2 HADEP'li daha tutuklandı

Üç gün önce ev baskını ile gözaltına alınan HADEP Antalya Merkez İlçe Sekreteri Hasıl Yıldız ile TUHAY-DER yöneticisi Leyla Ceylan, dün tutuklandılar.

2 HADEP'li daha tutuklandıÜç gün önce polis tarafından düzenlenen ev baskını sonucu gözaltına alınan HADEP Antalya Merkez ilçe sekreteri Hasıl Yıldız ile Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma Derneği (TUHAY-DER) yöneticisi Leyla Ceylan dün çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. HADEP İl Gençlik Kolları üyesi Mukaddes Çağlar ile Mumades Ceylan'ın babası Ali Ceylan ise serbest bırakıldı. Konu ile ilgili bir açıklama yapan HADEP Antalya İl Başkanı Mehmet Gündüz, son günlerde HADEP'e yönelik baskıları kınadıklarını söyleyerek, "Baskı ve tutuklumalar bizi yolumuzdan alıkoyamaz" dedi. HADEP'e yönelik baskıları HADEP'in oy oranının artmasına bağlayan Gündüz, Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde yaşanan infaz olayının ise karanlık ortamlardan çıkarı olanların işine yaradığını kaydetti. Öte yandan Yılmaz ve Ceylan'ın tutuklanmasının ardından HADEP İl binası ile HADEP'in yoğun oy aldığı mahallelerin polis tarafından ablukaya alındığı bildirildi. HADEP Ankara İl Örgütü, Burhan Koçkar'ın Doğubayazıt'ta katledilmesine tepki göstedi. Ankara İl Merkezi önünde öğle saatlerinde toplanan yaklaşık 50 HADEP'li "Burhan Koçkar ölümsüzdür", "Savaşa hayır, barış hemen şimdi" sloganlarıyla Koçkar'ın faillerinin bir an önce yargılanmasını istediler. HADEP'lilere seslenen Ankara İl Başkanı Veli Aydoğan, Koçkar'ın ölümünden siyasi iktidarın sorumlu olduğunu vurgulayarak, "İktidar sorumluluklarını yerine getiremiyorsa istifa etmelidir" dedi. Aydoğan, HADEP'in bölgedeki üstünlüğünün baskı ve şiddet kullanılarak bastırılmak istendiğini söyleyerek, bu çabaların sonuçsuz kalacağını ifade etti. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


'Temiz Şişli'de kanalizasyon deresiRojda İldanYıllardır "Temiz Şişli" sloganını kullanan Şişli Belediyesi'nin gerçek yüzü Ayazağa Köyü'nde ortaya çıkıyor. Maslak, Levent gibi lüks semtlerin plazalarını geçerek ulaşılan Ayazağa Köyü'nde, kanalizasyon yokluğu, yoksul halkı sağlığından ediyor. Ayazağa G-16 sokakta oturan Nesime Güler'in evini, her yağmur yağdığında su basıyor. 25 yıl önce yol seviyesinde yapılan, fakat belediye sık sık yola bir kat daha asfalt döşediği için artık bodruma dönen Güler'in evi, yağan her yağmurda suyla doluyor. Sokağa yağmur suyu için yapılan mazgalların yeterli olmadığını belirten Güler, defalarca yetkililere başvurduğunu fakat bir sonuç alamadığını belirterek, "Kaymakamlığa gittim, Şişli Belediyesi'ne gittim, Fen İşleri Müdürlüğü'yle görüştüm. Yapacağız, dediler yapmadılar. Yokuşun, sokağın başına bir kanalın açılıp, suların oradan boş alana akıtılmasını istiyoruz" diyor. İsteklerinin önce kabul sonra da reddedildiğini belirten Güler, bunun nedeninin, boş araziye 'hatırı sayılır' bir kişinin yapacağı apartman olduğunu duyduklarını ifade ediyor. Güler, Ayazağa'nın şanslılarından! Çünkü onun evini sadece yağmur suyu basıyor. Güler ile aynı sokakta oturan birçok kişinin evine ise kanalizasyon pisliği doluyor. Mehmet Kaya, 56 yaşında bir emekli. Kaya, iki sene önce yaptırdıkları dair için milyarlarca lira harcamış. Ev, şimdi kullanılacak durumda değil; nedeni ise evin içini kanalizasyon suyunun basması. Ayazağa Köyü'nün kanalizasyon şebekesinin yıllardır hiç onarım görmediğini belirten Kaya, "Yer hep dolma toprak. Arabalar yıllardır kanalların üzerinden geçiyor. Kanallar da çekemiyor, kırılıyor. Ondan sonra da pis sular bizim evlerin içine doluyor" diyor. Kaya, sokaktaki bütün evlerin bodrum ve zemin katlarında aynı sıkıntıların yaşandığına dikkat çekiyor. "Nasıl çeksin ki bu altyapı burayı? Bu döşendiği zaman burada 20-25 hane varmış, şimdi var 300 hane" diyen Kaya, defalarca imza toplayarak belediyeye gittiklerini ama bir sonuca varmadıklarını açıklıyor.

