FBI ajanları insan avında

FBI ajanları insan avında

Havaalanında çalışan bir Mısırlı, adı Usame olduğu için tutuklandı. Uçuş dersi almak isteyen Arapları FBI'a bildiren muhbir, cezaevine atıldı.

FBI ajanları insan avındaFBI'ın teröristleri yakalamak bahanesiyle başlattığı kampanyanın boyutları giderek büyüyor. İkna edici olmaktan uzak gerekçelerle gerçekleştirilen gözaltılar, özellikle göçmenleri hedef alıyor. 11 Eylül saldırısından sonra ABD yönetiminin üst düzey yetkilileri tarafından dile getirilen "özgürlük yerine güvenlik" konsepti, hemen tüm kentlerde göçmenlere karşı baskı uygulanmasının bahanesine dönüştü. Washington Post gazetesi, bu konuda artan tepkiler üzerine gözaltılarla ilgili bir inceleme yayınladı. Mahkeme kayıtları ile avukatların ve gözaltındakilerin yakınlarının açıklamalarına dayanan inceleme, gözaltındakilerin beşte üçünün mültecilik ile ilgili nedenlerden tutulduğunu gösteriyor. Gazete, 1147 gözaltı vakasının 235'ini ele almış. Bunlardan çok sayıda kişi, tanıklık için alınmış. Yüzde 10'luk bir kesimin ise, El Kaide ile ya da 11 Eylül saldırılarını gerçekleştirenlerle bir ilişkileri bulunabileceği iddia ediliyor. Tutuklananların tümünün kişilerin duruşmalarında savcılar FBI tarafından hazırlanan 7 sayfalık bir metinden yararlanıyor. FBI'ın kampanyası, 2. Dünya Savaşı sırasında, Japon asıllı 110 bin ABD'linin gözaltına alınmasına benzetiliyor. Toplum içinde ırkçı bir sınıflandırma söz konusu.

23 dakikaGözaltına alınanlardan biri, bir benzin istasyonunda çalışan 28 yaşındaki Pakistanlı Muhammed Mubin. Zanlı olarak görülmesinin nedeni, Florida'da eylemcilerin lideri olduğu söylenen Muhammed Atta'dan 23 dakika önce ehliyetini yenilemesi. Mahkeme önüne çıkarılan Mubin, kaçak olarak ABD'ye girmiş, ancak saldırılar hakkında en ufak bir bilgiye sahip değil.

İsim benzerliği30 yaşındaki Usame Elfar, 24 Eyül sabahı saat 7.00'de, FBI ajanları tarafından tutuklanmış. Trans States Airlines'ta gece vardiyasında teknisyen olarak çalışıyormuş. Avukatı, müvekkilinin vizesi bittiği halde ABD'de kalmaya devam etmekle suçlandığını belirtiyor. Ancak avukata göre asıl nedenler, Elfar'ın Mısırlı bir Müslüman olması, havaalanında çalışması ve adının Bin Ladin ile aynı olması. Elfar, FBI ajanlarına Bin Ladin'e sempati duymadığını söylemiş. Evinin aranmasına, telefon faturalarının denetlenmesine ve bilgisayarının incelenmesine gönüllü olmuş ve hakkında hiçbir kanıta rastlanmamış. Yalan makinasına da sokulmuş. Ancak FBI, iki haftalık soruşturmadan sonra ikna olmamış. Elfar, halen Mississippi County cezaevinde. Elfar, "Anlamıyorum, yalan testini geçtiğimde serbest bırakılacağımı söylemişlerdi" diyor. Gözaltına alınanlar arasında birçok Arap öğrenci de var. Bazı insanlar, her nasılsa evlerinde bulunan ve haberdar bile olmadıkları silahlarla ilgili olarak sorgulanıyor.

Muhbirliğin sonuSaldırılardan iki gün sonra, Teksas eyaletinin Tyler kentinde yaşayan Mustafa Abu Jdai ve eşi Dianna, FBI'i aramış. Dallas'taki bir camiden postalanan bir iş arama ilanına yanıt verdiğini ve Teksas, Florida ya da Oklahoma'da uçuş dersleri almak isteyen ve Arapça konuşan kişilerle tanıştığını anlatmış. Abu Jdai'nin eşi, FBI'ın kocasına bazı fotoğraflar gösterdiğini, Abu Jdai'nin de bu fotoğraflardan birini saldırılarla ilgili olarak adı geçen Marwan El Şeyhi'ye benzettiğini söylüyor. Abu Jdai, daha sonra yalan makinasına sokulmuş ve testin son sorusuna yanlış yanıt vermiş. Halen vize ihlali suçlamasıyla Dallas cezaevinde tutuluyor. Serbest bırakılan kişiler de oldukça endişeli. Indiana'da bir İtalyan restoranı işleten bir Mısırlı'nın, bırakılırken pilotluk belgesi iptal edilmiş. İki hafta önce Mısır'a akrabalarını görmeye gitmiş ve geri dönüp dönemeyeceğini bilmiyor. Eşi Carolyn Baugh, "Amerikan rüyası mahvoldu" diyor.
www.evrensel.net