Fotoğraf: Evrensel

'Emperyalizmle mücadele mümkündür'

Lenin'in 85 yıl önce kaleme aldığı "Emperyalizm" adlı eseri, güncel tartışmalara ışık tutuyor.

'Emperyalizmle mücadele mümkündür'Sultan ÖzerLenin'in 85 yıl önce kaleme aldığı "Emperyalizm" adlı eseri, güncel tartışmalara ışık tutuyor. Hükümetin, ABD'nin çıkarları doğrultusunda Afganistan'a asker göndermesine, ülke içinde de "savaş hali" bahanesiyle işçi ve emekçi düşmanı politikaların pekiştirilmesine ve dünyayı kana bulayan emperyalizme karşı mücadelenin mümkün olduğunu söylüyor konuşmacılar. Türkiye'nin bağımsız, demokratik, emekten yana, sosyalizmi inşaya yönelik kalkınmasını gerçekleştirerek, üçüncü dünya halklarına öncülük edebileceğini vurguluyorlar. Bu sözler, Emeğin Partisi (EMEP) Ankara İl Örgütü'nün, Lenin'in "Kapitalizmin En Yüksek Aşaması Emperyalizm" adlı kitabının yeni baskısını tanıtmak, emperyalizmin kanlı yüzünü teşhir edip, buna karşı mücade çağrısı yapmak amacıyla düzenlediği, "Yeni bir yüzyılda savaş ve emperyalizm" konulu panelde söyleniyor. Konuşmacılar, gazetemiz yazarlarından Doç. Dr. Cem Somel ve Aydın Çubukçu. EMEP Ankara İl Başkanı İbrahim Akkaya'nın yönettiği panelde başta ABD olmak üzere, emperyalist ülkelerin dünya üzerinde egemenliklerini güçlendirmek, yeni pazarlar kapmak, ucuz işgücü ve hammadde kaynaklarına sahip olmak için estirdikleri terör ve savaşlar bir kez daha anlatıldı. 15. yüzyılda başlayan yayılmacı politikaların, 19. yüzyılda tüm dünyayı kapsadığını, iki dünya paylaşım savaşının bu politikaların sonucu olduğunu, şimdi de aynı politikanın Afganistan'da kan akıttığını dile getirdi konuşmacılar. 20. yüzyılda dünyanın üçte birinin sosyalizmin kimi şekillerini yaşamaya başladıklarına, bunun da emperyalizmi "yeni bir görüntü" arayışına ittiğine ve Birleşmiş Milletler (BM)'in bu ihtiyacın ürünü olarak emperyalist ülkeler tarafından kurulduğuna atıfta bulunan konuşmacılar, BM'nin kuruluş bildirgesinde ırkçılığın, sömürgeciliğin eleştirilerek, kendi kaderlerini tayin etmenin tüm milletlerin ve insanca yaşamanın bütün insanlığın hakkı olduğunun yazıldığını anımsattılar. Böylece, sanki kapitalizm eski "kötü huylarından" vazgeçmiş, medenileşmiş ve terbiye görmüş gibi bir hava estirildiğini belirttiler.

Emperyalist kuruluşlarKonuşmacılar, emperyalizmin saldırgan tutumunun Afganistan'da görüldüğü gibi, bugün hâlâ geçerli olduğunun, aradaki farkın bugün emperyalist ülkeler aralarındaki çatışmaları koordine edecek OECD, NATO, Dünya Ticaret Örgütü, IMF, DB ve tabii ki BM gibi örgütlerin varlığının altını çizdiler. Bu örgütlerin "gelişmiş ülkeler"in birer aleti olduğunu dile getirdiler. Emperyalizmin, beğenmediği rejimleri devirmek için isyanlar, savaşlar çıkardığını ve az gelişmiş ülkelerin siyasi yapılarına müdahaleler yaptığını Sudan, Kongo, Nikaragua örneklerini irdeleyerek, Vietnam'da uygulanan askeri işgalin son örneğinin Afganistan olduğunu söylediler.

Çözüm askeri harcamalarda!Panelde, Filistin ve Keşmir savaşları da gündeme getirilerek, bu savaşların kökeninde de emperyalist politikaların yattığı; emperyalist ülkelerin, durgunluğa giren ekonomiyi canlandırmak için de askeri müdahalelerde bulundukları veya savaşlar çıkarttıkları aktarıldı. 11 Eylül'ün, durgunluğa giren ABD ekonomisi için adeta can simidi, askeri harcamalarını artırmak için bir vesile olduğu bir kez daha vurgulanırken, ABD'nin bütçesindeki askeri harcamaların devasa boyutlarına, dünya toplamının yüzde 38'ine sahip olduğuna ve savaş sanayiindeki diğer gelişmelere dikkat çekildi. Türkiye hükümetinin dilinden düşmeyen, "sadık müttefikimiz ABD" sözlerine atıfta bulunularak, bu ittifakın emekçi halka karşı olduğuna işaret edildi. Emperyalist ülkelerin her zaman böyle işbirlikçi sınıf, örgüt veya ülkeleri hazır bulundurduklarına dikkat çekilerek, bu işbirlikçi sınıfların medyasından sözde aydınlarına, her renkten siyasetçilerine kadar tam teşekküllü örgütlendiklerine, emperyalizmin aynı zamanda "içimizde" olduğuna ve hatta beynimize bile girmeye çalıştıklarına, bu gerçekleri kabul etmeden mücadele verilemeyeceğine vurgu yapıldı.Panelin sonunda, Türkiye'nin emperyalist dünya sisteminden çıkması ve kendi bağımsız, demokratik, emekten yana, sosyalizmi inşaya yönelik kalkınmasını sağlamasının mümkün olduğu söylendi. Panel, bunun için gerekli mücadelenin ise, bilinç ve örgütlenme eksikliğinin giderilmesiyle yükseltileceğine değinilerek sona erdi.
www.evrensel.net