamanlar kendini kaybediyor. Tedavi olmak istiyor ama buna imkânımız yok" dedi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


'Haber ile operasyon arasında ilişki var'Hacer YücelGazetecilik meslek örgütleri, Sabah gazetesinin, Küçükarmutlu'ya yapılan operasyonla ilgili olarak, operasyondan bir gün önce yaptığı haberin, mesleki ilkeleri ihlal ettiğini söylediler. Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı (TGS) Şükran Soner, "Emniyet bir gün sonraki müdahale için kamuoyu oluşturmak amacıyla böyle bir haber hazırlattı" dedi.

Hedef göstermeSabah gazetesinin 5 Kasım 2001 günkü sayısında, "Burası Filistin Değil İstanbul" başlığı ile manşete taşınan haberde, "Küçükarmutlu terörün cirit attığı, polisin giremediği bir kuşatılmış bölge... Yetkililer de bu durumu biliyor, ama görmezlikten geliyor!" ifadelerine yer verilmişti. Bu haberin çıktığı gün İstanbul polisi Küçükarmutlu'ya operasyon düzenledi. Sonuçta 4 kişi yaşamını yitirdi, 10 kişi de yaralandı. Ön otopsiye katılan avukatlar, iddia edilenin aksine, cesetlerde kurşun yaraları olduğunu açıkladılar. Gazeteci meslek örgütlerine aynı ortak soruyu yönelttik: "Sabah gazetesi böyle bir manşet yaptı. Aynı gün operasyon gerçekleşti. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?"

TGS: Zemin hazırlandıTGS Genel Başkanı Şükran Soner sorumuza verdiği yanıtta, "Sabah gazetesindeki haber ile operasyon arasında ilişki var. Emniyet bir gün sonraki müdahale için kamuoyu oluşturmak amacıyla böyle bir haber hazırlattı" dedi. Bir olay öncesinde kamuoyu oluşturmak amacıyla böyle haberler hazırlamanın çokça başvurulan bir yöntem olduğunu hatırlatan Soner, şöyle devam etti: "Bu olayda da aynı yönteme başvurulmuştur. Ancak burada kamuoyunun toplumsal yarar ve zararını tartmak, gazetecinin ve gazetenin yayın politikasına kalmış bir şeydir. Gazetenin yayın politikası işin içine girdiği zaman, zaten ister istemez gazetecilik kuralları ihlal edilir. Olayın sonucu ortada. 4 insan öldü. Bu olay bu kadar açık."

ÇGD: İlkeler çiğnendiÇağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Genel Başkanı İsmet Demirdöğen ise, olayın gazeteciliğin temel ilkelerinin çiğnenmesi anlamına geldiğini söyledi. "Dünyanın her yerinde temel bir ilke vardır. O da gazetecinin hedef gösterici, kışkırtıcı yayın yapamayacağıdır" diyen ÇGD Genel Başkanı şöyle devam etti: "Bu son olayda ne yazık ki temel ilke çiğnenmiş ve gazetecinin yapmaması gereken bir habercilik anlayışı sergilenmiştir. ÇGD Tüzüğü'nde de, gazeteciliğin; özel amaç ve çıkarlara alet edilemeyeceği, yayınlarda hiç kimsenin aşağılanamayacağı, kanıtsız iddia ve suçlamalara alet edilemeyeceği, hiç kimsenin yargı kararı olmadıkça suçlu ilan edilemeyeceği, bir gazetecinin şiddeti, zorbalığı ve savaş kışkırtıcılığını savunamayacağı ve bu tür anlayışlara aracı olamayacağı ilkeleri yer almaktadır. Bizi bağlayan temel belge de, tüzüğümüzdür. Kimi gazetecilerden, bizim tüzüğümüzü benimsemiyor olsalar da, en azından gazeteciliğin evrensel ilkelerine saygı göstermelerini ve yaptıkları işe saygı duymalarını bekliyoruz." Son zamanlarda temel ilkelerin ısrarla çiğnenmekte olduğunu, kendilerini ülkenin ve kentlerin hakimi sayan bir anlayışın hakim kılındığını vurgulayan ÇGD Genel Başkanı Demirdöğen, "Herkesi, gazetecilik görevini gazeteci gibi yapmaya çağırıyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.

Duran: Devam edecekGazeteci-Yazar Ragıp Duran da, "Türk egemen basını baştan beri ölüm oruçlarına karşı idi ve bu konudaki gelişmeleri tahrif etti, gizledi, tek yanlı olarak aktardı. Habercilik değil, propaganda yaptı" diyerek başladığı sözlerini şöyle devam ettirdi: "Türkiye'de polis-medya ilişkilerini bilenler son kanlı baskında bu işbirliğini, bu suç ortaklağını net bir şekilde gördü. 'Polis mi gazetecilere operasyon bilgisini sızdırdı? Yoksa polis manşet haberi bahane olarak kullanıp operasyona mu başlattı?' tayin edici değil. Medya hayatı savunmadıkça, olay ve gelişmeleri doğru, çok boyutlu bir şekilde, kamu çıkarını savunarak yansıtmadıkça ve kendini polisin ya da herhangi bir iktidarın sözcüsü yerine koydukça, benzeri olaylara daha çok tanık olacağız."

TGC, bildirgeyi hatırlattıTürkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç ise, TGC'nin yayınladığı 'Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumlulukları' bildirgesini hatırlatarak, "O bildirgenin içinde 'Gazetecilerin Doğru Davranış Kuralları' adı altında bir bölümümüz var. Bu bölümde şöyle denilmekte: 'Haberle yorum ve görüş ayrımı açık yapılmalı. Okurun ve izleyicinin neyin haber neyin yorum olduğunu kolayca seçebilmesi sağlanmalıdır.' Bu haberde böyle bir karışıklık olmuş. Yani bu kurala uyulmamıştır" dedi.
www.evrensel.net