'Çile ovası' oldu

'Taş atsan ürün verirdi' benzetmesi yapılan Çine ovasında, "Bir zamanlar Türkiye'nin en beyaz pamuğu yetişir" diyor Çineli üretici.

'Çile ovası' olduBülent KılıçÇine Aydın'a bağlı dağların arasında ve geçmişten bugüne verimli toprağıyla tanınan bir ilçe. Çine'de yaşayan insanların yarısından fazlası geçimini topraktan sağlıyor. Başta pamuk ve mısır olmak üzere, fıstık ve biber ekimi de yaygın olarak yapılıyor. Yıllardır topraktan geçinen üreticilerin söylediğine göre geçmişte 20 dönümlük arsası olan bir üreticinin sonbaharda kaldırdığı pamukla bir ev veya traktör alması mümkünmüş. Geçmiş yıllarda geçim derdi yaşamadıklarını hatırlatan üreticiler, bu yıl gördükleri yokluğu ve verimsizliği daha önce hiç yaşamadıklarını belirtiyorlar. Çineli üreticilerin sorunları diğerlerinden çok farklı değil: Otamatik zamlanan mazot, gübre fiyatları, ilaçlar, elektrik ve faizler birçok üreticiye iflas bayrağını çektirmiş durumda. Çine üreticisinin kendisine özgü diğer bir sorunu da filtresiz çalışan medenler ve Yatağan Termik Santrali. Yayılan duman ve tozun etkisiyle verimsiz hale gelen ürüne bir de başıbozuk tarım politikalarının üreticiye kaybettirdiği eklenince yılların Çine Ovası onlar için adeta çile ovası haline gelmiş. Suyunu kuyudan motorla çeken üretici, önceki yıllarda üç metreye ulaşan kuyu derinliğinin bu sene on bir metreye kadar ulaştığını belirtiyor. Su yeterli olsa bile elektrik borcu sulamanın önündeki bir diğer engel. Üreticiye elektrik ödemeleri için tanınan kolaylığın kaldırıldığını söyleyen üreticiler her köyde hemen hemen 70 - 80 evin elektiriğinin kesik olduğundan yakınıyorlar.

Hiç böyle olmamıştıBunca soruna rağmen üretimi sürdürmekte kararlı olan Çineye yaptığımız ziyaretin ilk durağı Kahramanlar Köyü. Yaklaşık bin ikiyüz kişinin yaşadığı köyün hemen hemen hepsi çiftçilik yapıyor. Köy meydanındaki kahvelerde rastladığımız yaşlı bir köylünün yanına yaklaşıyoruz. Ürünün iyi olduğu yıllarda sekiz ton ürün alan Mehmet Emin Dündar'ın bu yılki üretimi beş tonla sınırlı kalmış. Verimsizliğin en önemli nedenlerinden birinin Yatağan olduğunu belirten Dündar, santralin çalıştığı bölgede ağaçların kuruduğunu söylüyor. Dündar, bu sene alım fiyatının kendilerini kurtarmaktan uzak olduğunu söyleyerek iki milyarı aşkın borcu olduğunu açıklıyor. Mecburen çiftçilikten vazgeçeceklerini söyleyen Dündar bu işi kırk senedir yapıyor. Baba mesleği olan pamuk üretiminde daha önce böyle bir döneme rastlamadığını söyleyen Dündar "Hiç bu kadar perişan olmadık" diyor. TARİŞ' te ve Ziraat Odası'nın uygulamalarından bir hayli sıkıntı çektiklerini aktaran Dündar, "Bizim biraraya gelerek oluşturduğumuz kurumlar olmasına rağmen bizi batıran faizlerle yardım yapıyorlar" sözleriyle TARİŞ'e ve diğer kurumlara olan öfkesini dile getiriyor. Çiftçinin kazanabilmesi için alım fiyatının bir milyon olması gerektiğinin altını çizen Dündar, diğer türlü elektrik, ilaç, gübre fiyatlarının sabitlenerek, faizlerin makul seviyelerde tutulmasını öneriyor." Gübreler TARİŞ'ten bizim paralarımızla alınıyor ancak bize yüklü fiyatlara satılıyor" diyen Dündar, TARİŞ'in faizleri düşük tutmasını istiyor.

Traktörü olmayanlarAilece bu işle uğraştıklarını söyleyen Özkan Şen de, giderlerin altında her gün ezildiğini açıklıyor. Traktörün kendilerinin olduğunu belirten Şen, "Traktörü ve tarlası olanlar bu işten zarar ediyorsa bir de tarla ve traktör kiralayanları düşünün" diyor. Geçen yıl mısır ve pamuk eken Şen, mısırın üretiminin pamuğa göre biraz daha rahat olduğunu söylüyor. Bankaya iki milyarı aşkın borcu olan Şen, görüşmemizin ardından bizi tarlasına götürüyor. Bir yandan motorunu sürerken öbür yandan pamukları göstererek şunları söylüyor "Bir zamanlar şu gördüğün pamuk bembeyaz açardı, dallı budaklı olurdu, oysa şimdi yıldan yıla sararıyor ve verimsizleşıyor." Mehmet Akşit de faizlerden şikâyetçi, Akşit şunları söylüyor: "İsteğimiz, öncelikle faizlerin aşağı çekilmesi . Sattığımız ürünün parasının hakkıyla tümden verilmesi. TARİŞ'in hakkımız olan parayı vermesi ve Ziraat Odası'nın sorunlarımıza daha fazla eğilmesi, mazot, eliktrik ve diğer ihtiyaçlara gelen zamlardan çiftçinin belirli oranlarda korunması."
www.evrensel.net