Gazi davasında yine ödül gibi ceza

İstanbul'da 1995'te meydana gelen katliamla ilgili iki polis memuruna verilen hapis cezasının bozulması üzerine, yeniden görülen Gazi davası duruşmasında, sanıklara toplam 4 yıl 32 ay hapis cezası verildi.

Gazi davasında yine ödül gibi ceza İstanbul'da Gazi Mahallesi'nde 12-13 Mart 1995 tarihinde meydana gelen katliamla ilgili olarak iki polis memuruna verilen hapis cezasının Yargıtay'ca bozulması üzerine, kamuoyunda "Gazi davası" olarak bilinen ve Trabzon'da yeniden görülen davanın üçüncü duruşmasında, sanıklara toplam 4 yıl 32 ay hapis cezası verildi. Trabzon Ağır Ceza'da görülen duruşmaya müdahil yakınları ve avukatları katılmazken, sanık avukatı İlhami Yelekçi hazır bulundu. Yelekçi, Yargıtay'ın bozma ilamına uyulmasını ve müvekkillerinin beraat ettirilmesini istedi. Duruşma sonunda Mahkeme Başkanı Dursun Kaya Güleç, sanık avukatı İlhami Yelekçi'nin sanıklar hakkındaki beraat talebini reddederek, 4 kişiyi öldürmek suçundan yargılanan Adem Albayrak hakkında 3 kişiyi öldürmek suçundan TCK. 50. maddesine göre indirim yaparak toplam 3 yıl 24 ay hapis ve 9 ay kamu hizmetlerinden geçici mahrumiyet kararı verirken, diğer bir kişiyi öldürdüğüne dair yeterli delil olmadığı iddiasıyla beraatine karar verdi. Diğer sanık Mehmet Gündoğan ise iki kişiyi öldürmek suçundan ayrı ayrı yargılanarak, bir kişi için 1 yıl 8 ay hapis ve 3 ay kamu hizmetlerinden yasaklı olma cezası alırken, diğer maktulü öldürdüğüne dair yeterli kanıt olmadığı iddiasıyla hakkında beraat kararı verildi. Mahkeme daha sonra 4616 sayılı İnfaz Yasası'na göre sanıkların cezalarını erteledi. Yelekçi, kararı tekrar Yargıtay'a götüreceklerini söyledi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Ekmek isteyene öğüt!Halkı ucuz ekmek kuyruklarına mahkûm edenler, halkın yaşadığı sorunlara ne kadar yabancı olduklarını bir kez daha kanıtladılar. Devrim öncesinin Fransa Kraliçesi Maria Antionette'in "Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler" sözüne nazire yaparcasına, Sağlık Bakanlığı halka "ne yiyeceğini", daha doğrusu "ne yemeyeceğini" anlatan bir rapor hazırladı.

Kıyma yerine mercimekMHP'li Osman Durmuş'un Sağlık Bakanlığı, yoksul ailelere yönelik hazırladığı raporda, ilginç karşılaştırmalara yer veriyor. Örneğin "bal yerine pekmez", "pirinç yerine bulgur", "kıyma yerine mercimek", "muz yerine elma", "et yerine yumurta ya da nohut", "etimek, grissini yerine ekmek"...

'En ucuzunu arayın'Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün bu öneriler raporunda, beslenme konusunda hiçbir ayrıntı atlanmamış. Öneriler, "alışveriş öncesi liste hazırlama"dan başlıyor ve "en ucuzu bulmak için değişik yerlerdeki fiyatların araştırılması" önerisi ile devam ediyor. "Özellikle sabit gelirli aileler, beslenmeye ayırdıkları parayı bilmeli ve satın almadan önce besinlerin değişik yerlerdeki fiyatlarını araştırmalı. Pazarlar genellikle manav ve bakkallardan daha ucuzdur. Aylık satın alınacak besinler tüketim kooperatifleri gibi az kârla satış yapan yerlerden temin edilebilir" denilen raporda, proteinin et yerine yumurtadan, kuru nohuttan sağlanabileceği belirtiliyor.Raporun sonunda da, yiyecek alışverişinden sonra harcanan paraya karşılık en iyi yiyecek maddesinin satın alınıp alınmadığı, ev ve piyasa şartları göz önünde bulundurularak alışveriş için en uygun zamanın seçilip seçilmediği, istenen kalite için ödenen para miktarının uygun olup olmadığı gibi konularda bir değerlendirme yapılması da öneriliyor. Değerlendirme sonunda ortaya çıkan aksaklıkların saptanması ve daha dikkatli ve bilgili davranarak bu alışkanlıkları düzeltme yollarının aranması gerektiği de raporda kaydediliyor.
www.evrensel.net