Savaş boyaları dökülüyor

Afgan halkına karşı yürütülen korkunç savaş, bütün dünyada giderek daha çok tepki çekiyor. Artık 11 Eylül bile, kitleleri ikna edebilecek bir mazeret olamıyor.

Savaş boyaları dökülüyorBatılı devletlerin bütün propagandalarına ve sansür girişimlerine rağmen, dünyanın dört bir yanında "terörle mücadele" gerekçeli savaşa destek hızla azalıyor. Washington Post gazetesi, dün yayınladığı ayrıntılı haberle, Bush yönetimini uyardı. Gazete, "Savaşa Destek Dünya Çapında Eriyor" başlıklı haberinde, Meksika'dan İngiltere'ye, Çin'den Rusya'ya dek birçok ülkeden insanların görüşlerine yer verdi. Gazete, Meksikalı gazeteci Guadalupe Loazea'nın "Sanırım Bush hükümeti fazla ileri gitti. Savaş beni korkutuyor" sözlerine yer vererek, bu ruh halinin giderek tüm dünyaya egemen olmaya başladığı yorumunu yaptı. ABD yönetimi, sadece Müslüman ülkelerdeki savaş karşıtı kamuoyuyla başedebileceğini hesaplarken, benzer bir tutumun kendi ülkesinde bile güçlenmeye başlaması, savaş planlarını suya düşürüyor.

11 Eylül mazeret değilAfrika, Asya, Latin Amerika ve Avrupa'da yapılan anketlere göre insanlar, 11 Eylül olaylarının, Afganistan'ın bombalanmasını haklı çıkarmadığını belirtiyor. Kendi hükümetlerinin savaş arabasına bağlanmasını da eleştiren birçok işçi ve emekçi, Bush'un "Bu savaş iyi ile kötü arasında" sözlerini reddediyorlar.France 3 televizyonu tarafından bu hafta yapılan bir ankete göre, Fransa'da ABD saldırısına destek, geçtiğimiz aya oranla yüzde 15 gerileyerek, yüzde 51'e indi. Afganistan'a asker göndermeye hazırlanan Almanya'da ise, savaş çığırtkanlarının durumu daha vahim. Yapılan son yoklamalara göre, halkın yüzde 65'i, Amerikan saldırısının derhal sona ermesini istiyor. İspanya'da Cadena SER radyosu tarafından yapılan ankette, bu oran yüzde 69 olarak gerçekleşti.

Sokaktaki insanYoksul Afgan halkı üzerine yağan bombaların birinci dereceden sorumlusu olan İngiltere'de halk, Başbakan Blair'in "barbarlara medeniyet götürmeye" dair nutuklarına rağmen, savaşa temkinli yaklaşıyor. Geçtiğimiz aya oranla, bombardımana destek yüzde 74'ten yüzde 62'ye indi.Bu rakamlar, ABD-İngiliz saldırganlığının "sokaktaki insanı" kaybetmeye başladığının göstergesi. 11 Eylül kurbanları için dua ettiğini söyleyen 31 yaşındaki Çinli işadamı Xu Maomao'nun görüşleri, genel havayı yansıtıyor: "Başlangıçta askeri harekâtı destekliyordum, ama şimdi ne diyeceğimi bilemiyorum. Siviller ve çocukların öldürülmesine dair haberler alıyoruz. Arada sırada, bir terörist üssü vurduklarını söylüyorlar. ABD, bütün bu teknolojisiyle daha iyisini yapamıyor mu?"

Tehlikeli sorular22 yaşındaki Tong Zhifan ise, bu "tehlikeli" sorulara yenilerini ekliyor: "Bence ABD çok sert ve mantıksız. Büyük ve güçlü bir ülke olduğu için, başkalarının ne hissettiğine aldırmıyor. Böyle davranamazsınız. Amerika'ya yönelik saldırının nedeni de zaten bunlar değil miydi?"Rus halkı, "Rus askerinin operasyonlara katılabileceğine" dair haberlerden ötürü endişeli. Afganistan'ı acı deneyimleriyle hatırlayan Rusların yüzde 46'sı, ABD'nin başarısız olacağına inanıyor. Bazıları, ABD'nin Afganistan'ı yakıp yıktıktan sonra gideceğini, ortaya çıkacak sorunlarla uğraşmanın da kendilerine kalacağını belirtiyor. Rusya Duması sözcülerinden Vladimir Lukin şöyle konuşuyor: "Amerikalılar ve dünya kamuoyu, her gün, ABD eylemlerinin sonuçları hakkında yeni kuşkular duymakta. Anti-terör ittifakı içinde güçlükler başgösterme olasılığı büyüyor, çünkü ABD, kimseye 'tünelin sonundaki ışığı' göstermiyor."