Dilekçeye cevap yok!Şenol Türk, Ayazağa'da bir gecekonduda oturuyor ve kanalizasyon suları evlerinin bahçesinden akarak sokağa dökülüyor. Bunun nedeni künkün tıkanması. Kışın biraz rahatladıklarını ifade eden Türk, yazın kokuya dayanamadıklarını anlatıyor. Sorunun çözülmesi için belediyeye dilekçe verdiklerini belirten Türk şunları söylüyor: "Hâlâ dilekçenin sonucunu bekliyoruz." 18 yıldır Ayazağa'da oturan Sevilay Cığırt'ın evi Türkler'in eviyle yan yana. Cığırt, bir iki yıldır lağım kokularıyla yaşamak zorunda kaldıklarını ifade ediyor. Üç çocuğu olduğunu ve hastalık kapmasınlar diye çocuklarını dışarı yollayamadığını belirten Cığırt, "Yazın duramıyoruz kokudan. Camı açamıyorsun, kapıyı açamıyorsun" diyerek belediyeye defalarca başvuru yaptıklarını belirtiyor: "Geliyorlar, yukarı bakıyorlar, aşağı bakıyorlar, sonra gidiyorlar. Bir şey yaptıkları yok."

Kanalizasyon dere gibi Ayazağa'da kanalizasyon sorununu en can yakıcı şekilde, G-14 ve G-22 sokakta oturanlar yaşıyor. Pis sular, G-14 sokakta oturan Rafet Kurar'ın evinden geçiyor. Kanalizasyon künkü kırıldığı için, G-22 sokaktaki dört evin arasında bir dere oluşmuş. Derenin (!) çevresinde oturanları hastalıklar çoktan sarmış; "Kim dayanır bu pisliğe, bir kilo şeker alamıyoruz ki, başka yere taşınalım" diyorlar. Alaattin Çadırcı da, bu evlerden birinde yaşıyor. Çadırcı, aylardır bu sorunla boğuştuklarını belirterek, hakim olamadığı öfkesiyle bağırıyor: "Afganistan'a asker gönderiyor hükümet ama burada bize kimse sahip çıkmıyor. Allah belalarını versin. Biz Türkiye'de tuvaletin altında boğuluyoruz, ama onlar gavura yardım ediyorlar. Halimize bakın! Benim hanım 11 aydır felç. Ayda 80 milyon lira ilaçlara veriyorum. 110 milyon liraya bekçilik yapıyorum ben. Nasıl yetireyim, çocuklara nasıl bakayım? Bütün büyükleri çağırıyorum buraya. Gelsinler de görsünler. Biz intihar mı edelim? İstanbul'un göbeğinde otursaydık biz, bu sorunları çekmezdik."
www.evrensel.net