Erol:

Erol: 'Eylemden başka çare yok'

Kazanımın birlikte ve sürekli mücadeleden geçtiğini belirten KESK Genel Sekreteri Sevil Erol, "Bizim için sorun Ankara'da kitleselliği yakalamak değil, uğradığımız bütün illerde halkın katılımının hangi düzeyde olacağıdır" dedi.

Erol: 'Eylemden başka çare yok'KESK Genel Sekreteri Sevil Erol, emekçilerin sokağa çıkmaktan başka çareleri olmadığını belirtti. "Bugün tüm kesimlerin birbirine her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğunu düşünüyorum" diyen Erol, kazanımın birlikte ve sürekli eylemden geçtiğini söyledi. Ülkede çok büyük bir çürüme ve yoksullaşmanın yaşandığını söyleyen Sevil Erol, kamu emekçilerinin de bundan kendilerine düşen payı aldığını belirtti. Emekçiler olarak içinde bulundukları duruma karşı taleplerini defalarca ilettiklerini, diyalogla çözme yoluna gittiklerini belirten Erol, "Ancak taleplerimize yanıt alamadık. Dolayısıyla emekçilere sokağa çıkmaktan başka çare bırakılmıyor" diye konuştu. Daha öncesinde "nasıl bir eylem tarzı, kimlerle yapılabilir" diye tartıştıklarını belirten Erol, Uluslararası Hür İşçi Sendikaları Konfederasyonu ICFTU'nun eylem kararı nedeniyle DİSK'le birlikte bir program çıkardıklarını ve 9 Kasım'ı başlangıç olarak belirlediklerini anlattı. 9 Kasım'ı bütün dünya emekçilerinin alana çıkıp kendi taleplerini ifade edeceği bir gün olarak çok önemsediklerini belirten Erol, işsizliğe, yoksulluğa ve yolsuzluklara karşı kamu emekçilerinin de söyleyecek sözü olduğunu ifade etti. Kamu emekçilerinin 4688 sayılı Kamu Sendikaları Yasası nedeniyle de sorunlar yaşadıklarını belirten Erol, şunları söyledi: "Burada devletin kurumları açık olarak taraf durumunda. Ayrımcı uygulama sergileniyor, KESK'e bağlı sendikaların önü kesilmeye çalışılıyor. Bu, toplumsal muhalefetin en büyük dinamiği durumundaki KESK'in devletin işine gelmediğinin bir ifadesi aynı zamanda. Biz buna karşı da gereken yanıtı vereceğiz. 5 Kasım'da başlayacak yürüyüş bunun ilk adımı, sonrası da olacak."

Halkın katılımı önemli "Siyasetin merkezi olduğu için, yönetenler Ankara'da olduğu için" ilk adımın Ankara yürüyüşüyle atıldığını belirten Sevil Erol, eylemin tek merkezinin Ankara olmadığını, 5 koldan hareketlilik yaşanacağını kaydetti. Erol, "Beş gün boyunca sürekli bir hareketlilik söz konusu. Yürüyüş kolları 20-25 ile uğrayacak. Bizim için sorun Ankara'da kitleselliği yakalamak değil, uğradığımız bütün illerde halkın katılımının hangi düzeyde olacağıdır. Gerçekten o insanları çekebilecek miyiz yanımıza? Önemli olan bu, böyle bakıyoruz" dedi.

Eylemleri süreklileştirmek "Yine bir şey olmayacak" şeklindeki umutsuz yaklaşımın doğru bulmadığını söyleyen Erol, şöyle devam etti: "Türkiye'de hak alma mücadelesinin çok zor olduğunu biliyoruz. Çok ciddi bedeller ödenmesi gerektiğini de. KESK 11 yıldır bunu en iyi anlayan konfederasyonlardan biri. Direngen ve kapsamlı eylemler gerçekleştirmiş, bunun bedelini de ödemiştir. Eksiklikler yok mu, elbette var; taktiksel anlamda zaman zaman boşluğa düşebiliyoruz, bazı zaaflar yaşayabiliyoruz, öngörüsüzlüklerimiz de olabiliyor. Ama her talebin zorla bastırılmaya çalışıldığı bir ortamda işçi ve emekçileri yan yana getirip toplumsal hareketi birleşitrip sokağa dökmek çok önemli bir şey." "Gidip bir şeyler alıp geleceğiz" mantığıyla hareket etmediklerini, ama karamsar da olmadıklarını belirten Erol, "Aslında normal bir hükümetin bulunduğu bir ülkede binlerin sokağa çıkması bile ciddi bir uyarıdır. Ama biz ne yazık ki belki de onlarca defa gidip geleceğiz, yetmeyecek, çeşitli illerde eylem yapacağız. Anlamlı olan bu etkinlik ve eylemleri süreklileştirmek ve giderek çok geniş kesimlerle yan yana gelebilmektir. Bugün bu ortamın olduğunu düşünüyorum" diye konuştu. Erol, DİSK ve KESK olarak 5 Kasım'da başlayacak olan yürüyüşle buna öncülük edeceklerini söyledi.
www.evrensel.net