Akıllı bombalar nerede?Dublin'de yaşayan İrlandalı tarihçi-yazar Tim Pat Coogan da, Batı toplumlarında huzursuzluğun arttığının farkında: "Esas olarak Amerikan yanlısı duyguların hâlâ var olduğunu söyleyebiliriz. Ama öldürülen kadınlar ve çocuklar nedeniyle rahatsızlık büyüyor. İrlandalıların çoğu, ABD'nin, askeri harekâta başlamadan önce Afganistan'ın siyasi geleceğini yeterince değerlendirmediği kanısında. Önce bombalıyor, sonra siyasi ittifakları düşünmeye başlıyorlar." Coogan, "Seçkin askerler, akıllı bombalar ve modern elektronik aletler hakkında pek çok şey duyduk. Peki neredeler? Amerikalılar kendi saldırılarını mahvediyor" dedikten sonra, bazen yaşananları Vietnam'a benzettiğini vurguluyor.Meksikalı muhalif liderlerden Pedro Reyes Linares, daha sert. ABD'nin, bombalara değil uluslararası hukuka başvurması gerektiğini ve yaşananların sebebinin "tipik Amerikan sabırsızlığı" olduğunu söylüyor: "Bu, iyi ile kötü arasında bir savaş değil. Savaşın arkasında başka niyetler olduğuna dair bir izlenim var. Hedef, terörist avlamak değil, zengin kaynaklara sahip stratejik bir bölgeyi denetim altına almak."

Alaycı türkülerABD karşıtlığının güçlü tarihsel kökenlere sahip olduğu Meksika'da radyolar ise, halk türkülerine yeni sözler yazmakla meşgul. Bunlardan birinde şunlar söyleniyor: "Seni arıyorlar Bin Ladin/CIA'nın eğittiği terörist/Amerika'nın en büyük hatası."Arjantin ve Brezilya'da da, Afganlı sivillerin katledilmesi, Amerikan karşıtı öfkeyi daha da artırıyor. Öyle ki, bazı gençler, Usame Bin Ladin'e "sempati duyduklarını" söyleyebiliyorlar. Tutarlı bir siyasi alternatifin bulunmadığı bu koşullarda, Bin Ladin'in resimleri ile Che Guevera'nın resimleri yan yana sergilenebiliyor.Rio de Janeiro'da iki futbol kulübünün üyeleri, maçlara Bin Ladin tişörtleri ve bayraklarıyla gitmeye başladı. CIA beslemesi bu karanlık kişilik, 11 Eylül saldırıları sayesinde, Rio'nun gecekondu mahallelerindeki gençlik çetelerinin de "kahramanı" olmuş durumda. Yoksul mahallelerde satılan kokain poşetlerinin üzerinde, artık Bin Ladin resimleri görülüyor.Güney Afrika'da da halkın, sivil ölümler nedeniyle, ABD'ye karşı duyulan öfkenin orta-üst sınıflara kadar yükselmesi dikkat çekici. Grafik tasarımcı Siphiwe Moerane, "Amerikalıların küstahlığını anlamıyorum" diyor. "Bir adamı yakalamak için nasıl bütün bir ülkeye savaş açılabilir? 11 Eylül'e hepimiz çok üzüldük. Ama Amerikalılar neden kendi hayatlarının başkalarınınkinden daha değerli olduğunu düşünüyor?"

Sömürgecilik kokuyorAfrikalılar, geçmiş tecrübeleri ışığında ve diğer kıtalardan farklı olarak, ABD-İngiliz saldırılarının "sömürgecilik koktuğunu" da vurguluyor. Kıtanın birçok ülkesinde, özellikle İngiliz emperyalizmine karşı duyulan nefret, kuşaktan kuşağa aktarılan bir temel değer niteliğinde. Zaire diktatörü Mobutu, Angolalı faşist savaş ağası Jonas Savimbi ve nihayet, Güney Afrika'nın yıkılan ırkçı rejimine verilen ABD desteği, unutulmuyor.Güney Afrikalı kitle örgütü yöneticilerinden Garth le Pere, "İnsan olan hiç kimse, suçlu olduğu kanıtlanamamış bir adamı yakalamak için, masum çocuk ve yaşlıların vahşice öldürülmesini savunamaz" diyor. Siyasi analist Sipho Seepe de aynı görüşte: "Yaşananlar, Amerika'nın başka ülkelerdeki insanların hayatına değer vermediğinin göstergesi."Bütün bunlar, savaşın gerçeklerini silikleştirmeye yönelik kara propagandalarınsökmediğini gösteriyor.

Ravalpindi'de protestoÖte yandan, Pakistan'ın Ravalpindi kentinde binlerce işçi ve emekçi, Amerikan saldırılarını protesto etti. Önceki gün gerçekleştirilen eylemde, savaşın durdurulmasının yanı sıra, şeriatçı gruplar da kınandı. Eyleme, Barış ve Adalet İttifakı çatısı altında bulunan yüzlerce kitle örgütü ve aralarında Pakistan İşçi Partisi'nin de bulunduğu sol partiler katıldı.Organizatörler, yürüyüşe 8000 civarında emekçinin katıldığını bildirdi. Yaklaşık 500 demiryolu işçisi de, Pakistan Emek Partisi bayrağı altında eyleme destek verdi.
www.evrensel.net