Fedakârlık yine halka

Fedakârlık yine halka

İktidarda değilmişçesine, alternatif program hazırlayan ANAP'ın programında, dış borçlanmanın devam etmesi yanı sıra, kamuda çalışan işçi ve memurların sayısının azaltılması yer aldı.

Fedakârlık yine halkaANAP'ın haftalardır propagandasını yaptığı, "Yeniden yapılanma" adını verdikleri "Acil Önlemler Paketi" basına açıklandı. Mesut Yılmaz'ın cilalayıp, süslü sözlerle anlattığı, yeni bir şey getirmeyen programda, dış borçlanmanın, IMF ve Dünya Bankası ile ilişkilerin sürmesi, 45 bin işçinin çalıştığı Köy Hizmetleri'nin lağvedilmesi ve kamuda çalışanların sayısının azaltılması yer aldı. Böylece ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın, "Artık halktan fedakârlık isteyemeyiz, fedakârlık sırası devlette" sözlerinden, fedakârlığı yine işçi ve memurların yapacağı ortaya çıktı.Partisinin önceki gün yapılan MKYK toplantısına ara vererek, "acil önlemler paketi"ni açıklayan Mesut Yılmaz, halkın siyaset kurumuna yönelik büyük bir güven erozyonu olduğunu itiraf ederek, çözüm olarak "yeniden yapılanma" adını verdikleri programlarını sundu. Ekonomik krizin esas nedenlerinin geçmişte yattığını, 1999'da yüzde 30'larda olan dış borcun bugün yüzde 100'leri aştığını itiraf eden, ancak bu süreç boyunca iktidarda kendileri yoklarmış gibi konuşan Yılmaz, oy uğruna insanların erken emekli edilerek, sosyal güvenlik açıklarının artırıldığını anlattı. Eski yöntemlerle ekonomik krizi çözmenin mümkün olmadığını, büyümek için ya dış kaynak girişine ya da iç talep artışına ihtiyaç olduğunu öne süren Yılmaz, iç talep artışının enflasyonu artıracağını belirterek, enflasyon tuzağına düşmeden ekonomik büyümenin sağlanması için Türkiye'nin dış borçlarını artırmaya mecbur olduğu iddiasında bulundu. Bu çerçevede IMF ve DB ile işbirliğini sürdürmek zorunda olduklarını, mali destek için de en önemli kriterin bütçedeki faiz dışı fazla hedefi olduğunu ifade eden Yılmaz, 2002 bütçesinde yüzde 6.5 çıkan faiz dışı fazlanın, IMF ve DB'sına "borçların geri ödeneceği garantisi" olduğunu söyledi.

Küçülme mi, kıyım mı?Yeni vergilerle ya da kamu harcamalarını kısarak bütçe açığının kapatılabileceğini kaydeden Yılmaz, kamu gelirlerini artırma imkânı olmadığını, yeni vergi almak yerine "acil önlemler paketi"ni devreye sokmak gerektiğini ileri sürdü. Kamu harcamalarını kısmak ve büyümüş, hantallaşmış olan devleti küçültmek gerektiğini söyleyen Yılmaz'ın çözümü ise yaklaşık 45 bin işçinin ekmek yediği Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün tasfiye edilerek, il özel idarelerine devredilmesi oldu. Bazı yatırımcı kuruluşların bölge müdürlüklerinin kapatılmasını da öneren Yılmaz, Mahalli İdareler Yasası'nın bir an önce çıkarılmasını savundu. Yılmaz, kamu personel politikasının yeniden gözden geçirilmesini de isteyerek, işçi ve memur kıyımına dikkat çekti. 2002 bütçesindeki açığı artıracak, enflasyonu artıracak bazı uygulamalardan kesinlikle kaçmak gerektiğini belirterek, işçi ikramiyeleri başta olmak üzere ücret ve tazminatları hedef gösteren Yılmaz, 2002 yılının çok zor bir yıl olacağının işaretini da açıkça verdi. Yılmaz ayrıca yabancı yatırımcıların önündeki bürokratik engellerin kaldırılmasını da önerdi.Partiler ve Seçim Kanunları'nda değişiklik önerilerini sıralayan Yılmaz, üye kayıtlarının yeniden düzenlenmesi ile devlet ve yargı denetimini, delege sistemini kaldırarak, seçimlerin ilçelerde bütün üyelerle yapılmasını, mali hesapların şeffaflaştırılmasını, aday belirleme yöntemlerinin değiştirilmesini, ön seçimin yasa ile zorunlu hale getirilmesini ve parti merkezlerine kontenjan tanınmasını, tercihli sistemin yeniden getirilmesini, seçim bölgelerinin daraltılmasını, mahalli seçimlerin iki turlu yapılmasını istedi.
www.evrensel.net